Farkında mısınız..?

               Ne kadar zorlu bir yaşam sürüyoruz son zamanlarda….

               Çevremizi bu bahar günlerinde çepeçevre saran; geçim sıkıntısı, kısır siyasi tartışmalar ve geleceğe dair umutsuzluklar hepimizi ne kadar çok yoruyor değil mi ?...

               Küresel ekonomik krizler, küresel ısınmalar, savaşlar ve siyasi gerginlikler, mülteci sorunları,  COVİD-19 sonrası yeni bir virüs tehdidi, kapanan işyerleri ve işsiz kalma endişeleri ve de kimseye muhtaç olmadan geçinebilme kaygıları…

               Bazen yanılgıya mı düşüyorum veya yanlış mı yorumluyorum bu yaşamı diye kafamı kaldırıp etrafıma bakıyorum. Çevremde içten, doğal ve ağız dolusu gülen insanlar arıyorum bıkmadan usanmadan…Bu arayışlarım ne yazık ki; hep hayal kırıklığım ile sonuçlanıyor.İçine kapanık bir yaşam sürdürmeye başlayan insan sayısı, ne kadar da artmış bu kentte…

               Ne kadar çok yorulmuş insanlar böyle…?

               Gözlemlediğim Bursa caddeleri ; uzayda yürür gibi amaçsız ve kararsız yürüyen insanlarla dolu…2020 yılının Mart ayında yüzünü göstermeye başlayan pandemi ortamının doğurduğu toplumsal gerginlik, 2022-Mayıs ayının ortalarını yaşadığımız bu günlerde biraz azalsa da, bu kez de özellikle genç işsizlik ve hayat pahalılığı  bir karabasan gibi çökmüş durumda toplumsal hayatın içlerine…

               Ne oluyor bize böyle ?...

               Bakın…İnsanların borçları artıyor durmadan…!

               Dostları ve arkadaşları da azalıyor.

               GELECEĞİ TASARLAYIN,HAYATINIZIN PLANINI YAPIN…

               Yaşadığımız ve yaşayacağımız bu zor günlerde bize rehber olabilecek ve sıkıntılı yaşamımıza anlam katabilecek birkaç ipucuna ulaşmıştım bundan yıllar önce…DÜNYA Gazetesinden kesip dosyaladığım ve zaman-zaman tekrar okuyarak yaşama sevincimi yenilediğim bir öneriler demetini sizlere de sunmak istiyorum bugün... Sizinle bu altın ipuçlarını paylaşacağım ve hayatınızın geri kalan günlerine pozitif bir katkıda bulunmaya çalışacağım.

                KALDER Eski Genel Sekreteri Sayın Hakan Kilitçioğlu’nun hazırladığı “Geleceğinizi tasarlayın” başlıklı yazıdan yapacağım bu alıntılar, daha basit ve mutlu bir yaşam için altın bir anahtar özelliği taşıyor.

                *Size bireysel bakış açınızı geliştirmek için 3 öneri sunuyorum. Öncelikle 3 yıl içinde aile hayatınızda neleri daha iyiye götürmek istediğiniz belirleyin.Yakın çevreniz,zamanınız,mali durumunuz ve ailenizin tercihlerini dikkate alarak 3 yıl sonra “Nasıl bir siz olmak istiyorsunuz?”sorusunu yanıtlayın ve bunun ilk 6 ay hedefini koyun.15 Günde bir kısa muhasebeler yaparak,nerede olduğunuz görün.

                 *İş yaşamınızla ilgili de 3 yıllık planlamayı yapın. Kendinizi geliştirmek, işinizi  faydalı ve verimli yapabilecek ve de mutlu/huzurlu bir şekilde çalışabilecek şekilde planlamalar yapın.

                 *Yaşam kalitenizin artması, toplumsal kalitemizin de artması ile bağlantılıdır.3 Yıllık hedefleriniz içinde mutlaka topluma katkı sağlayacak uğraşları da koyun. Bu işlemler toplumun gelişimine katkı sağlarken, size de iç huzur verecek ve hayattan aldığınız mutluluğu artıracaktır.

                 *Mutlaka yeni bir şey öğrenin ve  kolaylıkla ölçebileceğiniz ve 15 günlük değerlendirmelerde bulunabileceğiniz hedefleriniz olsun. Unutmayın ölçemediğiniz şeyi,geliştiremezsiniz.

                        HAYATINIZA KALİTE VE RENK KATMAK İÇİN…!

                  Ülkemizin önemli sivil toplum kuruluşlarından birinin eski yöneticilerinden Hakan Kilitçioğlu’nun önerileriydi yukarıdakiler…Bu anlamlı ve yaşamsal önem taşıyan ipuçlarına, kendi dağarcığımdan yenilerini de eklemek istiyorum. Bilindiği gibi inovasyon: yaratıcı yenilik anlamına gelmektedir. Yaratıcı yenilikler de; hem iş yaşamına hem de bireysel yaşama doğrudan pozitif bir katkı sağlayabilir. Bende bu anlamda kendi yaşantımı baz alarak bazı öneriler sunmak istiyorum sizlere…İşte Binay Kazan’dan yaşam inovasyonunuzu yaratacak 10 öneri…

                  1-Evimizden, işyerinizden, yaşam tarzınızdan ve gerekirse dostluklarınızdan “süprüntü gördüklerinizi” atın ve size ağırlık yapan çok şeyden kurtulun.

                   2-İkiyüzlü ve fesat ilişkileri asla yaşamınıza sokmayın. Hayatınıza KALİTE katın.

                   3-Mutsuz insanlarla çok fazla bir arada olmayın. Mutsuzluk bulaşıcı hastalık gibidir. Bu hastalığa sizde yakalanmayın.

                   4-Size iradeniz dışında yüklenmiş rollerden de sıyrılın. Şayet zevk almadığınız ve iyi oynamadığınız roller varsa, onlardan hemen kurtulun. Kısacası; seyirciye değil, kendinize oynayın.  

                  5-Yüksek standartlarınız varsa, bunları gevşetin. Başkalarını etkilemek veya gösteriş yapmak için kendinize işkence etmeyin. Doğal olun ve hep öyle kalın.

                  6-Eğilmeyin ve kimseyi eğmeyin. Onurunuz her şeyden önemlidir.

                  7-Bazen büyük zaferi kazanmak için, küçük yenilgilere razı olun.

                  8-Sebepsiz de olsa gülümseyin. Bu sizin tüm kaslarınızın gevşemesini sağlayabilir. Rahatlarsınız.

                  9-Nefes alma tekniğini mutlaka öğrenin. Bunaldığınızda, sıkıldığınızda veya kendinizi iyi hissetmediğinizde; 5’e kadar sayarak burnunuzdan derin nefes alıp, bunu yine 5’e kadar sayarak ağzınızdan bırakın.

                 10-Geleceğe olan umudunuzu asla terk etmeyin. Belki de; Nazım Hikmet’in dediği gibi; ”en güzel günlerimiz; henüz yaşamadıklarınızdır”. Kim bilir…?

Özlü sözler: Hayatta kimseyi değiştiremezsin ve kimse için değişmemelisin. Ne sen başkası için mecburi istikametsin, ne de başkası senin için…Yorma kendini…Bırak hayatına eşlik etmek isteyenler, seninle gelsin.(Charles BUKOWSKİ)