Bir şehrin yöneticisi ne kadar dürüst olursa hem ülke kazanır hem de hizmet ettiği şehir kazanır.

*

Şehrinin ekonomik ve sosyal olarak kalkınması o şehrin yöneticisinin başarılı olduğunu gösterir.

*

Örneğin bir kamu yöneticimizin bir sözünü paylaşmak isterim:

“Yol yaparız, bina da yaparız ama siz eğer en uzak mahalledeki yetim ve öksüzü unutursanız, onlara sahip çıkmazsanız, yaptığınız diğer işlerin hiçbir önemi yoktur.”

Maalesef ahbap ilişkisi üzerinden rant sağlayan, yüksek binalar yaparak milletin gözüne sokakta dalga geçilmesi vicdanları her zaman rahatsız etmiştir.

*

Dünya genelinde en büyük rant gayrimenkul ve inşaat sektörü üzerinden sağlandığı için arsalara verilen yüksek kat ve emsal artışları, fazladan yapılan yapılar dahil olduğunda rant ortaya çıkmıştır.

*

Kamu kurum ve kuruluşlarında akraba ilişkisi ile yönetim yapısını gelişmiş ülkelerde görmemiz çok zordur.

*

Etik ilkelere uyan yöneticilerin bu tarz olaylardan uzak durduğunu görmekteyiz.

Liyakat mi sadakat mi önce gelir sözünün maalesef bazı kesimler tarafından hep yanlış anlaşıldığını görmekteyiz.

*

Akraba belediyeciliğine karşı biriyim, eşine dostuna rant sağlayarak yöneticilik yapılmamalı.

Kul hakkı ve milletin hakkı kimsede kalmaz.

HZ. ÖMER’İN ADALETİ

ACABA AKLINA HİÇ GELİYOR MU?

Abdurrahman bin Avf Hazretleri, Ömer (r.a.) Hazretlerine niçin o mumu söndürüp başkasını yaktıktan sonra kendisiyle meşgul olmaya başladığını sormuştu.

Hazreti Ömer (r.a.):

-Ya Abdurrahman, evvelki mum devletin hazinesinden alınmış mumdu. O yanarken şahsi işlerimle meşgul olsaydım Allah indinde mes’ul olurdum. Sizinle devlet işi konuşmayacağımız için kendi cebimden almış olduğum mumu yaktım ondan sonra sizinle meşgul olmaya başladım, deyince Abdurrahman bin Avf Hazretlerinin gözleri yaşarmıştı.

Ellerini kaldırarak şöyle dua etti:

-Ya Rabbi! Hattab oğlu Ömer’i bizim başımızdan eksik etme!

*

Allah herkese Hz. Ömer adaleti versin...