Salgından önceki yazdı; Ağustos ortası. Telefon etti.

“Can; Ege’ye gidiyorum Bursa’da kısa bir mola vereceğim; seni de görmek isterim.’’

***********************

Podyum Park’ta Uzay Pastanesi’nde öğleden sonra buluştuk. O muzlu pasta ve çay istedi ben dondurma.

Sanattan, felsefeden, psikolojiden, insan ilişkilerinden, Ege’de doğa içinde açacağı felsefe evi hayalinden, çocukluk hatıralarımızdan konuştuk.

Sıcak gülüşünün, temiz hilesiz ışıltılı bakışının arkasında derin bir hüznü, yalnızlığı vardı.

O ilk ve son buluşmamızdı.

***************************

Sevgili Pınar Yücel benim hayattaki en iyi en güvenilir dostlarımdandı.

Biriyle dost olmanız için sık sık görüşmeniz gerekmez; hatta hiç yan yana gelmemiş bile olabilirsiniz. Ahlaki, ideolojik, yakınlık; yaşam tarzı ve değerler uyumu; ortak ilgiler; güzellik duygusu benzerliği, kişilik örtüşmesi yeterlidir.

******************************

Ben onun paylaşımlarını, metinlerini beğenirdim o benim köşe yazılarımı. Ama arada sıkı eleştiriler yapar, beni silkeler, ufkumu açardı Pınar.

Karşılıklı film, kitap, plak önerilerinde bulunurduk.

 

FİLOZOF

Facebook’daki paylaşımlarının sıkı takipçisiydim sevgili Pınar Yücel’in

Müthiş zekâsı; müzikten, sinema sanatından, edebiyattan, felsefeden beslenen engin kültürü; çarpıcı üslubu; ironisi, cesareti, tabuların üstüne üstüne gidişi ve hepsinden önemlisi insanı etkileyen samimiyeti ile özgün bir filozof ve edebiyatçıydı Pınar Yücel.

**********************************

Sadelik, samimiyet, gerçeğe sadakat, dile hâkimiyet ve kültürdür bir yazıyı değerli kılan. Pınar Yücel’in yazılarında hepsi vardı.

Özgür akla vicdana; insandaki yaratıcılığa ve yıkıcılığa; kötülüğün nedenlerine; vasatlığa; mal mülk, ün, makam düşkünlüğüne; insanın şiddete ve dogmalara kapılma eğilimine;  masumiyete; her tür tabuya itiraza; toplumsal çürümeye; sevgisizliğe; sahte ahlakçılığa; evlilik kurumuna; aileye; aşka, insanın sevme ve sevilme ihtiyacına; hayatın anlamına; siyasetteki yozlaşmaya; ilişkilerdeki faşizme ve benzer pek çok konuya müthiş bir duygu düşünce gücüyle, kendi geçmişinden de örneklerle değinmiştir Pınar.

VEDA

Pınar Yücel, kansere yakalandı ve çok kısa zamanda veda etti hayata.

Naaşı perşembe günü, İzmir Alsancak Hocazade Camii’nden öğle namazı sonrası eski Bornova Mezarlığı’na defnedildi.

Türkiye; kendi güzel, aklı güzel, kalbi güzel bir büyük değerini; filozofunu kaybetti.

*****************************

Pınar Yücel’den iki alıntı yazayım:

"Dünyanız savaştığınız şey kadardır:  Bir rulo tuvalet kağıdı için savaşıyorsanız, bir rulo tuvalet kağıdısınız. Bir dönüm toprak için savaşıyorsanız, bir dönüm topraksınız. Bir gülümseme için savaşıyorsanız, o gülümseme kadarsınız."

‘’Giderayak bininci kez netleştirelim: VASATLIK, sevgisiz ve verimsiz, yani sevme ve üretme özürlü olmaktır.’’

**************************

Pınar; sevgili dostum…

Bach’ın müziğini çok severdin; bak şimdi Gleen Gould,  Goldberg Variations, BWV 988: Aria’yı çalıyor.

Senin için de dinliyorum; boğazımda acı bir tat, içimde soğuk karanlık bir boşluk.

Ne güzel yaşadın; çocuk masumiyetinde kaldın; aklını, kalbini, ömrünü bütün cömertliğinle açtın insanlara.

Hadi bir ilave yapayım yukarıdaki cümlelerine; “İnsan kurabildiği dostluklar kadardır.’’