İşte tam da aradığımız yenilgi, mağlubiyet veya hüsran da bu…
“Aklından zorun var herhalde” diyeceksiniz belki ama eğer benimle hemfikir değilseniz sizleri Gaziantep FK maçını bir kez daha izlemeye davet ediyorum.
Rakibini ısırmaya çalışan, kimlikli bir futbol ortaya koymak için gayret sarf eden bir Timsah vardı sahada…
Kupa birinci hedef olmasa dahi aranan kandı adeta. Tamer Tuna’nın takıma, takımın da hocaya ısınması ve hazırlanması için resmi bir fırsattı…
Her işte olduğu gibi futbolda da mutlaka ve mutlaka işinizi ciddiye almalısınız…
Canınızı dişinize takarak çalışmasanız, futbolun çirkin ve nankör yüzü sizleri karşılar. Bağırlarına basan kim varsa, kulüple yollarınızın ayrılması için bayraktar olur ve bunu sonuna kadar kovalar…
İyi değil çok iyi olduğunuzu ispatlamak zorundasınız…
Tamer Tuna’nın basın toplantısında söylediği ‘Bursaspor mazisi’ vurgusu gerçekten de çok önemli. Ancak bunun sözde kalmayıp sporculara bir öğreti olması daha da önemli…
Yeşil Beyazlılar bir çıkış yolu arıyorsa hangi kulüpte olduklarını çok net şekilde idrak etmelidir. Günlük krizlerin parçası olmaya çalışmaktan ziyade, aidiyetini üst düzeye çıkarmakla meşgul olmamalılar.
Kulübün efsane isimleri de ortadadır, hatırlanmayanlar da… Günlük heveslerin peşine takılıp, 3-5 kuruşun cazibesine kapılarak yedikleri kabı tekmeleyenler gelecekte ciddi pişmanlıklar duyar.
Eğer kafanızda futbol hayatınızın sonunda teknik adamlık varsa, Bursaspor bunun için ciddi bir basamaktır.
Buradan yola çıkarak belki de Avrupa’nın sayılı isimleri arasına adınızı yazdırabilirsiniz…
Tamer Tuna’nın öğrencilerine verdiği ‘mazi’ dersinin ilk sinyallerini olumlu aldığımızı söylemeliyiz. Takım her şeyden önce kaybetmemeyi öğrenmeli.
Bakmayın Gaziantep FK önünde alınan mağlubiyete…
Galiptir aslında bu yolda mağlup…
Son söz de sevgili kardeş Batuhan’a…
Geçtiğimiz sezon Göztepe’ye karşı turu getiren Batuhan, bu kez kaçırdığı penaltıyla tura mal oldu. Bu iki uç örnek de kariyerinin dönüm noktası olmasın…
Daha çok çalışacak, bu camiaya çok şey kanıtlayacaksın… Yeter ki dış dünyaya değil iç dünyana dön…