Dış ticaret ilişkilerimiz nedeniyle yıllardır tanıdığım ve kentimize sıklıkla gelen Avrupalı bir iş adamı; Bursa ile Barselona’yı birbirine çok benzetiyor. Bursa’ya “Barselona gibi çok güzel bir şehir” diyen birçok turizmci dostum da var çevremde…

Bilindiği gibi; Barselona, İspanya’nın en önemli kentlerinden birisidir. Ülkenin Güneydoğusunda ve Akdeniz kıyısında bulunan bu güzel şehir, hem sanayi kenti hem de turizm kenti olarak tanınıyor.

Hepimiz çok iyi biliyoruz ki; her kentin kendine özgü bir kimliği ve tanınmış yerleri vardır. Nasıl Bursa’nın; Yeşil Türbesi, Ulucami’i, Uludağ’ı, Cittaslow İznik ve Gölü, Cumalıkızık’ı, Saitabad Şelalesi, Uluabat Gölü ve Bursaspor’u varsa, Barcelona’nın da tanınmış markaları ve turistik mekânları bulunuyor. Tabiî ki kentin en önemli markası: Bordo-Mavi formalı futbol kulübü F.C. Barcelonadır. Dünyada futbol ile ilgili olan herkes, Barcelona Kulübü’nü çok yakından tanımaktadır. Kulübün son yıllardaki önemli sportif başarıları, onu dünyaca tanınan önemli bir kent markası yapmıştır.

                           BARSELONA’NIN ÖRNEK TURİZM MODELİ

Barselona’nın diğer alameti-farikaları da: Columbos Heykeli, Nou-Camp Stadyumu, Televizyon Kulesi ve Guell Parkı’dır. Kent merkezinin nüfusu: 1,5 milyondur. Ama bu kente yaz aylarında akın eden turistler nedeniyle, Barselona’nın nüfusu: zaman-zaman  4 milyona yaklaşıyor.

Barselona’daki kent planlaması tam görülecek güzelliktedir. Bir başka kentte göremeyeceğimiz farklı bulvar düzenleme şekilleri, yayalara da öncelik taşıyan özellikleri ile Barselona; “gerçek bir marka kent” çağrışımı yaratıyor. Kafeler, kiosklar, resim atölyeleri ve restoranlar sivil hayatın canlı olarak sürdüğü özel mekânlar olarak, kente farklı bir anlam katıyor. Eski ile yeni mimariyi bütünleştiren bu kentin gözde özelliklerinden birisi de: ünlü bir kongre merkezi olmasıdır.

Aslında kentin bir turizm bölgesi ve kongre merkezi olmasının “çok özel” bir hikâyesi var. Sizlere bugün bu hikâyeyi anlatarak, Bursa’nın Barselona turizm modeline uygunluğunu tartışmaya açmak istiyorum.

                                 YILDA 10 MİLYON TURİST POTANSİYELİ

Barselona’yı dünyanın en ünlü bir kongre ve kültür merkezi yapan dayanışma hikâyesi ilginç ayrıntılar taşıyor aslında…

90’lı yıllarda; turizm gelirleri açısından sorunlu bir dönem yaşanan Barselona’da; kentin yöneticileri 1995 yılından başlayarak bir turizm modeli arayışına başlamışlar. Turizm açısından yaşanan darboğazı aşmak için 1997’de özel bir proje hazırlanmış. Kentin Belediyesi ve Ticaret Odası öncülüğünde ve de kentte turizmin gelişmesinden yararlanabilecek bütün kesimlerin katkısı ile anonim şirket düzeyinde bir oluşum gerçekleştirilmiş. Ve kurulan Barselona Konsorsiyumu, ilk olarak kentin turizm, alışveriş ve kongre merkezi olarak tanıtımı işine başlamış. Şirketin finansman sorununun giderilmesi için de ortak bir yol bulunmuş. Belediye ve Ticaret Odası 1’er milyon euro, Barselona Tanıtım Vakfı da 500 bin euro koyarak toplam 2,5 milyon euro’luk ilk sermayeyi oluşturmuş ve Avrupa’da yoğun biçimde tanıtım faaliyetine başlanmış.

Tam 100 kişilik enerjik bir tanıtım-pazarlama ekibi kurularak, dünyanın dört bir tarafındaki medya kuruluşlarına, turizm acentalarına ve STK’lara tanıtım belgeleri gönderilmiş. Radyo ve TV’lerde kampanyalar başlatılmış.

Bu tanıtım çalışması 2002 yılına kadar hızlı bir tempoda sürmüş. Ve bu çalışmalar semeresini de vermiş tabii ki… 2003 yılında hediyelik eşya ve hizmet satışlarından 10,1 milyon euro gelir elde edilmiş ve bağışlarla birlikte 12,6 milyon euroluk süper bir gelire ulaşılmış.

1993 yılında kente gelen turist sayısı 2,2 milyon iken, bu sayı 1997’de 4,8 milyona, 2004’te 9,5 milyona ulaşmış. Pandemi süreci öncesinde; kentte her yıl 202 kongre yapılıyor ve sadece bu kongreler için Barcelona’ya 2,7 milyon yabancı turist geliyordu. Kente gelen diğer turistlerle birlikte yıllık turist sayısı; 10 milyonu geçiyor 2019 istatistikleri ile…

Bu turizm gelişmesi bir mucize değil elbette… Kentteki tüm paydaşların ortak çalışması ve hedefe ulaşmak için gösterdiği süper performans, kenti gerçek bir marka kent yapmış sonunda…

Tüm dünya şehirlerine örnek olacak bir proje ile…

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ÖZLÜ SÖZLER: Bilgi bir ışık gibidir. Sızacak bir yer bulur ve içeri girer. Aydınlatır her yanı… (Pablo NERUDA)

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------

                          BARSELONA MODELİ BURSA

           TURİZMİNİ DE AYAĞA KALDIRABİLİR Mİ?..

Tarihi zenginlikle güncelin birlikte yaşandığı, ulusallıkla yerelliğin dengeli bütünleştiği, çağdaş yapılanma ile tarihi estetiğin aynı anda yaşandığı Barselona kenti, aslında Bursa için önemli bir proje-model örneği oluşturuyor.

Nüfusu, tarihi yapı zenginliği, sanayi özelliği, doğası ve kent halkının futbola yoğun ilgisi gibi benzer özelliklere sahip bulunan Barselona ve Bursa arasında, turizm olgusu açısından direkt bir ilişki kurulabilir. Modern ile geleneğin bütünleştiği bu 2 kentin benzer özellikleri, Barselona’da başarılan turizm mucizesinin Bursa’da da gerçekleştirilebileceğini gösteriyor.

2021 yılı ilk 6 ay verilerine göre; 41.352’si yabancı, 340 bini yerli toplam 381 bin turiste ev sahipliği yapan Bursa’nın, Barcelona modeli bir turizm yapılanmasına acilen gereksinimi bulunmaktadır.

Bu turist sayılarını yılsonuna göre hesapladığımızda da aynı sonuçlara ulaşıyoruz. Bu hesaba göre; bu yıl Bursa’yı 80 bin yabancı toplam 800 bin turist ziyaret edecek gibi…

Bu sayısal projeksiyonun ışığı altında, bir noktaya da ulaşmak gerek artık…

Bu kentte daha önceki yıllarda hayata geçirilen iyi niyetli ama kısa soluklu projelerin (Kuruluştan-Kurtuluşa ve hafta sonu Bursa’ya gibi) kent turizmine büyük katkı sağlamadığı ortaya çıkmışken, neden daha büyük düşünerek uzun soluklu bir proje hazırlanmasın ki?..

Hazır önümüzde bir de rol model varken!..

Barselona’da bu iş kurumlar arası dayanışma içinde çözülmüşken…

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile turizmle ilgili STK’lar; Bursa Valisi Yakup Canbolat’ın himayesinde 2 milyon euroluk kent tanıtım bütçesini oluşturamazlar mı?..

Bursa; turizm kenti olmak için, bu dayanışmayı başaramaz mı ki?..

Bence… BTSO’nun finansal önderliğinde; Bursa bir marka kent ve turizm şehri olabilir 10 yıllık uzun vadeli süreç içinde…

Bir rol model ve gerçekçi bir kent hikâyesi ile