Gazetede bir haber…

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in geçen yılki fiyatlar ile bu yılki fiyatları kıyaslayarak oluşturduğu karneye göre; un, şeker, yağ, peynir, zeytin gibi 50'yi aşkın temel gıda ürününde yüzde 40 ile yüzde 80 arasında artış var.

Gürsel Tekin, ramazan hareketliliğinden de umudunu kesen esnafın satışlarının geçen seneye göre yüzde 50-80 düşmesinden şikayetçi olduğunu söylemiş.

***************************

Okuduğum bu haberi çarşı pazarda, markette, eve gelen faturalarda somut biçimde yaşıyorum. Markette alış veriş yapanlarla bazen göz göze geliyorum; etiketlerdeki rakamlar karşısında buruk bir gülümseyişle, çaresizce bakışıyor; sessizce cüzdanlarımızdaki göçüğü yorumluyoruz.

Tanıyanlar çıkınca yanıma gelip; “Yaz lütfen Can bey, çok zordayız’’ diyorlar.

***************************

Halkın ağır gündemi; zamlar, fiyat etiketlerinin uçuşa geçmesi, hayat pahalılığı, işsizlik, iflaslar, eve gelen elektrik, su, doğal gaz, telefon faturalarının kabarıklığı.

Öyle olunca, bu temel konu köşe yazarının asıl gündemi olmalı.

NÜKLEER SİLAHLAR

Zor günlerdeyiz…

AB ve ABD’nin Karadeniz’i bir NATO gölüne dönüştürüp Rusya’yı çevrelemeye, çalışması, (aynı şeyi Çin içinde yapıyorlar) Rusya Ukrayna arasında tırmanan gerilim; iki ABD savaş gemisinin Karadeniz’e girecek oluşu; bu gerilimin bize olası olumsuz yansımaları; Montrö Anlaşmasının hayati önemi.

Sorum şu: Bu gerilim sıcak çatışmaya dönüşür ve bölgesel bir çatışmadan çıkıp üçüncü dünya savaşının fitilini ateşler mi?

*********************

Durum böyle kritik olunca; Türkiye’nin ilk radyasyon fizikçilerinden Fizik Y. Müh. Dr. Yüksel Atakan’ın internet sayfasına girdim ve  “Nükleer Füzeler’’ başlıklı yazısını büyük bir kaygıyla okudum.

Özetlersem; bugün atom silahlarını engelleme sözleşmesine göre beş ülke atom silahlı devletler olarak kabul ediliyor: ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa. Bunlar dışında bu sözleşmede bulunmayan İsrail, Hindistan, Pakistan ve Kuzey Kore’de de nükleer silahlar var.

Nükleer silahların dökümünü de yazayım:

ABD 7.000; Rusya 7.290; Fransa 300; İngiltere 215; Çin 260; Pakistan 130, Hindistan 120; İsrail 80; K.Kore 10 nükleer füzeye sahip.

Dünyayı defalarca yok edecek bir silah envanteri.

Silah endüstrisine ayrılan akıl almaz kaynaklar; devletlerarası güvensizlikler, çekişmeler dünyayı bu dehşet tablosuyla baş başa bırakmış.

 

İNSANLIĞIN GELECEĞİ

Bir yanda; küresel ısınma, iklim krizi, yaban hayatın yok olmaya yüz tutuşu; bir çevre felaketinin eşiğinde bulunuşu insanlığın. Diğer yandan da bu yetmezmiş gibi nükleer silahlanma çılgınlığı.

Akıldan, vicdandan kopuş.

Oysa ki; bilim ve teknojide ulaşılan düzeyle üretimi arttırıp, adilce bölüşüp insanlığı refah içinde yaşatabiliriz.

Silahlanmaya ayrılan kaynakların sağlığa, eğitime, alt yapılara, kültüre yöneldiğini düşünelim kardeşçe yaşamak mümkün.

Bir başka dünya mümkün.

*********************************

İnsanlık; savaşlarla,  yıkımlarla dolu kanlı tarihinden ders çıkarıp, barış dolu bir dünya kurma idealine yönelecek mi?