Tüm bu olanların tek sorumlusu yoktur. Herkesin katkısı vardır. Milletin de en düşüğünden en tepesindekine kadar cümle memurun, işçinin, işverenin kısacası hemen herkesin payı vardır.

Samimi olanları, günahı sevabı hesaba katanları ve ona göre davrananları, hakkı ve hukuku dikkate alanları tenzih ederek yazıyorum. Devleti deniz gibi görüp soymaya çalışanların sayısı çok fazla. Bazıları ise devletin vermeye çalıştığı destekleri ve teşvikleri suistimal edip ve bunu kendine hak olarak görüyor.

Oysa devlet gerçekten ihtiyacı olan alsın diye destekleri ve teşvikleri açıklar. Pandemiden dolayı ihtiyacı olan her eve 1000 tl para verirken, başvuruların arasında öyle insanlar çıkmış ki insan bu kadar da olmaz demekten kendini alamıyor. Birisinin üzerine 15 daire ve bir o kadar araç ve arazi ile emekli maaşı varken bile bu pandemi desteğe başvurabilmiş. Bunun benzerleri o kadar çok ki karşılaştıkça ve duydukça şaşkınlığımız katlanıyor.

Tefecilik almış başını gidiyor, hemen her şehirde ünlü olan en az 10 tefeci bulmak mümkün olmuş. Tabi büyük şehirlerde saymakla bitmez tefecilerin sayıları. Adam 10 yıl gibi bir sürede 35 daireli komple bir bina satın almış, yanı sıra 20 adet minibüs hatları ile beraber satın almış, en az 10 tane taksi plakası var ki hepsi İstanbul’dan. Yaşına bak en az 70’tir. Üzerine kayıtlı hangi holding var diye merak edip araştırsan, bir hiç. Doğru dürüst çalışan bir şirketi bile yoktur. Yıllık verdiği vergiyi de o belli belirsiz şirket üzerinden veriyor. Devasa holdingleri olan, marketler veya mağazalar zinciri olan, gecesini gündüzüne katıp çalışan iş adamlarının bile bu kadar mal varlıkları yoktur.

KOBİ’lere gelince, iyi niyetli ve samimi olanların yanında her türlü gayri yasal işi mubah görenlerin sayısı oldukça fazladır. Muhtemelen devletin sırtından geçinen zümre ( şirketler)dir bunlar.  Bir çoğunun SGK’ya ve/ya Maliye’ye mutlaka borcu vardır. Ellerine biraz fazla para geçiren KOBİ patronları ise ilk olarak lüks bir araba alır. Sonra ev ve daha sonra da arazi alır. Bazısı faize, bazıları da daha kısa yoldan para arttıracak alternatifler içine düşerler. Ellerindeki işten de olunca bu kez devlet bize destek olmuyor derler. Çirkefliğin en çok ortaya çıktığı alanlardır KOBİ’ler. Ne tam büyürler, ne de yok olurlar. Bir şirketi batırır hemen bir diğerini açarlar. Lakin samimi ve hakkı ile çalışanları tenzih ediyorum. Ve şükür ki hala çoğunluk KOBİ’lerimiz samimi ve çalışkan insanların elindedir.

Toplum nasıl peki? Genel olarak iyi ancak gelecek parlak değil. Devletin sağladığı imkânları bireysel olarak da suistimal etmeye devam ediyoruz. Evli olduğu halde boşanmış gibi yapanları, sahte sağlık raporları çıkarmaya çalışanları, elinde çok fazla imkânı olduğu halde belediyelerden ve diğer kurumlardan destek almaya çalışanların sayısı hiç de az değildir.  Söylemeye dilimin varmadığı işler geliyor kulağıma. Yine de toplum olarak hala iyilik ve devlete olan saygı fazladır. Öyle olmasa idi bu kadar yükü hiçbir devlet taşıyamazdı.

Bir de yöneticilerimize bakalım; her zaman başta iyi olanları ve samimi olanları tenzih edelim ki hakka evvelce biz riayet etmiş olalım. Samimi, dürüst, liyakat sahibi ve çalışkan yöneticilerimizi evvela tenzih ettikten sonra yaptıklarını da takdir edip teşekkür etmeliyiz aynı zamanda. Ancak, bazı yöneticilerimiz belki farkında olmadan hatalara düşüyor olabilirler. Tabi bunları da tenzih etmek gerekir. Bunların dışında kalanları ise elbette yereceğiz ve uyaracağız. Onlar görev ve sorumluluklarını hakkı ile yerine getirmezlerse etkisi tüm ülkeye yayılacak zararlar ortaya çıkacaktır. Görev ve yetkilerini suistimal etmeye hakları yoktur. Görev ve yetkilerini bir üstünlük olarak kabul etmeye hakları yoktur. Görev ve yetkilerini bir başkasını ezmeye kalkışmaya hakları yoktur. Böyle davrananlara hem toplum ve hem de Allah lanet eder. Ellerine geçen fırsatları toplum lehine çevirmeleri gerekiyor. Yaptıkları ve yapacakları her çalışma toplum için ve toplum yararına olmalıdır. Yoksa onları kazandıkları her kuruş ve yedikleri her lokma zehirdir. Öbür dünyada da cezası çok daha şiddetli olacaktır. Bunu daima hatırda tutmak ve ona göre davranmak zorundayız.