Yeni Marmara Gazetemizin değerli okuyucuları,

Sizleri hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum…

*

Bundan böyle sizlerle her hafta dünya ve ülkemiz gündemindeki konuları sizlere paylaşıp hasbi hal edeceğiz.

*

Yaşanabilir bir Türkiye,

Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni bir Dünyanın kurulması için en hayırlı ve en güzel hizmetlerin gerçekleşmesi için yazacağız...

*

Gazetemizin künyesindeki prensibimiz,

"Hayra motor, şerre fren" bizim şiarımız olacak.

*

Gazetemizin Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Efe beyefendiye ve Genel Müdürü Mustafa Efe beyefendiye bizlere bu güzide kurumda köşe tahsis edip yazımızı kaleme alma imkânı verdiği için teşekkür ederim.

*

Pazar günü çalışma masamda çalışırken bir dostumdan gelen bu yazı hoşuma gitti.

İlkyazımda bunu sizinle paylaşmak istedim…

“Bir Amerikan uçağı, İstanbul-New York seferini yapıyordu...

Bir süre sonra ışıklar sönünce, yolcularda panik başladı...

Ardından anons duyuldu:

-İçinizde elektrikten anlayan var mı?

Herkes birbirine bakarken, yaşlı bir yolcu parmağını kaldırdı ve davet üzerine makine dairesine girdi...

Ve bir süre sonra da ışıklar yandı!

Yaşlı yolcu, eli yüzü siyahlar içinde; alkışlarla karşılanarak, lavaboya gidip temizlendi ve sessizce yerine oturdu...

Uçak Atlantik ortalarındayken, pilotun konuşması duyuldu:

-Sayın yolcular, motorlarımızdan biri bozuldu. Sakın panik yapmayın. Ben sizi diğer motorla, Amerika’ya ulaştırırım. Eğer içinizde motordan anlayan biri varsa, buraya rica edeceğim.

Yolcular arasından yine sadece yaşlı olan adam elini kaldırıp göreve koştu. Bir süre sonra motorun tamiri bitmiş, bizimki yüzü gözü karalar içinde ve alkışlar arasında, lavaboda temizlenip, mahcup mahcup yerine oturdu.

Amerika’ya kısa süre kala, hosteslerin koşuşturması dikkat çekti ve bu kez bir hostesin heyecanlı sesi duyuldu:

-Sayın yolcularımız!

-Bir yolcumuz aniden sancılandı. Bebeği olacak. İçinizde doğumdan anlayan kimse varsa, lütfen acil olarak buraya gelsin.

Çeşitli milletlerden yolcular birbirine bakarken, yine bizim ihtiyar yerinden kalkarak hostesler bölümüne yürüdü...

Kısa süre sonra da, bir bebek ağlaması duyuldu ve hostesin kucağındaki erkek ufaklık, dünyaya ilk bakışlarını gönderiyordu.

Tabii olağanüstü yaşlı yolcu, sürekli alkışlarla yine sakince yerine oturdu...

Ancak, çeşitli ülkelerden oluşan tüm yolcular, meraklarını yenememişlerdi...

Bu adam kimdi?

Sonunda dayanamayıp, özür dileyerek; uyruğunu ve mesleğini sordular.

Yaşlı yolcu, bu soruyu sakince yanıtlar:

- TÜRK’ÜM ve KÖY ENSTİTÜSÜ MEZUNU EMEKLİ BİR ÖĞRETMENİM…’’

*

Kısacası, "İnsanin kalitelisi, kendini geliştiren ve yeniliğe açık olandır."

ÇÖZÜM:

Şuan köylerimizde kapalı olan binlerce köy ilkokullarının yeniden eğitim hayatına başlamasıdır. Kapatılan köy enstitülerinin günümüz dünyasına uygun bir hale getirilmesi ve güncellenmesidir...

Köylerde ilkokullar açılmadan şehirlerden köylere dönüş mümkün değildir.

 

Kalın sağlıcakla…