Günümüzde birçok kötü alışkanlık bulunmaktadır.

Bu kötü alışkanlıkların başlıcaları ise sigara ve alkoldür.

Sigara ve alkol kullanımının kişilerde çok sayıda hastalık yaptığı bilim insanlarınca açıklanmaktadır.

Bu hastalıklar sonucunda ise ölümler meydana gelebilmektedir.  

Alkol, her şeyden önce geçici hafıza kaybına yol açar, beyin ve sinir hücrelerini olumsuz etkiler.                                                              

Damarların tıkanmasına neden olur, bilinç kaybına yol açar.

Kalp ve mide rahatsızlıklarına yol açar.

Sigara içmek ise küçük yaşlarda başlayan ve yaşam boyu süren bir durumdur.

Kötü alışkanlıkların başında gelen sigara birçok hastalığa davetiye çıkarmaktadır.

Yani alkol ve sigara birçok hastalığa neden olduğu için içilmemelidir.  
Bu nedenle belirli ürünlerin ticari iletişimini düzenleyen 11. madde uyarınca, “alkol ve tütün ürünleri için hiçbir şekilde ticarî iletişime izin verilemez” hükmü getirilmiştir.

Bu yasal düzenleme çerçevesinde, gazete, dergi, radyo ve televizyonda, alkol ve tütün ürünlerinin reklamı tümüyle yasaklanmıştır.

* * *

Ya peki darbe, askeri müdahaleler?

Ülkemizde askerî müdahaleler, tarih boyunca kimi zaman ordunun kurumsal olarak, kimi zaman ise bazı yüksek rütbeli subayların kendi başlarına inisiyatif alarak sivil yönetime el koyma girişimleri olarak gerçekleşmiştir.

Bunlardan kimileri başarıya ulaşmış, kimileri ise yalnızca hükümete yapılan bir uyarı olmakla kalmıştır.

İşte son günlerde içinde bulunduğumuz ortamı da bu duyarlılıkla ele almak gerekiyor.

Darbeler, aslında Milletimizin hafızasında öylesine yer etmiştir ki, en küçük bir ima bile en sert bir tepki ile kendini göstermektedir.

Nasıl ki, içki ve sigara insan sağlığına zararlıdır, darbeler ve sivil, meşru yönetime karşı her türlü gayri meşru müdahale de insan sağlığına, demokrasiye zararlıdır.

* * *

Türkiye tarihiniDarbeler tarihi’ olarak da değerlendirmek yanlış olmayacaktır.

1913 Bab-ı Ali Baskını’ndan 27 Mayıs 1960 İhtilalı’na, 12 Mart Muhtırası’ndan 28 Şubat Sürecine, 27 Nisan e-Muhtırası’ndan 15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi’ne kadar bütün müdahaleler ortaya koyduğu yıkım bakımından toplumun hafızasına kazınmış durumdadır.

Demokrasiye yapılan/yapılmak istenen bu müdahaleler siyasal alanın yanında başta ekonomi olmak üzere pek çok alana yansımıştır. 15 Temmuz 2016 kalkışması ise diğer girişimlerden farklı olarak kahraman Türk halkının direnişi sayesinde bertaraf edilmiştir.

Askeri darbeler, toplumsal etkilerini orta ve uzun vadelerde göstermekte ve tarih disiplini yasalarına göre üzerinden belli bir süre geçtiğinde etkileri anlaşılabilmektedir.

Tıpkı içki ve sigaranın insan bünyesine verdiği zararın yıllar sonra ortaya çıkması gibi...

En son darbe girişimi olan 15 Temmuz darbe kalkışmasına karşı Milletin gösterdiği direniş, ulusun birlik ve beraberliği uğruna verilen bir bağımsızlık mücadelesi olmuştur.

İçki ve sigaraya karşı bir Milli direniş ve mücadele için her türlü ima ve açık-örtülü reklama karşı nasıl bir yasal düzenleme yapılmışsa, sivil, meşru yönetimlere karşı açık-örtülü her türlü darbe ve müdahale söylem ve eylemlerine karşı da duyarlılığı en üst seviyede tutacak yasal düzenlemeler yapılmalı, yapılmış olan düzenlemeler arttırılmalıdır.

Darbe insanlık suçudur...