Hava Durumu

1 Mayıs ve anlamını yitiren işçi hakları

Yazının Giriş Tarihi: 30.04.2024 14:25
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.04.2024 14:25

Bazı değerler yıllar geçtikçe anlamlarını yitirir ve uzaklara düşerler. İşte onlardan birini daha bu gün idrak ediyoruz ! 1 Mayıs işçi bayramını…

Aslında 2009 yılından itibaren ülkemizde 1 Mayıs tatili bile var, adı da “Emek ve Dayanışma Günü” olarak değiştirilmiş hali ile…

Gelelim bu gün için olabileceklere… işçi (amele)  bayramından “Emek ve Dayanışma günü”  kavramına…Kimin emeği, içinde  kimleri barındırıyor? Önce buna bakmak gerekir. Patron da emek sarf ediyor, daha fazla üretim yapmak ve kazancını artırmak için. Dayanışmaya gelince…Özne işçi ise, kendi sınıfı ve arkadaşları ile dayanışma ile birliği sağlayacak ve emeğinin gerçek ve hak ettiği  karşılığını alabilmek için örgütlenecek.Patronu ile pazarlık masasına oturabilecek. Bunu yaparken de devletinin kendisi için yaptığı yasalara güvenecek. Şimdi, eğri oturup doğruyu konuşalım. Günümüzde bunun gerçek anlamda yapılabileceğine inancımız hangi seviyelerde? İşçi kesimi örgütlenme ve bundan gelen gücünü serbestçe ve kullanabilecek durumda mı ? En azından bu konular, bir uyuşturucu çetesinin yakalanması, ya da dijital ortam fenomenlerinin yaşantısı ve rezillikleri kadar gündem olabilecek mi ?

Bu soruları gerçeğinden saptırmadan, gönül rahatlığı ve devlet  koruması ile serbestçe tartışabilecek bir kitle ve ona desteğini verecek halk kesimleri mevcut mu ülkemizde ?Veya ülkemizde, en azından yılda bir kez bu konular tartışma zemini bulabilir mi ? Bu soruların hepsini önce kendime sordum ama, beynimde şekillenmedi bir türlü! Öyleyse onun yerine, bize az da olsa, bir maç kritiği kadar keyif verecek bir tartışma ortaya koyalım, ne dersiniz ? Bunu yapmanın yolu da çok kolay ve hemen şifreyi veriyorum. Bu yıl 1 Mayıs için Taksim Meydanı açılır mı, açılmaz mı ? İşte size on numara tartışma konusu!  İsteyen istediği yorumu yapabilir. Yaşı geçkinler “ Ne demek Taksim, ne demek emekten gelen gücü kullanmak, ne demek dayanışma ? Ülkeye sosyalizm mi getirmek istiyor bunlar? Bunları duyar gibiyim. Orta yaş kuşağının ve de muhafazakar cenahından olanlar… “Yahu bırak Allah aşkına; 1977’de Taksim’de ne oldu? 34 işçi taranarak öldürülmedi mi ? Yine aynısı olursa ne yaparız?B ir daha bırak taksimi, 1 Mayıs bile bayram olmaktan çıkarılır” diyebilir.Şimdi de sosyal demokrat kavramını benimsemiş ve geçmişteki olaylardan etkilenmiş kuşağın sesine kulak verelim. “ Ortada sendika mı kaldı? Hakkını nasıl arayacaksın, her tarafta bırak sendikalı çalışanı, kayıtlı, sigortalı çalışanı bile bulmak zor. Zaten başta Suriyeliler ve diğer ülkelerden gelenler, iş hayatını altını üzerine getirdiler. 1 Mayıs’ın sadece adı kaldı ?” En makul cevap bu olur, kanımca…Yine de bu düşüncelerimde yanılıyor olabilirim… Ama İktidar’ın, emeğin üretimden gelen gücünden ürktüğünü rahatça  söyleyebilirim… Ekonomik açıdan dar boğaza soktuğu ülkeyi yönetebilmek için, ancak sıkı kuralların geçerli olduğu İktidar’ın ne sendika, ne de grev sözcüklerini duymaya tahammülü olmadığı da bir gerçek!

Zaten bu hakların zirve yaptığı yetmişli yıllarda, şimdiki iktidar mensupları ve onların destekçileri bırakın gösteriyi, hak aramayı, bunları yapanları sadece kınarlardı. Ama yine şimdi de 1 Mayıs denecek ve  bu günün neden bayram gibi anıldığına dair tek kelime edilmeyecek. Onun yerine Taksim tartışmaları sahne alacak. Neden mi ? Aslında Erdoğan’ın demokrat olduğu yıllarda 2011 ve 2012 yıllarında Taksim’de bu törenler yapılabilmiş. Unutmuştum, fakat bir haber bülteninde duyunca aklıma geldi.  Ama bu gün olmaz, olamaz !! Çünkü 2012 yılından sonra 2013 yılı geldi çünkü. O yıl ne oldu, hemen hatırlayın “Gezi Parkı Olayları” patladı. Sonra ne oldu ? Ardından 15 Temmuz Darbe girişimciği geldi ! Sonra ne oldu? Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ülkemize teşrif etti ve bu günlerin temeli atıldı. Buna tersten bakalım, emekçiye, örgütlenme hakkı dört dörtlük verildiğinde, icraatın başındakilerin işi iyice zorlaşır. Yasal grevler, yürüyüşler, toplum hareketleri derken, İktidar sarsılır, sallanır ve sonra ne olur bilemem.Zaten önce söylemem gerekin, şimdi söylüyorum. İktidar tüm gücü ile bu gün Taksim’i koruma kararı aldı her zamanki gibi…Ama bir önlem çok dikkatimi çekti. Deniz yolu ile Avrupa yakasından Anadolu’ya geçiş serbest, ama Anadolu’dan Avrupa’ya gidiş deniz hatları ile mümkün değil, çünkü yasak kondu!!!

Neyse bu sıkıcı konuları bırakıp, 1 Mayıs’ın nereden  ve nasıl çıktığına yine bakalım derim tüm dünyanın kabul ettiği şekli ile...

Bu gün neden işçi bayramı ?

 19. yüzyılın son dönemlerinde, Sanayi Devrimi ile gelişimi büyük bir ivme kazanan dünyada, işçilerin çalışma koşulları insanlık dışı denecek seviyede ağırdı. Çocuk işçilik son derece yaygındı, günlük çalışma saatleri 15-16 saati bulmaktaydı ( ülkemizde şimdi yaşananlar gibi ). Tüm bu ağır şartlar örgütlü bir işçi sınıfının doğumunu da akabinde getirdi. Genel grevlerin yaygınlaştığı bir dönemde, 1 Mayıs 1886 tarihinde Amerika İşçi Sendikaları öncülüğünde iş bırakma eylemi yapıldı. Eylem, günde 12 saat, haftada 6 gün çalışmak yerine, 8 saatlik iş günü talebiyle ortaya çıkmıştı. Eylemlerin bastırılması sürecinde yaşanan silahlı müdahalede 4 işçi hayatını kaybetti, akabinde yapılan yargılamalardaysa 4 işçi idam edildi. Hayatını kaybeden işçilerin cenaze törenleri yüz binlerin katılımına sahne oldu.Bu vahim olaylardan 3 yıl sonra Paris’te toplanan II. Enternasyonal, Kuzey Amerikalı işçilerle dayanışma içinde olmak adına 1 Mayıs tarihini ‘Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’ kabul etti. II. Enternasyonal’den bu yana 1 Mayıs dünyanın pek çok ülkesinde resmî adı farklı şekillerde anılıyor olsa da ‘İşçi Bayramı’ olarak kabul ediliyor ve kutlanıyor. Bayramımız kutlu olsun…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.