Hava Durumu

24 Nisan Bursa günü

Yazının Giriş Tarihi: 25.04.2023 14:39
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.04.2023 14:39

Aslında böyle bir gün yok ama Bursa için çok önemli bir gün oldu 24 Nisan…

Şöyle anlatayım; Bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanı ve kurmayları Bursa’daydı. TOGG üretiminin yapıldığı Gemlik’te önemli bir temel de atıldı.

Doğruyu söylemek gerekirse, TOGG için hiç heyecanlanmamıştım. Bir kere “yerli ve milli” sıfatlarını taşımadığı için. Yani, Cumhurbaşkanı’nın “baba yiğitler” dediği 4-5 ünlü iş insanının, çağrı yoluyla bu üretim işini üstlenmeleri nedeniyle bu sıfatı yerinde bulamadım. Üçüncüsü ve hepsinden önemlisi, elektrikli oto bataryası ile kaç kilometre gidebileceksiniz ve de her yerde dolum istasyonu bulabilme ihtimaliniz olacak mı idi.

Öte yandan Bursa’da yaşıyorsanız oto ve benzer üretim alanlarında şehrimizin becerisinin 1860 lı yıllara kadar gittiğini bilirsiniz. Önce yaylı araba imalatı, ardından “milli kasa” denilen ahşap karoseri üretimi ve Türkiye’nin ilk Organize Sanayi Bölgesi’nde ve de Yalova yolunda yapılan otomobiller hemen aklınıza gelir. Yani Türk-Fransız ortaklığı ile kurulan OYAK Renault ile TOFAŞ adıyla ayı tarihlerde devreye giren yerli otomobil fabrikalarından söz ediyorum. Bursalı siyasal iletişimci Ateş İlyas Başsoy’un geçtiğimiz günlerde bir TV kanalında yaptığı konuşmanın konusu yerli oto olduğu için dikkatlice dinledim. Aynen şunları söylüyordu:

“Yerli oto elli yıldır yapılıyor. Zaten hiçbir ülke tamamı yerli üretim yapmıyor, mutlaka bir aksamını ithal ediyor. Burada önemli olan yaptığınız ürünü satabilmek. Ben çocukluğumdan beri bu işin içindeyim. Babam oto elektrikçisiydi, ben de yanında çalıştım. TOGG konusuna gelince…

Bildiğim kadarıyla paspası bile yerli değil. Üstelik Bursalı arkadaşlarımın bu otolara yerli ve milli demesi de bana garip geliyor.”

SIRO ve Bursa için önemi

Bu konuşmayı duyunca benim de kafam karışmıştı. Başsoy acaba siyasi eğilimi nedeni ile mi böyle konuşuyor diye düşündüm. Sonra da konu benim için kapandı gitti sanıyordum, ama 24 Nisan gününe kadar…Cumhurbaşkanı Erdoğan TOGG satışı için gelmemiş Bursa’ya, bunu öğrendim. Sonra da SIRO (Sayro okunuyor) diye bir şeyden söz etti. Meğer bu elektrikli otolar için “batarya” üretecek işletmenin adıymış. Üstelik üretilen enerjinin depolanmasını da sağlayacakmış bu kuruluş. Şu anda oto firmalarının elini kolunu bağlayan “çip sıkıntısı” gibi bir sorunu, elektrikli otolarda SIRO çözecekmiş. Bu üretim tüm dünyaya da yapılabilirmiş.  Bunu duyunca heyecanlanmadım dersem yalan olur. Bursa için büyük nimet diye düşündüm. Zaten mevcut olan fabrikalar ve onlara can veren Bursalı mühendis, teknisyen ve emekçiler adına yeni bir istihdam sahası. Buna sevinmemek elde mi ? Çünkü istatistiklere göre işsizlik çok önemli bir konu. Üstelik bu konu esnafın da belini büküyor. Bazı istatistiklere göre ülkemizde 2 milyon 300 bin esnaf varken, son üç ayda 35 bin kepenk kapanmış. 2018 yılından bu yana kapanan iş yeri sayısı da korkunç boyutlarda ve tam 588 bin kişi kendine ait işini terk etmiş.

Otomotiv alanında ilklerin şehri Bursa

Ülke bu durumdayken Bursa için yeni ve ileri teknoloji üretecek bir işletme doğal olarak hem umut hem de gurur verir. Ama yine de bazı takıldığım noktaları da söylemeden geçemeyeceğim. Bir kere, bu ortak girişimin sahibi kamu değil “özel sektör”. Bu nedenle Sayın Cumhurbaşkanı’nın teşviki ve katkısı olsa bile, bunu partisi ve kendisine mal etmesi  ve böyle sunması hakça değil. İkincisi, TOGG ile bu yeni üretim merkezinin kurulacağı ve de temeli atılan bölgenin depremselliği dikkate alındı mı, bunu da bizim bilmemiz mümkün değil. Çünkü bilinen en tehlikeli fay hattı Gemlik Körfezi’nden geçiyor. Devam ediyorum; bu tarihsel girişim ve üretim, Bursa’ya yeni bir göç dalgası getirerek sosyal sorunlar yaratır mı ? Bu tür işletmeler, kentler için en azından yirmi yıllık yapılan “Strateji veya Çevre Düzeni Planı” çerçevesinde uygun yerlere kurulmaz mı ? Bu soruyu sorma nedenim de çok açık. Bursa Organize Sanayi Bölgesi ilk yapıldığında, önce Vehbi Koç’a gidilerek bir fabrikasının bu alanda yer alması istenmiş. O da pek ciddiye almamış olabilir ki, AYGAZ dolum işyerini buraya kurmuş. Böylece Bursa yıllarca bu tehlikenin arasında üretim yapmış bu da yer ve sektör  konusunda ilginç bir örnek.            Bu deney ortada dururken, yıllar sonra Koç Grubu 1971 yılında bu kez Yalova yolunda oto fabrikasını kurarak, Bursa’nın en verimli ovasının yok olmasına neden olmadı mı ? Bir Bursalı olarak bu gelişmeleri yaşayan bizden önceki kuşak ve bizler bu soruları sormak durumundayız. Yoksa aklı başında herkes, şehrinde büyük işyerleri açılmasına ve istihdam yaratmasına karşı çıkmaz, çıkamaz.Buna dair bir örnek daha var hatırlatmak istediğim. Örneğin OYAK-RENAULT, ortaklarından biri Fransız olmasına karşın, OSB alanında fabrika kurmaya karşı çıkmamış ama yerli ve Türk girişimci Yalova yolunu tercih etmiş. Bu da ibretlik bir olay değil mi? Bu arada KARSAN’ı unuttum sanırım. Üstelik kurulduğunda örnek bir girişim biçimini ortaya koymuş bir kuruluş. Küçük esnaf, yani karoseri imalatçıları ile, büyük iş insanları bir araya gelerek tipik bir örnek ile çok ortaklı bir fabrika kurmuş ve  dönemin iktidarı da bunu sahiplenmemiş ! Bilmem anlatabildim mi ?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.