Hava Durumu

28 Şubat ve emekliler yılı

Yazının Giriş Tarihi: 29.02.2024 13:43
Yazının Güncellenme Tarihi: 29.02.2024 13:43

Önceki gün “28 Şubat Postmodern Darbesi” diye nitelenen anti demokratik bir askeri hareketin yıl dönümüydü. İşin ilginç yanı, o gün bu darbeden derin biçimde etkilenen muhafazakar kesimin önde gelen isimleri, şu anda bu antidemokratik girişimin açtığı yoldan  iktidar olmanın  nimetlerinden yararlanıyor. Doğal olarak bu bir yorum… Benim gibi düşünenler de olacaktır. Bu olay ve sonuçlarında iki önemli husus var. Birincisi, 28 Şubat’a götüren siyaset atmosferi ve o gün kadar görülmemiş bazı laiklik karşıtı olaylar… İkincisi de, bu darbenin sonucunda Türkiye’de, “muhafazakâr” sıfatı ile gelen yeni bir yönetim modeli ve  bu gün geldiğimiz nokta… Bu arada, bu yeni rejimin ABD ile olan ilişkisi… Önce, bu darbeden otuz yıla yakın süre sonra, iktidarda 22 yılını geçirmekte olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu olaya dair sosyal medya hesabından yaptığı kısa açıklamaya bir bakalım: “Milletimiz 28 Şubat’ta birliğine, beraberliğine, demokrasisine, iradesine kasteden darbecileri ve onlara destek verenleri hiçbir zaman unutmamış, unutmayacaktır. Ülkemizde bir daha hiç kimsenin 28 Şubat’ın karanlık zihniyetini hortlatmasına izin vermeyeceğiz." Bu açıklamadan herkes kendine göre bir yorum çıkarabilir. Ama bana göre eskilerin deyimi ile “sade suya tirit” bir açıklama. Ama büyük olasılıkla böyle bir açıklamayı yaparken, Sayın Cumhurbaşkanı, deneyimiyle ince bir hesap yapmış olabilir. Çünkü , 28 Şubat öncesi yaşanan bazı görüntü ve olayların benzerleri, İktidar destekçisi bazı kesimler tarafından bu gün de sergilenmekte…Bunun dışında Cumhurbaşkanı, 28 Şubat Darbesi sonrası Başbakan Necmettin Erbakan’ın koalisyon hükümetinin görevi nasıl bıraktığını ve de yerine gelen yeni bir koalisyonun da,  iktidarda yeterince kalamayıp seçime nasıl  gittiğini ve bunun nedenlerini bizden çok iyi bilir doğal olarak. Üstelik “Milli Görüş gömleğini çıkardık” parolası ile kurduğu Adalet ve Kalkınma Partisi’nin,nasıl ilk seçimde sadece yüzde 24 oranında bir oy ile ülke yönetimine tek başına yürütmeye hak kazandığı gerçeği, son aylarda  o döneme benzer olayların benzerlerini ortaya çıkması da  böyle bir açıklamaya yol açmış olabilir! Buna ilaveten son günlerde ve hem de 28 Şubat’ın yıldönümünde, dile getirilen muhafazakar kesim için önemli bir iddianın büyümemesi adına Sayın Erdoğan konuyu kısaca özetlemiş olabilir. Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlık görevi sırasında yaşandığı söylenen bir olaya göre, rutin polis koruması dışında, özel bir polis gurubunun Necmettin Erbakan’ın evini sardığı ve tutuklayacaklarmış iddiası dillendirildi bazı  politikacılar tarafından...Oysa o dönemde, Erbakan’ın, hakkında hapis kararı verilmiş ama evinde göz altında tutuluyormuş. İddiaya göre söz konusu özel polis grubunun kim tarafından gönderildiği polemiği de bu yıl dönümünün, yeterince hatırlatılmasının önüne geçmiş olabilir.

Fiyatlara zam emekli ve emekçiye gam!

Malumunuzca, 2024 yılı bizzat Sayın Cumhurbaşkanı tarafından  “emekliler yılı” olarak açıklandı. İlk anda, bu jestin ardından, emekliye tatminkâr bir zam gelebileceği izlenimi oluşmuştu. Belki bu jest, yüksek bir bayram ikramiyesi biçiminde kendi gösterebilirdi, belki de refah faylı veya seyyanen zamlı bir maaş müjdesini kapsayabilirdi. A m a h i ç biri y a p ı la m a d ı… Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı açıklamada böyle bir zam yapılması halinde neler olacağını  özetledi. “ Emekliye söz konusu artışı yapabildiğimizde, bütçe çok zorlanır. Borçlarımız ödenmez ve tek bir çivi bile çakamayız.” Buradan nasıl bir sonuç çıkarır ve buna uygun cümleyi nasıl kurabilirsiniz? İsterseniz “Emekliler Yılı” için bu durumu ben özetleyeyim …Önce kısa bir bilgi; emekli maaşları 6 yılda yüzde elli oranında satın alma gücünü yitirmiş. Bu arada önceki yıllarda asgari ücret kadar olan emekli maaşı, şimdi yarısı kadar kalmış…Şimdi de tüm çalışan kesime uygun bir tablo çizelim ülkemizdeki son durum gereği.. Emekli yaşlı ve çaresiz…Emek örgütleri etkisiz…Emekçi pazarlık için  gücünü yitirmiş…Memur adayı mülakata takılmış…Gençler ülkeden kaçış kuyruğuna katılmış…Çiftçinin traktörü, borcu nedeniyle satılmış…Beyaz yakalı vasıfsız sınıfına katılmış….Doktor özel hastaneye sığınmış. Kiracı ev sahibine yalvarmış…Politikacı bol miktarda palavra savurmuş…Bu durumda, sorunlar da seçimin sonucuna takılıp kalmış !

 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.