Hava Durumu

Boş koltuğa boş yorum ve boş bir yumuşama!

Yazının Giriş Tarihi: 05.05.2024 18:35
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.05.2024 18:35

Politikanın çekirdeğini, anlamlı sözler, uzun erimli görüşler ve kişi ya da kurumlara ne getirip, karşılığında ne götüreceğini kestirme sanatı oluşturur. Belki de bana öyle geliyor. Cumhurbaşkanı’nın CHP Genel Başkanı ile bu özel görüşmedeki tavrı, boş tutulan koltuğun anlamı, eski büyük elçi Namık Tan’ın orada bulunuş nedeni ve bunu önerenin kimden geldiği her şeyin önüne geçti. Sanki bu ilginç görüşmenin sonuçlarından önemli hale geldi gibi bir izlenim yayıldı. Sorunlar ortaya kondu ise, çözümü için nasıl bir yol izleneceği konuşuldu mu? En acil meseleler; yoksulluk sınırı altında çalışan milyonlarca asgari ücretli ve açlık sınırını sollayıp geçen emeklinin sembolik aylığı için bir reçete yazılabildi mi ? Hukuk konusundaki sıkıntılar giderilebilecek mi ? Buna bağlı olarak enflasyon dizginlenebilecek mi ? Kamudaki israf nasıl önlenecek ? Deprem bölgesinde şu gün bile çadırda kalanların durumu ve diğer yapılması gereken acil işlerin akıbeti için bir süre belirlenerek, bir çözüm tartışıldı mı?, İktidar-Muhalefet( bu de belirsiz şu anda) birlikte bir çözüm üretebilecek mi ?

Şimdilik bunlara dair protokol gereği bir ses gerektiği kadar yok. Bilinen tek gerçek, uzun yıllardan sonra, AKP Genel Başkanı sıfatı ile Erdoğan’ın CHP’ye  iade-i ziyarette bulunma sözü !

Varsa yoksa, herkesin ve basının dilinde sürekli “boş koltuk” hikâyesi!

Merak işte, Sayın Cumhurbaşkanı, Özgür Özel’i beklerken, odasında yalnız kaldığını ve  bir anda, boş koltuğa dönerek “Ben şimdi, bu genç rakibime ne söyleyeyim? Enflasyon diyecek, emekli diyecek, hukuk diyecek, İsrail’e ihraçtan söz edecek. O zaman ver cevabını, ben de konuğuma ileteyim Sayın Başbakanım, pardon Recep Tayyip Erdoğan.”

İşte boş koltuktan çok dolu bir anlam. Yani ülkemizin bu garip yönetim biçimine çok güzel bir örnek, sağ ol boş koltuk !

Belki de koltuk bu anlamı taşıdığı gibi böyle bir çözüm için de gerekli olabilir, hazır Cumhurbaşkanı ısrarla “Anayasa” demişken.. ...Bu ilginç görüşmeyi bir başka yönü ile ele almalı en azından…Aslında ne büyük bir gelişme ülkemiz ve CHP Genel Başkanı Özel için! Kolay mı son 22 yılın en güçlü insanına daveti kabul ettirmek? Özellikle üslubu gereği rakiplerine önce “harlayan”  ve buna uygun yanıt veren, sonra da yıllardır koltuğunu daha da sağlamlaştırdığı için bu kez her eleştiride, icraatlarını sayarak, karşısındakini beceriksizlik ile “horlayan” bir tarzdan sonra, yerel seçim zaferinin kırkını çıkarmak için randevu isteyen genç lidere kapıyı açan acaba hangi Recep Tayyip Erdoğan’dı ?

Bu “özgürce konuşulan” bu özel buluşma hakkında bu iki sıfat dışında söyleyecek söz bulamıyorum. Türkiye’de asrın en güçlü adamının yüzüne, eksiklerini, yapamadıklarını ve de eleştirilerini söylemek her babayiğidin harcı değildi. Bu tamam, bunu anlıyorumÜlkenin en yetkili, en güçlü ve dokunulmaz yöneticisinden, ona sadece günler önce, döneminin en büyük yenilgisini yaşatmış kişinin yüz yüze konuşma talebine “kabul” yanıtı verebilmenin nedenini aramaya ve bulmaya çalışıyorum.Bilemiyorum.Demek ki Özgür Özel bu nedeni buldu ki böyle bir girişimde bulundu. . Üstelik bunun üzerine bir de iade-i ziyaret kozu eklenince kafam iyice karıştı.

Erdoğan ve  yumuşama !

Bir an için gözlerinizi kapatıp düşünün lütfen…Yerel seçim sonucunda kadim şehir İstanbul ve başkent Ankara kısa bir aradan sonra AKP yönetimine geçmiş olsun.İktidar Partisi tarafından ,bir önceki seçimde kaybedilen on büyükşehirden, en az beşi geri gelmiş. AKP’nin   il genel meclisi oylarında yüzde 45 gibi bir yükselme olmuş diyelim. Ama, buna karşın, günümüzün acil sorunları da bir türlü giderilememiş ve yerli yerinde duruyor !

Yıllardır Türkiye’nin her ferdinin tanıdığı bildiği Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan güçlü lider, Özgür Özel’in görüşme talebini kabul eder miydi ? Ülkenin en önemli iki partisi ve birbirinin en keskin rakibi arasında bir “yumuşama” olur muydu ? Daha demokratik ortamlarda politika yapan, yakın geçmişin liderleri, Demirel, Ecevit, Özal bile böyle bir yumuşama eğilimi böyle bir ile bir görüşme isteğini kabul eder miydi ? Ben sadece soruyorum, herkes kendine göre bir yorum yapabilir. Belki de örnekleri de vardır. Ama benim de bir yorumum var. Zaten daha önce de belirttim. Birinci ihtimal şuydu; Cumhurbaşkanı, yerel seçim sonucu böyle olmasa bile, bir Anayasa değişikliği ve bunun sonucu erken seçim ile görev dönemini bir iki yıl uzatarak, partisine çeki düzen verdikten sonra çekilmek isterdi..Ve bunun için bu hareketin benzerini yapardı. Ama şimdi bu konumda değil. O zaman bu görüşme ve sonrası için ne denebilir? Görüş ve tahminim  şöyle bu konuda.Yerel seçim sonucuna gelelim;  rakibin üstelik ittifak yapmadan aldığı bu sonuç ve ülkenin genel sıkıntıları karşısında ancak “bu güneşe kar dayanmaz” misali bir  durum ile karşı karşıya Sayın Cumhurbaşkanı…Bu güneş öyle yakıcı ki, insanın pamuk gibi yumuşatabiliyor!  Sonra da böyle bir yaklaşım sergilenmesine yol açıyor. Durum benim algılayabildiğim gibi ise, eski başkanlara, cumhurbaşkanlarına danışma gibi, günümüze yabancı bir metot ile politika yapan genç lider Özel, anladığım kadarı ile, rakibinin bu “özel” durumuna bakarak büyük olasılıkla, yumuşama havucunu yutmayacaktır.

Bekleyelim ve görelim derim.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.