Hava Durumu

Bu dünyadan fayda yok öteki da şupheli!

Yazının Giriş Tarihi: 20.02.2024 13:29
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.02.2024 13:29

Sakın ola başlıktaki cümlenin bana ait olduğunu sanmayın. Yıllar önce, bir Karadeniz gezisinde, yerel bir sanatçı bu türküyü seslendiriyordu. Dikkatimizi çekti ve hoşumuza da gitti. Nereden mi aklıma geldi bu eski hikâye anlatayım.

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan baba memleketi Rize’de hemşerilerine hitap ederken öyle cümleler sarf etmiş ki, bu türkünün sözlerini hatırlattı bana… Ülkemizin şu anki sorunlarından, yani ekonominin ve buna bağlı olarak enflasyonun ülke halkının neredeyse yüzde yetmişini getirdiği noktadan rahatsız olmuş ki, bu sorunları ve yerküreyi bırakıp uzaydan haberler ile topluluğu az daha olsa rahatlatmış sanki. Ama konuşmasının başında, ülke adına yapılan önemli icraatları da unutmamış. Bakın ne demiş kısa süre önce Rize’de;

"Bugün insansız hava araçlarında dünyanın ilk 3 ülkesinden biriyiz. Kızıl Elma ve ANKA-3 ile artık bu alanda farklı bir lige yükseliyoruz. TCG Anadolu'nun ardından geçen ay en büyük ikinci gemimiz olan TCG Derya'yı da donanmamıza teslim ettik. Kendimiz yaptık, dışarıdan deeeğilll."

Ardından ilk insanlı uzay misyonunun geçen hafta başarıyla tamamlandığını anımsatarak "İnşallah, yakın bir tarihte ikinci astronotumuzu da uzaya göndereceğiz. Artık Ahmetler, Mehmetler, Ayşeler, Fatmalar uzaya gidecekler daa." Bu açıklama doğal olarak alkışlarla taltif edilmiş.

Ama yeryüzüne indiğimizde, özellikle ülkemizde durum bu kadar parlak, bu denli rahat değil yaşam koşullarımız. Bu açıklamalar bu gibi nedenler ile kafamda, esprili bir hale dönüşüverdi bir anda…Demek ki, Türkiye’den, bereketli toprakları olan Anadolumuz’dan umut kesilmiş ki, Atatürk’ün o ünlü cümlesi “İstikbal göklerdedir”misyonu  daha da geliştirilerek, geleceğimiz uzayda denmek istenmiş diye düşündüm! Kronik bir işsizlik, sürekli zam, geçinmeye yetmeyen,  memur, emekçi ve emekli aylıkları, pahalı olduğu için alınamayan en gerekli yiyecekler ve de yanına bile yaklaştırmayan giyecek ve ev eşyalarının acısı, böyle giderilmek istenmiş olabilir. Doğal olarak, ülke adına çok önemli bir gelişme, bir değişim ve aşamaya hiç kimse kayıtsız kalamaz. Ama önce insanca ve sağlıklı bir yaşam, sonra da, gücümüz yettiği kadar sosyal faaliyetler aranır sürekli. Bunlar sağlanamıyorsa, işte böyle milyonlarca dolarlık uzay seyahatlerinin ardından, bundan başka bir cümle kurmak da olası değildir.

Karadeniz insanı ülkemizin en esprili topluluğunu oluşturur her daim.

Yıllar önce anlatılan bir fıkrada, yükseğe çıkan bir Karadenizlinin “Kaz uçar da lâz uçmaz mı ?” esprisi ile kendini boşluğa bırakması, fıkra mıydı, yoksa gerçek mi bilemedim ama, bu cümle hep kullanılırdı o eski dönemlerde…

Mizahın ne izahı olur ne de sınırı

Bu gün,  güzel bir olayın mizahi yönünü de ortaya çıkaran bir gelişmeyi aktardım. Ama benzerleri her daim oluyor bu tür olayların. Hemen aktarayım…

Geçtiğimiz günlerde bilmem gördünüz mü, KORKUSUZ gazetesinde ilginç bir karikatür vardı. Vatandaş mı, politikacı mı bilinmez,  enkaza doğru eğilmiş altındakilere sesleniyordu:

“Oyunu bizim partiye veren var mııı?

 Sayın Cumhurbaşkanı’nın AKP Genel Başkanı olarak “Genel idare ile, yerel idare birlikte uyum içinde olmaz ise, oraya bir şey gelmez…”  cümlesini kurmuştu ya,  galiba ona bir gönderme olsa gerek bu karikatür.

Petrolü bulan adam eve döndü!

Her seçim öncesi doğalgaz ve petrol bulan müdürü evine göndermiş ülke yönetimi.TPAO Genel Müdürü  Melih Han Bilgin imiş bu muhterem zat. “Emekli ol” demişler o da olmuş. Demek ki bu yerel seçim için, bilgisi ve nefesi petrol bulmaya yetmedi ki, böyle bir öneride bulunmuşlar! O da sanki “Bulduklarım yetmez mi?” diye düşündü herhalde bir şey demeden evine çekilmiş.

Satılık camili zeytinlik

Bir de hem dünyaya, hem de ahrete faydalı bir satış ilanı gözüme çarptı.

Şehrimizin Orhangazi ilçesinde bir mülk sahibi, zeytinliğini satışa çıkarmış. Sıradan görünse de aslında önemli  bir haber. Acaba neden zeytin gibi değerli bir ürünün alındığı toprak satılır, o da ayrı bir konu. Bu satışın ilginç  ve biraz da mizahi olan tarafı çok daha farklı. Zeytinlik içinde bir de cami varmış ve o da toprak ile birlikte satışa konmuş. Bir cami, nasıl olur da şahsa ait olur onu bir türlü anlamlandıramadım. Bence bu alanı satın almak Diyanet İşleri Başkanlığı’na yakışır. Hem ticaret, hem diyanet yan yana olacak.!  “Bundan iyisi Malatya’da kayısı” demek geldi içimden…Seçimdi, geçimdi, hastanede randevuydu gibi sıkıcı konuların yanı sıra, arada bir ücretsiz biçimde mizahtan tatmak besleyici olacak diye düşünüyorum. Bilmem katılır mısınız ?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.