Hava Durumu

Bursa’nın Seçimi

Yazının Giriş Tarihi: 06.04.2023 14:12
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.04.2023 14:12

Sevgili okurlar, bu günden itibaren 14 Mayıs Seçimi’ne kadar, Türkiye ve Bursa’nın,1950 yılındaki  ilk çok partili demokratik seçiminden günümüze kadar, iktidarın el değiştirdiği her sandık gününün öyküsünü bu satırlarda bulacaksınız. Yaklaşık dokuz yıl önce titiz bir araştırma ile kaleme aldığım “Bursa’nın Seçimi” çalışmamdan önemli bir bölümü izleniminize sunacağım.

Yıl 1946 çok partili ilk seçimler ve Bursa

İkinci Dünya savaşının ardından batıda hız kazanan demokratikleşme eğilimi ile, Türkiye Cumhuriyeti'nin, Avrupa'da kendine yer edinebilmesi için, çok partili demokrasiye geçme seçeneğinden başka yolu kalmamıştı Ayrıca, ekonomik sıkıntıların yaşanması Türkiye'yi çok partili siyasal yaşama geçmeye zorlayan etkenler arasındaydı. İsmet İnönü’nün devletçilik üzerine kurulu ekonomi politikasını sürekli eleştiren, Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın, 1930 yılında kısa süre içinde sağladığı olağanüstü başarı, Hükümet’in izlemekte olduğu ekonomik politikanın yarattığı sıkıntıyı açıkça gösteriyordu.

Bu gelişmelerin ardından1946 yılında Celal Bayar başkanlığında, Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılan bir grup tarafından Demokrat Parti kuruldu. Bursa'da giderek daha güçlenen yerel unsurlarla birlikte siyası yapı hareketlenmeye başladı. Bursa, Dr. Haydar Ömer Onur başkanlığında Demokrat Parti'nin ilk örgütlendiği illerden biriydi. Aynı tarihlerde CHP bursa il başkanlığını Merinos Fabrikası Müdürü Durmuş Erginsoy yürütmekteydi. Devlet kurumlarıyla CHP ilişkisinin en tipik örneği buydu. Demokrat Parti’nin, Bursa'da aktif şekilde siyasette yer almasıyla siyaset kazanı iyice kaynamaya başladı. 26 Mayıs 1946 tarihinde gerçekleştirilen, ikinci çok partili yerel seçimde itirazlara rağmen, CHP yine birinci ve oy oranı yüzde 54.65, DP’nin ise yüzde 45.35 oldu. 

Çok partili ilk genel seçim ve tartışmalar

21 Temmuz 1946 tarihinde yapılması planlanan milletvekili genel seçimleri öncesinde, 5 Haziran'da Milletvekili Seçim Yasası değiştirildi ama Türkiye Cumhuriyetinin ilk çok partili genel seçimi yine de adli denetim dışında, açık oy, gizli sayım ve çoğunluk sistemi esasına göre yapılacaktı. Her 40 bin yurttaş için bir milletvekili seçilirken, bir ilin nüfusunun 40 binin altında olması halinde ona bir milletvekilliği verilecekti. 21Temmuz 1946 günü, CHP ve DP'nin katılımıyla, Cumhuriyet tarihinin çok partili ilk genel seçimi gerçekleşti.

28 Ekim 1945 günü kurulan Milli Kalkınma Partisi bu seçime katılmadı. Seçimlerin sonucunda CHP yüzde 85 oy oranı ve 395 milletvekilliği kazandı. Demokrat Parti’nin oy oranı yüzde 13 olarak gerçekleşti ve 66 milletvekili çıkardı. 4 milletvekili de bağımsız olarak TBMM’deki yerini aldı. Bursa'nın 12 milletvekilliğini de CHP kazandı. Zehra Budunç, Muhittin Baha Pars, Mustafa Fehmi Gerçeker, Ahmet Münir Erhan, Aziz Duru, M. Talat Simer, Atıf Akgüç, Fahri Bük, Abdurrahman Konuk, Faik Yılmazipek, Cemil Öz ve Sadık Tahsin Arsal CHP'den Meclis'e giren isimlerdi... Genelde alınan sonuçlarla, Bursa'daki farklılık göstermiyordu. CHP’nin, oyların gizli sayımı sırasında "hileye başvurduğu" iddiaları Türkiye genelinde olduğu gibi Bursa'da da yankı bulurken 27 Temmuz 1946'da 10 bin kişinin katıldığı bir açık hava toplantısı gerçekleştirildi. Tartışmalı genel seçimin ardından 5 Ağustos 1946 tarihinde cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü 1. turda 388 oyla tekrar cumhurbaşkanlığa seçildi. Öte yandan, Bursa milletvekili Sadık Tahsin Arsal'ın ölümü üzerine 1949 yılında yapılan ara seçimde CHP'den Muhlis Erkmen de milletvekili olarak TBMM’ne girdi.

Yıl 1950 “Yeter Söz Milletin” diyen DP İktidar oldu

Demokrat Parti programını iki esas etrafında şekillendirmişti: Liberalizm ve Demokrasi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin ekonomi politikası olan devletçiliğin aksadığı yönler vurgulanarak CHP'ye karşı çıkılmaktaydı. Bozuk olan ekonomi nedeniyle dış ödemeler dengesinin bozulması sonucu 7 Eylül 1946'da Türk Lirası'nın değeri düşürüldü. Yani devalüasyon yapıldı. Bu olay DP'ye daha çok prim kazandırdı ve iktidarın güç yitirmesine neden oldu. 7 Ocak 1947 tarihinde, DP ilk kurultayını yaptı. Bu toplantıda özgürlük ve demokrasi arzuları bir defa daha vurgulanırken bunları içeren Hürriyet Misakı kabul edildi. Bu arada, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile Demokrat Parti Genel Başkanı Celâl Bayar arasında bir dizi görüşme yapıldı ve  İnönü "12 Temmuz Beyannamesi"ni yayınladı. Beyannamede, siyasal partilerin Türk demokrasisinin vazgeçilmez unsurları olduğu vurguladı. Başbakan Recep Peker ayrıldı ve yerine Hasan Saka getirildi. DP içerisinde bu yumuşama ve iktidarla düzeltilen ilişkiler tepki çekti ve bir grup partiden ayrıldı ve Fevzi Çakmak, Yusuf Hikmet Bayur, Kenan Öner, Osman Bölükbaşı, Sadık Aldoğan ve Yusuf Kemal Tengirşek, 20 Temmuz 1948'de Millet Partisi'ni kurdu. DP, 17 Ekim 1948’deki  ara seçimlere,  sandığa güven duymadığı için MP ile birlikte katılmadı. 16 Ekim 1949 ara seçimlerinde de bu tavrını sürdürdü. Öte yandan 16 Şubat 1950'de gizli oy, açık tasnif ve yargı denetimini kabul eden, Yargıtay ve Danıştay üyelerinden oluşan bir Yüksek Seçim Kurulu'nu öngören Seçim Yasası kabul edildi. Bu şartlar altında Türkiye, tarihinin ilk demokratik nitelikli 14 Mayıs 1950 seçimlerine gitti. Bu seçimlerde ilk defa "gizli oy, açık tasnif" sistemi uygulandı. CHP ve DP ülke genelinde seçimlere katılırken, MP sadece 22 ilde aday gösterdi. Milli Kalkınma Partisi ise sadece İstanbul'da seçimlere katıldı. Seçime katılım oranı yüzde 89,3 gibi çok yüksek bir düzeyde gerçekleşti. Celal Bayar’ın Genel Başkan olduğu Demokrat Parti, oyların yüzde 52.67 sini alarak 415 milletvekili çıkardı. Cumhuriyet Halk Partisi ise yüzde 39.45 oy oranı ile sadece 69 milletvekilliği elde edebildi. Seçim sonucu Türkiye için adeta kırılma noktası oldu. Bu tarihi seçim, Türkiye'de 27 yıllık tek parti devrini sona erdiriyordu. 1923'ten beri tek başına ülkeyi idare eden Cumhuriyet Halk Partisi, iktidarı halk oyu ile Demokrat Parti'ye devredecekti. Mustafa Kemal Atatürk'ten sonra 11,5 yıl cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan İsmet İnönü artık ana muhalefet lideriydi. 22 Mayıs 1950 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Refik Koraltan TBMM başkanlığına seçildi. Ardından yapılan cumhurbaşkanlığı oylamasında DP Genel Başkanı ve  İzmir milletvekili Celâl Bayar 453 milletvekilinin katıldığı oylamada 387 oy alarak Türkiye Cumhuriyeti'nin üçüncü cumhurbaşkanı oldu. Hükümeti kurmakla DP Aydın Milletvekili Adnan Menderes görevlendirildi. Aynı gün Menderes, kendisinin ilk, cumhuriyet'in 19. Hükümeti’ni kurdu. 2 Haziran'da güvenoyu aldı.               9 Haziran 1950'de DP Genel İdare Kurulu, Adnan Menderes'i genel başkanlığa seçti. Dünyada belki çok nadir görülen bir olay gerçekleşmişti. Uzun yıllar boyu ülkeyi kendi otoritesi ile yöneten iktidar, tamamen serbest, hür, kansız ve hilesiz bir seçim ile yerini bir başka partiye bırakmıştı. Bu yüzden 1950 seçimleri, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde "Beyaz Devrim" olarak da adlandırıldı. Hükümet programında "devri sabık" yapılmayacağı belirtilerek, 27 yıllık dönemin hesabının sorulmayacağı açıklandı. Ancak DP'nin yasal anlamda ilk çalışması Arapça ezan yasağını kaldırmak oldu. Radyoda dini yayınlar yapılması ve mevlit yayınlanması üzerindeki yasaklar da kaldırıldı.

Bu seçimin Bursa’daki sonuçlarına gelince…

1950 yılı başlarında  Demokrat Parti, Bursa'daki örgütlenmelerini büyük ölçüde tamamlamıştı...1946 yılında kurucu il başkanı olan Dr. Ömer Onur, bir süre sonra yerini Sadettin Karacabey'e bıraktı.1950 yılında yapılan il kongresinde ise  Hayri Terzioğlu, 27 Mayıs 1960 tarihine kadar sürdüreceği bu önemli görevi devraldı. DP, bu defa Türkiye genelinde olduğu gibi Bursa'da da oyların büyük bir bölümünü aldı...Yükselen değer Demokrat Parti 14 Mayıs öncesini ve seçim gününü coşkuyla yaşadı. O dönemin genç sendikacısı, sonraki yılların DP Bursa milletvekili  Recep Kırım, yıllar sonra o döneme atıfta bulunurken, zaferi kazananın Demokrat Parti değil de adeta Bursa olduğunu vurguluyordu.Bunun bir gerekçesi de vardı Kırım’a göre…Demokrat Parti'nin yükselişinin simgesi "Yeter söz milletindir" sloganına en büyük destek Bursa'dan gelmişti çünkü… 257 bin 205 kayıtlı seçmeni olan Bursa'da, seçime katılım, yüzde 92.2 gibi oldukça yüksek bir oranda gerçekleşirken,  CHP  97 bin 532 oyla yüzde 41.1'lik bir sonuç elde etti. Buna karşın DP 138 bin 445 oyla yüzde 58.1 oy oranına ulaştı. Bursa'daki 12 milletvekilliğini de Demokrat Parti kazandı. Ali Canip Yöntem, Raif Aybar, Selim Ragıp Emeç, Halil Ayan, Agâh Erozan, Selim Hermek, Hulusi Köymen, Sadettin Karacabey, Necdet Yılmaz, Mithat San ve Haluk Şaman milletvekili oldular.

SONUÇ:

1950 seçiminin en önemli özelliği, o günleri yaşayanların da belirttiği gibi, sandıktan çıkan muhalefet partisine İktidar koltuğu, demokrasi gereği kansız ve olaysız biçimde devredilmesiydi. Bunun dışında bir gerçek daha vardı. Uzun süreli iktidar olan partiler, yıpranmaya ve görevi devretmeye mahkumdu.

NOT: Gelecek hafta 1957 Seçimi, 27 Mayıs İhtilali ve 1961 Seçimi ...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.