Hava Durumu

Bursa’nın vizyonu ve geleceği için işbirliği zamanı

Yazının Giriş Tarihi: 06.05.2024 14:32
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.05.2024 14:32

Sürekli eleştirdiğim bir konu var. Bazen makalelerimde belirtiyorum.

 Bursa, sanki üzerine ölü toprağı sepilmiş gibi, sessiz ve derin bir uyku içinde… Deprem tehlikesi başta olmak üzere, çarpık yapılaşmanın önlenmesi, kente hareket kazandıracak projeler üretilmesi, uzun yıllardan beri atıl kalınmış bu hali değiştirebilir. Yerel seçimin sonuçlarından sonra, sanki dipten bir dalga gelmeye başladı. Daha önce belirttiğim gibi, kent anayasası kabul edilen ve geleceğini belirleyen “Çevre Düzeni Planı” bitirilmediği gibi, belirlenen  zamanını da oldukça geçti. Bahsettiğim, düşünülen ve hatta yapılması çok gerekli olan 2020-2040 Çevre Düzeni Planı henüz ortaya çıkmadı/çıkamadı. Çünkü bir yıl önce de dile getirdiğim bu konuya dair, bazı oda başkanlarından aldığım bilgiye göre, bir takım çekinceler konmuş ve bu sorunlar giderilemediği için plan imzalanmamış ve uygulamaya geçememiş. İşin teknik boyutunu bilemem.

Ama akademik odalardan bazılarının çekince koyması, üzerinde durulması gereken bir konu. 2020-2040 planını sıkça eski belediye başkanlarımızdan Erdem Saker’den duyardım. Birkaç günden beri de, İMO Bursa Şubesi Başkanı Serdar Atilla Erdem de bu konuyu gündeme getiren bir açıklama yapmış. İMO eski başkanlarından ve de bir dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adaylarından Necati Şahin de genç meslektaşına destek olmuş ve buna dair açıklamayı bana da göndermiş. Aslında konuyu, yerel seçim öncesi gazetemiz Yeni Marmara’da konuk olan İYİ Parti Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Selçuk Türkoğlu’na bir soru yönelterek açmıştım. O da çevre düzeni planını öneminden, kesinlikle bir an önce yürürlüğü girmesinden yana olduğunu belirtmişti. Şu anda ADD Bursa Şube Başkanı olan ve geçmişte CHP Bursa İl Başkanlığı yapan, bir dönem Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Gürhan Akdoğan da konunun ciddiyetine dikkat çekmiş. Yani, uzun sözün kısası, benim hissettiğim, Bursa’ da uzun yıllardan  sonra bir konsensüs havası, işbirliği ve ortak akıl yönünde bir eğilim de başlamış, hem de  bu sebeple…Bu iklimin iyi değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Şunu da belirteyim; Mustafa Bozbey Büyükşehir Belediye Başkanı ama, Belediye Meclisi’nde çoğunluk AKP ve diğer muhaliflerde… Buna karşın AKP’den yine seçilen ve Büyükşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı da olan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ile uyum içinde çalışılabilecek anlamında sözler sarf etmişti. Yani özetle; Son sözü Bozbey söyleyecek olsa da, bundan önce bir çalıştay yapılarak, konunun uzmanları, eski başkanlar ve ilgili kuruluşlar akademik odaların ilgili birimleri ile birlikte bir sonuca varılabilir umudu taşıyorum. Sadece Bursa Ovası’nın kurtarılması değil, bu kadim kente, “yenilenecek bir kimlik” ile vizyon kazandıracak yenilikler de ortaya konmalı. Örneğin Uludağ’ın Alan Başkanlığı patronluğundaki belirsiz geleceği için de kafa yormalı bu grubun içinde yer alabilecek deneyimli isimler. Yani Bursa’nın üzerindeki uzun yılların suskunluğunu giderecek yenilikler gündeme gelmeli diyorum. Benim umudum bu yönde… Bu öneri ve dileklerimden sonra, size başımdan geçen ve bu konulara çok uygun bir anıyı paylaşmak isterim.

Tavgaç ve Demirel’in  kümes örneği!

Yıllar önce bir belgesel çalışmam sırasında konuştuğum 1977 seçiminde Bursa Belediye Başkanı olarak seçilen İsmet Tavgaç, bu gün de bilinen ve örnek gösterilecek bir girişim olarak değerlendirilen “Ova Koruma Protokolü” yaparak, yürürlüğe koymuş. Amaç kaçak yapılaşmayı, o günkü adı ile gecekondu yapımının önüne geçmekmiş doğal olarak. Ama bunun önü alınamıyormuş bir türlü. Çünkü bir gecede derme çatma evler bitiriliyor ve camlara perde çekilerek, oturuluyor izlenimi veriliyordu o dönemde…

Ben de tanığım bu gelişmelere... Başkan Tavgaç ne yapsın, kendisine de duyurulan, elektrik ve su bağlantısı taleplerini geri çeviriyor. Ama bu durum Başbakan Süleyman Demirel’e kadar gidiyor nasıl oluyorsa ! Demirel bunun üzerine yakın çevresine diyor ki “ Bazı girişimciler, tavuk kümesin bileaydınlatıyor, bizim başkan evlere bile bağlantı yapmıyor.” Cümle bu kadar mı bilemiyorum. Ama bu sözler Başkan İsmet Tavgaç’a iletiliyor. O da bunun üzerine talimatı veriyor ve “bağlayın” diyor ister istemez. Üstelik söz konusu bölge bu günün en riskli alanları depremsellik açısından…Yakındığı kadar yok mu Tavgaç’ın ? İşin içine siyaset girdi mi, kural-kaide tanınmıyor ! Günümüzde de böyle bir durum ile karşılaşılır mı diyeceğim, diyemiyorum!!!  Bu tür yasal olmayan girişimler koskoca oteller, gökdelen gibi apartmanlar için bile denetimsizlik geçerli.Deprem bölgesinde hepsinin örnekleri verildi çünkü… Ama sistem farklı. İş Güvenliği ve Sağlığı uzmanları denetçi konumunda ve ücretlerini yüklenici yükleniyor ! Planları, kat yüksekliğini de yerel yönetimlerin ilgili birimleri onaylıyor ama ne kadar sağlıklı ? 6 Şubat depreminde  bu örnekler sergilenmedi mi ? Sonuç; tutuklanan  bir kamu görevlisi bile duymadık. Rahmetli Tavgaç bu gün hayatta olsaldı acaba ne derdi bu duruma?

 

 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.