Hava Durumu

Çukur kahve kanal değiştiriyor !

Yazının Giriş Tarihi: 11.04.2023 17:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 11.04.2023 17:50

Önceki akşam yine iftar sonrası uğradım çukur kahveye…

Camiye gidenlerin dışında yedi-sekiz kişi, bir içeri bir dışarı yer değiştirip duruyordu. Meğer içeride haber kanalı tartışması yaşanmış. Kahvelerde doğal olarak televizyon yetkilisi ocakçı olur. Çukur kahve bunun dışındadır.

Memur Hasan gelir, İktidar’a hitap eden haber kanalını açtırır, bu ekrana karşı da olmadıkları halde marangoz Turan veya müzisyen Haldun, gıcıklık olsun diye muhalefetin sesini duyuran o iki üç TV için talepte bulunur.Ve tartışma böyle başlar. İftar  sonrası yeterli enerjiyi alan ve kahveye kapağı atanlar da genelde teravihten kaçanlardır. İşte o fırsatta “münafık” yorumcuların propaganda yaptığı muhalif kanalların birinin açık olduğu bir ana denk geldim. Önce şaşırdım ve etrafı şöyle bir süzdüm. Çok konuklu bir tartışma programıydı.

Bir iki kişi hafifçe yerinden doğrulup ortaya laf atarak “kanalı değiştirsek mi?” gibi bir istekte bulunmak istedi ama, cevap veren olmadı. Bu istek bir daha tekrarlanınca Haldun alaycı bir gülümseme ile “heheeee, artık bu kanallar izlenecek kardeşim, mühür kimdeyse Süleyman odur. Aman ha rahmetli Süleyman Demirel değil, kıssadaki Süleyman bu.

Yani ülkeyi kim yönetiyosa o adam.”

Önce derin bir sessizlik ve daha cesur olan dağlı Orhan gür bir sesle “Ne oldu be, daha seçim olmad, şimdiden kazanmış gibi gonuşuyonuz. Hele bi gazanın da ondan sora görüşürüz. Siz kim, kanalı değiştirmek kim. Oğuz gelsin bak neler söylicek.” Tam o sırada kahveci Oğuz, tabandan oldukça yüksekteki kapıdan şöyle bir içeriyi süzdü ve tartışmayı anlamaya çalıştı. Ama nafile, her zamanki gibi  yine bir şey anlamadı. Genç garsona seslendi Fuat bana bi soda ver gülüm.” Sonra da dışarıya oturdu. Demek ki, içerideki tartışma, ya ona önceden söylenmiş, ya da sesleri duymuştu. Tam o sırada mahalle muhtarı Adem, pek de uğramadığı kahvenin kapısından önce müşterilere baktı, sonra da içeriye doğru hafifçe eğilerek selam verdi.Her  zaman olduğu gibi takım elbiseli kravatlı giyimi ile ciddiyet ve resmiyet içinde çay istedi ve dışarıya oturdu. İçeride mırıltılar başladı hemen… Minibüs şoförü İdris en küçük tondan “Ha bu muhtar var ya, her zaman belediyede göriyrum. Bir odaya giriy, diğerinden çıkıy…Sanki memur. Sonra burayı geliy herkese tepeden bakıyy…”  Marangoz Turan sözü yere düşürmeden devreye girdi. Hem de gür bir sesle  “Görcem ben bize tepeden bakanları seçimden sona kuyruğu kıstırıp kaçcak delik arıcaklar. Onların devri bitiyo olum.” Ortam yavaş yavaş kızışırken, Oğuz içeri girdi ve televizyonun sesini yükseltti. Aman o da ne, münafık kanaldaki konu, bir cemaat liderinin kızının 9 yaşında evlendirilmesi ve de tutuklu sakallı adamların mahkemedeki görüntüsü ekranda…Kısa süren bir şaşkınlık anı ve sonra da kahveye sonradan giren Haldun, “Aga bunlar kızılbaş mı?” Bereket kimse ne dediğini anlamadı. Yine kısa süren sessizlik ve kahveci Oğuz’un kısık sesi devrede “ kim açtı bu kanalı be..Hee…” Turan devrede “Senin haberin yok biz seçimi erkene aldık ve kazandık. Bundan sonra bu kanal izlenecek.”

İşte böyle dostlar…Buna tam olarak anarşi denir! Homurtular, hafif seslerle de olsa küfürler ve de “estağfuğrullah” sesleri hakim oluverdi  küçücük mekana… Memur Adnan bu sırada yönetimi eline aldı ve “Arkadaşlar, böyle yaparsak burada huzur kalmaz. Herkesingörüşü kendine. Aman birbirimizi tahrik etmeyelim. İnançları ile oynamayalım bu ramazan akşamında.”  Doğru söz ne denir ki, kimseden ters bir söz çıkmadı bereket. Hemen  bildik çözüm devreye girdi ve yine sigara molası, yine tartışmanın içinden bir U dönüşü daha… Aslında hepsi iyi, evine bağlı, kendine göre inancı ve siyasi tercihi olan insanlar. Zaten dört beş yıldan beri sorunlar, herkes kadar onları da limon gibi sıkıp duruyor. Yahu ben de şaşırdım, limon dedim. Yine pahalılık aklıma geldi. Bereket içimden söylemiştim. Ortalık süt liman ve  bir iki masa oyundayken,    bu kez kahveye hiç uğramayan biri, uzun boyunu kıstı ve kapıdan zorla girerken yüksek sesle selam verdi. Selam alındı alınmasına da, kimse bu şahsa bakmadan önüne döndü. Aslında kahvenin bulunduğu bloğun hemen elli metre ötesinde oturuyor Suat abi… Ama kahveye gelmez, gelse de dışarıda oturur ve birkaç kişi ile sohbet eder. Yüksek sesle konuşur ve her konuda muhalif tavrını gösterir. Bunları düşünürken aniden bana doğru döndü. “ İsmail ne haber gülüm, hiç görünmüyosun mahallede.”

Piyango bana çıkmıştı ama, bir büyüğe sırt çevirmek olmazdı. Yanına bir küçük sandalye çekerek oturdum mecburen. Ters bir şey söylemesin diye içimden dua ediyorum ama nafile, daha ilk cümleden patlattı bombayı. “Sen daha iyi bilirsin, televizyonda duydum, bazı pazarlarda soğan otuz  liraya kadar çıkmış. Kılıçdaroğlu da böyle giderse yüz lira bile olur diyodu, doğru mu napacaz?”

Konuyu geçiştirsem beni dinlemez, yine aynı yere döner biliyorum. Hemen aklıma bir cinlik geldi. “Suat abi, soğanı bırak bi kenara, sen esas paraya,       bir liralara bak. Demiri değerinden daha pahalı olduğu için gramajını düşürmüşler fırıncıların ekmeğe yaptığı gibi…” dedim ve sustum. Galiba anlamamıştı, suskun kaldı önce. “Ne demek şimdi bu ?” Elime düşmüştü, başka konuya geçemezdi artık, hemen cevapladım. “Suat abi, geçenlerde bizim apartman görevlisinin iki eline birer lira verdim. Tartmasını istedim. Biraz düşündü ve sağ elimdeki daha hafif  dedi tereddütsüz. İyi güzel de ben ona bunun hakkında bir şey söylemedim, nasıl anladı diye düşünmeye başladım. Gerçekten de biri daha hafifti. Küçük bir araştırma ile sonuca ulaştım. Eski bir liralar 8 gramdan biraz fazlaymış. Darphane şimdi 6 gramı geçen ağırlıkta basıyormuş yeni bir liraları.”

Suat abi düşündü, taşında ve ikimize çay söyledi. Sonra da ekrana takıldı kaldı. Ben de fırsattan istifade herkesle vedalaştım kendimi dışarı attım. Bir daha uğradığımda, bana bu konu sorulacak, adım gibi biliyorum. Onun için işin aslını öğrenmem lazım. Öğrenince sizi de bilgilendiririm söz.

HAPŞIRIK:

Temel’e sormuşlar; küçük kıyamet deprem, ya  büyüğü nedir? Demiş seçim…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.