Hava Durumu

Çukur kahve seçimin şifresini çözdü !

Yazının Giriş Tarihi: 03.04.2024 12:20
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.04.2024 12:20

Ramazanın son günlerinin yaklaştığı ve de sürpriz sonuçlu bir seçimin yaşandığı günlerin ardından bizim kahveye uğramamak olmazdı. Önceki akşam şöyle bir uğrayıverdim. Oruç tutanları hemen tespit ettim. Çünkü, çay bardakları hemen boşalıyordu. Hararet yüksekti. Ben de bunun esprisini yaparak bir yere oturmak istedim. “Galiba hararetiniz çok yüksek, bakıyorum paraya kıyıyor ve üst üste bardak boşaltıyorsunuz…” Sözüm yeni bitmişti ki, arkamdan gelen bir tanıdık ses “Bizim hararetimiz oruçtan değil, seçimden oğlum…” Evet ses bildik birine aitti, döndüm arkamı ve pirimiz ender abi ile göz göze geldim. Yanına oturmaya çağırdı, ben de hemen tünedim…Kısa bir hoş-beşten sonra, soruyu yapıştırdım Ender abiye  “Lütfen doğruyu söyle, şaka yapmadan anlat AKP seçimi neden kaybetti sence? ” Hafifçe bir tebessüm ve şeytani bir yüz ile konuya girdi. “Şimdi bi şey söylerim gülersiniz ama gerçek…Bu işte Rus parmağı var gibi !” Şok geçirdik hepimiz. Himmet abinin bile ağzı açık kaldı. Memur Orhan şaşırır gibi oldu ama belli etmedi.Delikanlı Tahir hiç tepki vermedi… Sinsice kulağıma fısıldayan marangoz Turan “ Bunamış galiba…Yüz yıl geçti gene Rus parmağı diyo.”

İki ateş arasında kalmıştım, biraz düşündüm ve söze girdim. “Ender abi neden yapsın Ruslar, Erdoğan ile Putin iyi arkadaş. Putin kazandığında Erdoğan da kazanıyodu, bu defa yönü şaştı sandıkta…Rusya neden bize bunu yapsın?”

Cevap gecikmedi…”Oğlum, Ruslar bize ucuz petrol satıyomuş, onun parası bile ödenmemiş. Adam nspsın,onun savaşı dipten mipten devam ediyo… Bizimkinin azıcık kulağını çekmiş demek ki…” Bu sözlere kimse rağbet etmedi ve Tayfun sırıtarak “Ender abi ben çocukken Rus parmağı diyodun, baba oldum, nerdeyse torunum olcak, sen gene Rus diyon.” Ender abi gözlüğünü düzeltti ve “Bu söylediğim küçük bi sebep. Asıl konu… ulan hiç mi gaste okumuyonuz, esas mesele İsveç’in NATO’ya alınmasına geçit vermesi Erdoğan’ın… Duymadınız mı, Amerika’nın bunak başkanı var ya Baydın mı, Badem mi nedir, bizimkini Mayıs ayı içinde davet etmiş sarayına…Bu az şey mi Putin için…Çekiverdi altından darağacı sehpasını, bizimkini oturtuverdi yere… Asıl şimdi görün zamları, hepimizin burnundan getircek.” Bu sözlere karşın küçücük mekanda gürültü kopar gibi oldu…”Yooo, o kadarı da fazla , yapamaz bi şey” sözleri havada uçuştu.  O ana kadar hiç sesini çıkarmayan ve Ender abiyi fazla tanımayan  Nedim usta “Amca, bizim gibi genç de olsa emekli olanları, yaşlılarımızı hiç hesaba katmadın mı, herkes boğazına bir lokma, peynir, biraz et ve meyve girsin diye, neredeyse ekmek bile yemiycek duruma geldi. İktidara oy verenler bil bu defe kızgınlıkla başka partilere oy attı.Bazısı sandığa bile gitmedi. Yani bence emekliler belirlerdi bu sonucu…” Ender abi etrafa göz gezdirdi ve “Emekli olmayan var mı içinizde?” İnanır mısınız hiç ses çıkmadı kahveden. Sonra Nedim’e döndü ve “Evlat ben seni çıkaramadım ama doğru söylüyon, bizimkiler emeklinin gücünü bilmiyo ki, kimse ses çıkarmadı senden başka, aferin benden on numara sana…” Gülüşmeler ve kahveci Oğuz’un talimatı ile çaylar tazelendi. Bu muhabbetten sıkılan şair Mikail, Ender abiye dönerek “ Ender Amca, sen burayı çalıştırırken, kağıttan bilet yaptırmışsın koçan gibi… Bunu alanlar koparıp koparıp çay parasını ödüyomuş, çok tutmuş muydu o zaman?”  Konu başlangıçta geçimden, seçime gitmişti ama Mikail, bambaşka bir yere yöneltiverdi ortamı…Ender abi gülümsedi ve “O zamanda çok kazanmıyodu arkadaşlarımız, ben de öyle…Veresiye yazmak yerine bunu buldum, ilgi çekti. Bir de zam yaparken zorlanmayayım diye, mahalleliyi otobüsle geziye götürürdüm. Organizasyonu ben yapardım. Kahve dolu olduğunda genelde gece yola çıkardık, hareketten önce kapıya gelirdim ve içeriye bakarak ‘Çayı 50 kuruş yaptım’ der koşarak otobüse binerdim. Bu saflar da arkamdan bakıp kalırdı! Zammın bile raconu vardı. Şimdi ne raconu kaldı, ne de insafı… Herkes kafasına göre  fiyat belirliyomuş, devlet zaten hiç karışmıyomuş. İşte sonunda buraya geldik ve AKP küme düştü.” Ortalık biraz yumuşamıştı ve gülüşmeler başladı, Ender abiye olan ilgi de ikiye katlandı.Karşılıklı atışmaları, konuşmaları sessizce dinleyen delikanlı Tahir girdi bu kez söze…Herkes sustu ona doğru çevrildi dikkatler… “Ender aga, CHP en son galiba 1977 yılında Bursa’da kazanmış. O zaman sonucu ne belirlemiş ki, sen unutmazsın.” Ender abi durdu, etrafı gözden geçirdi, bastonu kenara bıraktı ve söze girdi. “Hatırlayın yaşı yeten gençler, Bursa’da su sıkıntısı vardı. Sürekli ovada kuyu açıyodu belediye…Tavgaç zamanı o zaman, karşısında da Mustafa Eroğlu aday…Eroğlu’nun yanındakiler hangi mahalleye gitseler, önce hepsi birden tıssss diye susuzluğu hatırlatıyomuş millete…Ama bu değişiklik için yetmezdi zaten. O zaman Ecevit Erbakan’la Kıbrıs’ta zafer kazandı. Millet bunu unutur mu, onun için oy verdi CHP ye…Ama bu dönem de uzun sürmedi…Rus mu Amerika’mı bilmem biri yine parmağını soktu Türkiye’ye …Gençler ellerine tutuşturulan aynı silahlarla birbirini vurdu. Sonunda bir askeri darbe, veleddalin amin…Yeter bu kadar tarih dersi, biri bana kahve söylesin artık. “Gülüşmeler arasında kahveler, çaylar, parası falan düşünülmeden içildi, Ender abi de bir minübüse bindirilerek eve uğurlandı. Ardından herkes yuvasına çekildi. Bana da renkli bir akşam sonunda eve dönmek farz oldu.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.