Hava Durumu

Çukur kahvede işe giriş sınavı!

Yazının Giriş Tarihi: 15.05.2024 15:16
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.05.2024 15:16

Yaklaşık 60 yıllık arkadaşlarımın olduğu eski mahalleme yine yolum düştü. Bir resmi kurumda işim vardı ama, öğle paydosuna denk geldi. Ben de bu arayı değerlendirmek için bizim çukur kahveye uğramak istedim. Çoğu emekli olan bizden sonraki kuşaktan birkaç kişi gazete okuyordu. Bunlardan biri de komik Tayfun’du. İlk anda beni fark etmedi, gazete taraması bitince bana dönerek sordu. “Abi sizin zamanınızda iş ararken neleri sorarlardı ?” Önce duraksadım, çünkü mülakat yapılan bir iş için hiç başvurum olmamıştı. Ben de politikacılar gibi soruya soru ile yanıt vermeyi tercih ettim ve “ Neden sordun Tayfun ?” Gülümsedi sonra da devam etti… “Bir süreden beri bizim oğlan iş arıyo, bu nedenle gazetelerdeki iş ilanlarına falan bakıyo. Ama aslında dedesi gibi o da öğretmen oldu ama atanamadı. Oğlanın bu durumunu düşünürken, gözüm bir gazete haberine takıldı. Demiryolları’nda işe alma mı, görevdekilerin sınıf atlaması sınavı mı, şimdi unuttum…İşte o sınavda acayip sorular sormuşlar. Mesela ‘penisilin kaç yılında bulundu?’ Acayip değil mi ? Şimdi bizim oğlana da, mülakatta ‘söyle bakalım Türkiye’nin ilk gol kralı kimdir’ deseler ne yapar? Çocuğun futbolla ilgisi yok ki…” Bu cümleleri duyunca, içerideki birkaç kişinin de dikkati bizim üzerimize çevrildi. O sırada delikanlı Tahir içeri girmiş, önce göremedim, selam verince farkına vardım.

O anda Tayfun birden Tahir’e dönerek  “Abi sen fabrikaya girerken ne sormuşlardı mülakatta? “ O da şaşırdı, hatırlamaya çalışırken Tayfun ikinci soruya gelmişti bile… “Abi bak tam sana göre soru,…Demiryolu sınavında terfi alacak birine ‘Müslüman olduktan sonra ‘Malik Abdülaziz’ adını alan boksör kimdir?”demişlerTahir durakladı, sonra suratı asıldı, tam öfkelenecek yine  kendini tuttu… “Oğlum trenle boksörün ne alakası var. Ben boksla çok ilgilendim ama, bu heriflerin sorduğu soruya cevap veremezdim…

Ben bunların…” Tayfun “Aman abi, lütfen kızma…Başka soru sormaycam sana…” deyince sakinleşti Tahir…

O sırada şair Mikail içeri girmiş bizi seyrediyormuş. Her zamanki gibi gülerek konuşmaya başladı. “Bunlar öğretmen adaylarına da acayip soruları soruyomuş…Maksat, onların sınavı kaybetmeleri ve torpillileri işe almak niyetleri…Ben de gördüm o haberi demiryolu şefine ‘Toriçelli Yasası nedir’ demişler, adam apışıp kalmış haliyle…”

Gülüşmeler vardı ama bu sözlere, yine de acı bir gülümseme idi. Konuşmaları karşıdan izleyen memur Orhan konuya daldı bu kez… “Oğlum, artık yapay zeka zımbırtısı var ya, işte ona dair sorular geliyomuş sınavlarda…Nerden bilsin yeni mezun bir çocuk. Biz memur olurken, sağlığımıza baktılar. Kulaklarımız duyuyor mu test ettiler, kilo sordular falan…Bu nedir yahu, işkence gibi mülakat…”  Ardından, Mikail  bana dönerek “Abi bazen yazıyonya, zamanın ruhu diyon, işte bunlar ondan yapılıyor. Ne demekse zamanın ruhu, ona göre hareket ediyolar…Aslında bu konuyu ve soruları Ulaştırma Bakanı’na anlatmışlar, adam da ‘soruları torbadan çekiyorlar, ama böyle soruları hazırlamamak lazım’. demiş.Daha uygunu mülakatı kaldırmak gerek.’ demiş. Ne demek bu sözler şimdi, bana biri açıklasın…Hepimizin çocuğu var, çalışan bile tehlikede, böyle bir zamanda onlar nasıl iş bulcak, bilen varsa bana söylesin…” Tayfun yine sinsi gülüşü ile devreye girdi… “Belediyelere başvursunlar diycem ama, başkanlar da ya kendi ekibini yeni belediyeye getiriyomuş, ya da kendi yakınlarını işe alıyomuş. Belediye demişken, yahu Bursa’nın ne kadar büyük borcu varmış, ne yapmış bu adamlar?” Bu sözler üzerine, bana soru gelmesin diye kendimi dışarı atıyordum ki, arkamdan kalın bir ses yükseldi. Köşedeki masada bilmece çözen ve Tayfun’un ‘profesör’ dediği Mithat abi bana gönderiverdi sorusunu… “Kardeşim, sen bilirsin, bu paralar nerelere gitmiş. Hadi görünürde büyük bir inşaat veya proje yoksa, paraları yandaşa mı dağıtmışlar, yoksa yeni başkan mı abartıyor borçları?” Bu kez benim mülakat sorum, çok kazık yerden gelmişti! Ama yanıtlamam gerekiyordu… “Mithat abi, başlangıçta yeni başkanların bazı acemi hareketleri olabilir, ama Genel Başkan , bu konuda çok kararlı, !kimseye göz açtırmayacağım bu konularda diyor.! Ne yapalım, inanmak zorundayız. Zaten bir parti iktidarda çok uzun yıllar kalıyorsa, ekipleri de aynı ölçüde rahat ve fütursuz oluyor. Şu anda yerel yönetimlerdeki büyük değişim belki bu işin önüne geçebilir de ödediğimiz vergiler yerli yerinde harcanır. Ancak temenni edebiliyoruz.” dedim ve konuyu kapattım. Hemen ardından eski bir arkadaşım kahvenin kapısında beni dışarıya çağırdı. Ben de herkese veda ederek, çay bile içemeden olay mahallinden kendimi dışarıya attım ! Çünkü benim de belediye de küçük bir işim vardı…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.