Hava Durumu

Çukur kahvede yılbaşı tartışması !

Yazının Giriş Tarihi: 02.01.2024 14:08
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.01.2024 14:08

Kısa tatil sonrası gençlik  arkadaşlarımı görebilmek üzere yolum eski mahalleye doğru düştü. Heyecanlanmadım desem yalan olur. Yaklaşık 60 yıl önce tanışmıştık yeni kurulan bu mahalle ile…Arkadaşlarımı aramadan önce çukur kahveye şöyle bir göz attım.Yılbaşı ertesi mahmurluk görülüyordu yüzlerde…Yine günlük bir gazete alınmış, çaylarını yudumlayan birkaç kişi sadece birbirine bakıyor ve kim önce söze girecek onun peşinde…Her zamanki gibi marangoz Turan köşeye çekilmiş sanki yeni yılın falına bakıyor iskambil kartları ile…Genç Fuat’a çayımı söyledim ve selam faslından sonra bir masaya iliştim. Çevreyi gözlüyorum, sokağa bakarak bir gece öncesinin nabzını almak istiyorum. Ama gelen geçen her zamanki gibi, yani yılbaşı gecesi pek fazla kutlama yapan falan olmamış gibi geldi bana…Bunları düşünürken içeriye şair Mikail giriverdi ve Turan’a bulaşmaya başladı hemen… “Alo, kaldır kafanı da yüzünü görelim. Aga Noel’i kutladın mı akşam ?”  Turan şöyle bir etrafı süzdü, kim var kim yok diye…Yabancı varsa rahatça saydıramayacak çünkü. Birkaç saniye içinde önce esnedi sonra söze giriverdi. “Ne Noel’i oğlum, biz sadece yeni bir yıl geldi, bize ne getirecek anlamında özel bir gece de olsun diye eve kapanıp, bir şeyler yiyip içiyoruz o kadar.Sen neyin peşindesin?” Devam edecekti ki, bu konuşmaları duyan memur  Orhan, kısık bir ses tonu ile konuya dibinden daldı “Size ne oğlum, Hıristiyan’ın Noeli’nden…Onun yerine hayırlı bir şeyler yapsanıza etrafınızdakilere…”Bu girişe Turan doğal olarak bozuldu. “Kardeşim neden anlamıyorsun, bize ne onların bayramından, seyranından zaten Noel beş gün önceydi. Biz sadece yeni bir yılı karşılıyoruz. Çıkıntılık yapma bi kere de…” Kenarda gazete okuyan, mahallenin filozofu Mithat abi, önce yutkundu sonra da “Gençler, biraz kitap karıştırın, hem elinizde akıllı telefonlar var, girin bakın 1 Ocak nedir diye… O da Hıristiyanlara göre bir tarih. İsa peygamberin doğum gününü yansıtıyor bu tarih. Ama herkes kendi inanışına göre olaya bakar. Evinde ailesi ile birlikte oturur, değişik  bir masa kurar, birlikte en fazla televizyon seyreder, varsa düzenleri oyun oynar sonra da yatarlar. Siz bakmayın yobazların, o geceyi kutlamak günah, onun yerine ibadet edin dediklerine falan… Herkesin inancı kendine.Bu tür tartışmalar son yıllarda olmaya başladı. Geçmişte herkes evinde, karınca kararınca bir şeyler yapar yeni bir yılın gelişini kutlardı.”

Bu açıklama cuk oturmuştu. İçeriye birkaç dakika önce giren komik Tayfun bile Mithat abiye hak verircesine başını salladı. Ama konuşmadan durur mu, hemen ilk cümleyi ve hamleyi patlattı. “Kardeşim, Milli Piyango bileti alınmıyo mu yılbaşında…Neden alınıyo para çıksın kendimi kurtarayım, ya da bir açığımı kapatayım diye. Devlet bu kamu malını satmadı mı tüpçüye. Bi de kalkmış piyango biletlerinin  ve diğer şans oyunlarının vergisini düşürmüş. Yani asıl haram, yasal ya da yasa dışı bahis değil mi? Nerde kaldı Müslümanlık ? Şans oyunundan alınan vergi helal, ağzına bir içecek koyduğunda, anlarsınız ya ne demek istediğimi, o zaman haram. Herkes kendi çıkarına konuşuyo…Siz hiç, verginizi tamı tamına verin, toplum bu vergiler ile kalkınacak, refaha kavuşacak diye söz söyleyen dindar gördünüz mü ?” İşler iyice karışmıştı. Turan bile “Oğlum, haramı, helalı karıştırma şimdi. Konu yılbaşı kutlaması. Değil mi Orhan, söylesene…” Sessizliğini uzun süre bozmayan Orhan bu kez ortamı yumuşatmak için ortadan konuştu. “Her koyun kendi bacağından asılır. İsteyen sabaha kadar ibadet eder, isteyen tombala oynar, ama bunu siyaset konusu yapmamak lazım.” Bu sözler tartışmanın dozunu düşürdü bir anda… Ama Tayfun buna izin vermedi. “Bırakın piyangoyu falan, vergiler düşürülse ne olacak. Millet karnını doyuramıyo zaten. Esas, yurt dışından gelen kara paraya bakın diyeceğim ama nasıl bakacağız. Günlerce Seçil Erzan dinledik ne oldu? Aklanan para kimindi ki, bolca kâr dağıtıldığını biliyoruz, sahibini bilmiyoz. Fatih Terim bile Yunanistan’a  transfer olarak, hem bu işten uzaklaştı, hem de Türkiye’nin iki devlet arasındaki barış elçisi oldu. Bu işler büyük yerden yönetiliyo kardeşim!”

Konu değişince, tartışma da bitiverdi. Çaylar söylendi ve sessizliği de çay kaşıkları bozuyordu ki, marangoz  Turan, az önce eline aldığı gazeteyi çevirdi, biraz baktı ve kahkahayı bastı. “Lan oğlum işe bak, haberi okuycam size; Kilis’te Yeşilay başkanlığı yapan bir şahıs uyuşturucudan göz altına alındı.

Bu haberden sonra, ortada ne müşteri kaldı ne de tartışma….Çayını eline alan kahkaha atarak dışarıdaki temiz havaya yöneldi.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.