Hava Durumu

Garip ama gerçek olaylar

Yazının Giriş Tarihi: 28.04.2023 14:39
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.04.2023 14:39

Bayram sonrası bir cumartesi günü, kıssa gibi gelişmelerden bir demet sunarak hem gülümsemek, hem  de düşünmek için bir parantez açmak istedim.

Bu nedenle birbirinden çok farklı alanlardaki bazı gelişmeleri kısaca aktaracağım. Yorumu size kalmış.

İlk örneğimiz çok ağırlıklı bir konu ve konuşmacıya ait olacak. Bildiğiniz gibi Anayasa Mahkemesi’nin 61.kuruluşu yıldönümünde, her yıl olduğu gibi üst düzey ülke yöneticilerinin katıldığı bir toplantı yapıldı. Haberi de tüm ekranlardan yayınlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uzun süre sert, biraz da mutsuz bir ifade ile izlediği açılış konuşması sırasında, tüm katılımcılar çok ciddi bir yüz ifadesi ile dikkatlice dinlediler.Yüksek Mahkeme’nin Başkanı Zühtü Arslan, son dönemi olduğundan mı, yoksa yeri geldiği için mi, çok ağırlıklı  ve etkili bir konuşma yaptı.

Örneğin sunumunun bir yerinde Namık Kemal’e ait bir beyit okudu:

Bulunmazsa adalet milletin efradı beyninde

Geçer bir gün zemine, arşa çıksa paye-i devlet

Türkçe meali; Adalet eğer millet fertlerinin arasında bulunmazsa, arşa çıkmış bir devlet payesi bile bir gün zemine düşer demekmiş. İlginç değil mi ?

Başkan bununla da yetinmedi, devam etti ve bir yargıç örneği verdi.

Bundan yüz küsur yıl önce Sultan Abdülhamit, Namık Kemal için yargıca mahkûmiyet talebinde bulunmuş. Bu ilginç davaya dair AYM Başkanı Zühtü Aslan’ın cümlesinin devamı şöyle:

“Bu talebe rağmen Namık Kemal hakkında beraat ve tahliye kararı veren bağımsız yargıç Abdüllatif Suphi Paşa ! Padişaha da ‘yarın ikimizin de huzuruna çıkacağımız büyük Sultan’dan korkarım’ diye haber göndermişti.    Abdülhamit, Suphi Paşa’ya dokunmadı, azarlamadı bile.”

Ülkemizin bu gününe bakınca çok cesur, hem çok garip hem de gerçek cümleler değil mi, ne dersiniz ?

 

İslamiyet ile bilim ilişkisi

Ramazan boyunca, bazı akademisyenlerin Kuran’daki bazı ayetlerden ilginç alıntıları Türkçe karşılıklarına çeviri yaparak anlattılar. Özellikle Prof.Dr Caner Taslaman bu konuda çok iddialı tezler ortaya koyuyordu. Bulardan en ilginç olanı bana göre “İslamiyet bilim ilişkisi… ”idi. Daha açık anlatayım,

Batı dünyasındaki bilim insanlarının bazen Kuran’dan veya bundan alıntı yapan Müslüman bilim adamlarının eserlerinden yararlanarak, bir takım doğa olaylarına veya diğer keşiflere dair çalışma yaptıklarından örnekler verdi.     Özet ile; İslamiyet’in, Müslüman çoğunluğun yaptığı gibi sadece ibadet ederken ve ölünün ardından ayet ve surelerin okunmasından ibaret olmadığına ve de yaşarken karşılaştığımız güçlüklere karşı önlemleri ve evrenin yaradılışına dair bilgilere de yer verdiğini savunarak şöyle örnekler verdi.

İmam-ıGazali’nin fikirlerine bakıldığında felsefe ve tasavvuf etkileri görülmektedir. Ancak onun düşünce hayatında önemli bir yerde olan bilgi meselesinde amaçlanan, hakikatin bilgisine ulaşmaktır. Kesin bilgi olan hakikatin bilgisine tasavvuf yolu ile ulaşılacaktır düşüncesini savunur.

Meselâ Descartes’in kütüphanesinde, ben bizzat incelemedim ama görenler anlatıyor, Gazâlî’nin eserleri altı çizili olarak duruyor.Gazâlî’ile Descartes’in belli fikirlerinde benzerlik olduğunu biliyoruz ama bu insanlar ayrı ayrı mı aynı noktada buluştular, yoksa birbirlerinden mi etkilendile, söylemek normalde güç. Ama altı çizili eserleri kütüphanede müşahede ettikten sonra buradan bir şey çıkabilir. Bunların iyi bir şekilde incelenip ortaya konması lâzım.  Kopernik’in de Nasreddin El-Tusî’den çizimlerinin detayını bile aldığını söyleyen çalışmalar var şu anda. Gerçekten de Müslümanların 9 ve 14. yüzyıl arasında dünyanın en güçlü medeniyetini inşa etmiş olmalarının incelenmesi özellikle bugün mevcut olan aşağılık kompleksini yenmelerini sağlayacaktır.”

Garip ama gerçek, buna karşın benim yorumlayamayacağım kadar ağır bir konu.

 

Suriye usulü fetvalı çözümler

Konu inanç dünyasından açıldığı için öyle devam edelim istedim.

İslamiyet’in gerçek anlatımını ve kutsal kitaptaki bilimsel açıklamaları, yani hakikati dünyanın neresinde olursa olsun bilim insanları çözmeye çalışırken, ülkemizde ve şehrimizdeki bir gerçeği görelim şimdi de. Haberin nereden geldiğini tam saptayamadım. Bunu belirteyim.Ama, habere konu bu derneğin varlığını biliyorum. Garip ama gerçek ve günümüz ve ülkemize göre de çelişkili bir haber…Haber şöyle devam ediyor:

Bursa'da Suriyeli Göçmenler Derneği broşür dağıttı. Broşürde ise paralel bir iç hukuk yaratılarak "Aile sorunlarına özel fetvalar sunulur ve hukuki anlaşmazlıklar şeriat yoluyla çözülür" ifadelerinin yer aldığı görüldü.

İşte garip ama gerçek olaya en tipik örnek. Misafirlerimizin düşüncesi böyle !

Siyaset nerelere sokulmamalı ?

İnanç dünyasından uzaklaşarak, içinde bulunduğumuz seçim dönemine dair, çok ilginç ve ibret dolu, garip ama gerçek bir olay.

Bunun için eski ve renkli politik günlerden bir örnek ile devam ediyoruz.

Yıl 1999 baş rolde dönenim Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel var. Önemli bir gelişmede ilginç bir cümle sarf etmiş. Haber aynen şöyle:

“Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel Kırıkkale Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada "Herkes, istediği şekilde inanmaya devam etsin ve yine herkes din ve devletin ayrılması gereğine inansın ve camiye, okula, kışlaya siyaset sokulmasın" dedi.” Acaba Demirel’ingeleceği görme gibi bir vasfı var mıydı?

Bu da garip ama gerçek bir olay değil mi sizce de ?

 

Soğan ve boş tencere kapışıyor !

Seçimin kısır çekişmeleri arasında kırmızı jelatine sarılmış bir kuru soğan ile, Dünya ve Türkiye’nin ilk İHA gemisi TCK Anadolu kapıştırılıyor. Ne kadar gerçekçi bir yaklaşım ! Ama bunlar bizim için hiç de yeni değil. Bizim kuşak Süleyman Demirel’in başbakanlık dönemini iyi bilir. Her güçlüğün altından mizah ile kalkardı. Çünkü o çok biliyormuş  ki “izahı olmayanın mizahı olur” gerçeğini öyle hareket etmiş. Örneğin dışa bağımlı olduğumuz akaryakıt sıkıntısı mı var cevabı hazırdı ; “Benzin vadı da biz mi içtik?” der ve işinden çıkardı. Kimse de kızıp öfkelenemez, eleştiri yerine güler geçerdi. Şimdi hayatta olsaydı, soğanın uçak ile, üzerine basılan seccade ile olan savaşına acaba ne derdi? Gerçekten merak edilecek bir konu ! Olsun onun yerine, tam bir garip ama gerçek bir yaklaşımını vereyim Demirel’in…

Merhumun sözleri 2021 yılında yine hatırlanmış ve dolaşıma sunulmuş.

“Dolar 12 lirayı görmüşken, enflasyon, zamlar vatandaşın belini bükmüşken merhum başbakan Süleyman Demirel’in tarihi sözleri “Boş tencerenin yıkamayacağı iktidar yoktur” sosyal medyada gündem oldu.  23 Kasım 2021

Bundan alâ, garip ama gerçek bir olay olabilir mi ?

Her gününüz garip ama gerçekle dolu, fakat esprisi bol olsun diyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.