Hava Durumu

İki seçim bir muhtıra ve  Ecevitli CHP İktidarda

Yazının Giriş Tarihi: 27.04.2023 14:47
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.04.2023 14:47

1965 seçiminin en önemli sonuçlarından biri, Demokrat Parti'nin devamı olarak kabul edilen Adalet Partisi’nin tek başına iktidara gelmesidir. Genel Başkan Süleyman Demirel,“Türkiye’de Demokrat Partinin aldığı yüzde 56’dan sonra en büyük oydur.diyerek durumu özetler.1965 seçiminin diğer bir sonucu da Türkiye sol hareketinin TBMM de 14, Cumhuriyet Senatosu’nda  bir sandalye ile ilk kez parlamentoya girmiş olmasıdır. Türkiye İşçi Partisi'nin 15 parlamenterinden üçü, sendikacıdan oluşurken, Parlamento’ya giren bir işçi yoktur. Öte yandan 1966 yılında Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, hastalığının ilerlemesi sonucu görevini yapamaz duruma gelir ve kısa bir süre sonra vefat eder. Cumhurbaşkanlığı’na da emekli orgeneral Cevdet Sunay seçilir.

Altmışlı yılların  ortasında, Kürt Sorunu ve Amerikan Üsleri gibi, konular TBMM kürsüsünden dile getirilirken, mitingler ve açık hava toplantıları 1969 seçimi öncesi sol kesime umut aşılar.Buna karşın önseçimle ilgili şikâyetler iyice artmıştır.Demirel  Hükümeti, seçimden 7 ay önce , Milli Bakiye sistemini kaldırarak, Barajlı Dont sistemini getirir. Böylece büyük partilerin lehine bir seçim yöntemi belirlenmiş olur. Adalet Partisi iktidarının 4 yıllık  döneminden sonra, 12 ekim 1969 günü genel seçim yapılır. 8 parti ile yapılan ve katılımın  yüzde  64,3 olduğu bu seçimde Adalet Partisi yüzde 46.55 oy oranı ile 256 milletvekili kazanır. Cumhuriyet Halk Partisi 143, Güven partisi 15, bağımsızlar da 13 milletvekilliği elde eder. Bu sonuçla Adalet Partisi yine tek başına hükümet kurabilecek güce sahip olur. Öte yandan, Bursa bu dönemde   ekonomik ve sosyal alanlarda  büyük değişimler yaşar. Artan ekonomik güç, nüfus patlamasında önemli bir etken olurken, bu durum siyaset sahnesine de yansır. 1969 seçiminde Bursa'daki seçmen sayısı 406 bin 469'a yükselmiştir ama  katılım oranı yüzde 65.6'da kalır. Bursa seçmeni  için sandıktaki adres yine aynıdır. Yüzde 64.3 oy oranına ulaşan Adalet Partisi  8 milletvekilliği kazanır.    En güçlü rakibi CHP ise yüzde 25 oy  oranı ile 3 vekil çıkarabilmiştir.

Adalet Partisi’nden, Mehmet Turgut, Cemal Külahlı, Ertuğrul Mat, Barlas Küntay, Ahmet Dallı, Kasım Önadım, Ahmet Türkel ve Mustafa Tayyar, CHP’den de, Sadrettin Çanga, Nail Atlı ve İbrahim Öktem milletvekili olur.

 Milli Nizam Partisi kuruluyor

Seçim sisteminde değişiklik yapılarak Türkiye İşçi Partisi'ne  Meclis yolunun kapatılması, parlamento dışı muhalefeti savunanların öne çıkmasına neden olur.

Öğrenciler ile birlikte gelişen bu hareket, kısa sürede silahlı eylem birliklerinin eline geçer. Öte  yandan işçi sınıfı, 1961 Anayasası'na dayanarak, etkili bir baskı grubu oluşturmuştur.13 şubat 1967'de kurulan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK, siyasi ve sosyal arayışın bir sonucudur. DİSK'e bağlı işçilerin 15-16 haziran 1970 tarihlerinde, İstanbul ve Kocaeli'ndeki kanlı eylemleri, siyaset  dengesinin sosyalistlere dönebileceğinin göstergesi gibidir.

Sokak  çatışmalarının  giderek arttığı bu yıllarda, üniversiteler çoğu kez eğitime ara vermek zorunda kalır. Sol harekete karşı oluşan Milliyetçi Gençlik, Milliyetçi Hareket Partisi içinde kendine yer bulurken, Adalet Partisi bünyesindeki İslamcı kesim, 1970 yılında  parti kurar. Konya bağımsız  milletvekili Necmettin Erbakan'ın başkanlığında  kurulan yeni partinin adı, Milli Nizam Partisi olarak tarihteki yerini alır.

Sokak hareketleri  ve 12 Mart Muhtırası

Gergin ortam ve gençlik hareketleri Başbakan Süleyman Demirel'i zor durumda bırakır. Demirel toplumsal olaylar karşısında vatandaşı göreve çağırırken gerginlik daha da artar. 27 Mayıs Darbesi sonunda toplumun bir kısmının  takdirini kazanan Silahlı Kuvvetler içindeki bir kesim, Hükümet’i beceriksiz bulurken, Mısır ve Cezayir'de rastlanan, sol bir askeri müdahale arayışı ile  darbe tarihini bile belirler.Bu olaylar karşısında Başbakan Süleyman Demirel istifa önerilerini geri çevirir ve güvensizlik oyu almadan çekilmeyeceğini belirtir.

Ortam iyice ısınmıştır... 12 mart 1971 günü, Silahlı Kuvvetler emir komuta zinciri içinde kalarak, Demirel Hükümeti’ne bir muhtıra verir...Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç ve kuvvet komutanlarının  imzaladığı muhtıra, tarihe kansız bir darbe olarak geçecektir... Süleyman Demirel, muhtıranın ardından istifa eder. Aslında sol bir darbe beklenirken tam tersi görüştekilerin bunu haber alarak yaptıkları yeni bir oluşum ile muhtıra devreye girer.  Kısa bir süre sonra da CHP’den istifa eden milletvekili Nihat Erim'in başkanlığında, ara rejimin ilk hükümeti kurulur... Bu değişim, gençlik hareketini silahlı direnişe götürür. Adam kaçırma ve banka soygunları giderek artar ve ara rejim hükümetleri sıkıyönetim yardımıyla insan avına çıkar.

Bunlar yaşanırken silahlı hareketin liderlerinden Deniz Gezmiş ve iki arkadaşı yakalanır. 1972 yılı başlarında, çember giderek daralır. Öğrenci olaylarıyla başlayan ve silahlı mücadeleye dönüşen hareket, giderek sağ görüşün balyozu altında ezilir. 6 Mayıs 1972, bir dönemin  kapanış tarihidir...Gençliğin sembolü olarak bilinen ve silahlı eylemi seçerek arkadaşlarından kopan Deniz Gezmiş, kader arkadaşları Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte idam edilir. Bazı çevrelere göre bu idam kararı , 27 Mayıs İhtilali’nin üç devlet adamını idam etmesinin rövanşıdır. Ara rejimin sert baskısına karşın, silahlı eylemler ve hükümet krizleri birbirini izler. Bu karanlık dönemde, atama ile göreve gelen Nihat Erim, Sadi Irmak ve Ferit Melen başbakanlık koltuğuna sırayla oturmuştur. Demirel'in istifasıyla sessizliğe bürünen Adalet Partisi'nin yanı sıra, Cumhuriyet Halk Partisi’nde de Bülent Ecevit ile İsmet İnönü'nün arası açılır. Bunun nedeni de İnönü’nün, ara rejim hükümetlerine bakan vermesine, parti içindeki bir grup ve  CHP Genel Sekreteri Ecevit’in karşı çıkmasıdır.  Olağanüstü kurultayda,  İsmet İnönü seçimi kaybederken, Bursa delegasyonu genel eğilim ile ters düşerek yine İnönü’ye  oy verir. Genel sekreteri Bülent Ecevit'e yenik düşen İsmet İnönü, 8 mayıs 1972 tarihinde 34 yıl sürdürdüğü Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanlığından istifa eder. Bu sonuç bir anlamda İstiklal Savaşı‘nı kazanan kadroların sonudur ve bir devrin kapandığını gösterir. Bu arada, Cevdet Sunay’ın görev süresi dolmuş, sorunlara bir de cumhurbaşkanlığı krizi eklenmiştir. Uzun süren ve bir sonuç alınamayan seçim turlarının ardından 6 Nisan 1973 günü, sürpriz bir şekilde, emekli oramiral Fahri Korutürk Cumhurbaşkanı seçilir. Demokrasi için artık tek çare seçimdir...14 ekim 1973'te, olağanüstü koşullarda  Türkiye yine seçime gider. Sandıklar açıldığında  ilginç bir sonuç ortaya çıkar.

14 mayıs 1950 seçiminden sonra, CHP  ilk kez birinci parti olmuş, Süleyman Demirel’in Adalet Partisi ise büyük oy kaybıyla ikinci sıraya düşmüştür.  Özetle, iktidar yine el değiştirmiştir. Seçime katılım oranı yüzde 66.8 olurken, CHP yüzde 33.3 oy oranına karşın 185 sandalye kazanır, Adalet Partisi de yüzde 29.8 oranıyla 149 milletvekili çıkarır. Milli Selamet Partisi 48, Demokratik Parti 45, Güven Partisi 13, Milliyetçi Hareket Partisi 3, Türkiye Birlik Partisi 1, bağımsızlar da 6 milletvekilliği kazanırken, Millet Partisi Meclis dışında kalır.

Bursa'da bir önceki seçimde yüzde  64 oy alan Adalet Partisi yüzde 50.7' ye gerilerken, milletvekili sayısı da 6'ya düşer. CHP ise Bursa'daki oy oranını yüzde 28'e yükselterek  3 milletvekili çıkarır. Bursa'nın  sürprizi, kentte  ilk kez milletvekilliği kazanan Milli Selamet Partisi’dir.

Demokratik Parti  de Bursa'da bir vekil kazanır. Bu sonuçlara  göre, Adalet Partisi’nden Kasım Önadım, Ahmet Türkel, Cemal Külahlı, Halil Karaatlı, Mustafa Tayyar ve Hüseyin Suat Sungur, CHP'den Hasan Esat Işık, Mehmet Emekli ve  Sadrettin Çanga, Demokratik Parti'den  Mehmet Turgut ile, Milli Selamet Partisi’nden Emin Acar Bursa milletvekili olurlar. Türkiye'de siyasal açıdan ilginç bir dönem yaşanırken, Kurtuluş Savaşı’na damga vuran isimlerden ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci cumhurbaşkanı İsmet İnönü, 25 aralık 1973 günü yaşama gözlerini yumar.

SONUÇ:

1973 Seçimi, bir partiyi tek başına iktidar yapmaz. 12 Mart sonrası seçimle gelen ilk hükümeti, Bülent Ecevit'in başkanlığında CHP’ile, Necmettin Erbakan'ın Milli Selamet Partisi oluşturduğunda takvimler 26 Ocak 1974'ü göstermektedir. Bir seçim yine iktidar değiştirmiş ve Türkiye uzun bir sürecin ardından yine koalisyon dönemine girmiştir.

GELECEK HAFTA:

Kıbrıs Barış Harekatı, koalisyonlar, terör ve 12 Eylül 1980 İhtilali.

NOT:

Bursa’nın kaderi seçime bağlıymış başlıklı dünkü makalemde, yapımı süren Ankara-Bursa-Balıkesir-İzmir  Yüksek Hızlı Tren Hattı için, sehven İstanbul-Bursa-İzmir hattı olarak söz ettim. Okurlarımdan özür dilerim.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.