Hava Durumu

Şampiyonluk mu , yoksa devrim mi?

Yazının Giriş Tarihi: 10.05.2024 13:38
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.05.2024 13:38

Anlatacağımız, şampiyonluğun ötesinde bir devrimin hikayesidir…

Çünkü şampiyonluk kupası 26 yıllık rötardan sonra, Anadolu’ya yelken açmış ve Bursa’da yerini bulmuştu. 47 yıl sonra gelen bu büyük başarının öyküsü çok eskilere, Cumhuriyet’in ilk yıllarına dayanıyordu aslında…

İstanbul ve İzmir'den Anadolu'ya yayılan futbol dalgası, Bursa'yı da etkisi altına almıştı. Sanatkarlar, İnkişaf, Bursa İdmanyurdu, İnegöl İdmanyurdu, Merinos, Demirtaş gibi kulüpler ve diğerleri, farklı dönemlerde ve isim değişiklikleri ile futbol serüvenlerini yaşarken, Türkiye için çok ilginç gelişmelere sahne olan

1950-1960 dönemine gelindi.1959 yılında başlatılan Türkiye 1.Profesyonel Ligi büyük ilgi görüyordu.  Dönemin Futbol Federasyonu Başkanı Orhan Şeref Apak, 1.Lig'den düşen takımların yanı sıra, diğer büyük illerin ekiplerinden oluşan yeni bir profesyonel lig düşlüyordu. Apak'ın Bursa temasları olumlu geçerken, mali zorluklar içindeki amatör kulüplerin birleşme fikri ortaya atıldı.

Birleşmeye katılan kulüpler arasında, Türkiye şampiyonluğu olan Acar İdmanyurdu da vardı. Son Bursa şampiyonu Akınspor da bünyenin içinde olacaktı. Muradiye’nin Çeliksporu, Sur içi ve Pınarbaşı’nınPınarsporu ve Ahmetpaşa Mahallasi’nin  İstiklal kulübü yönetimleri de birleşmeye imza koydu…Ve 1 Haziran 1963 tarihinde, renklerini Uludağ'ın beyazı ile  ovanın yeşilinden alan, 5 yıldızlı Bursaspor doğdu.

Türkiye 2.Ligi, 1963-64 sezonunda start alırken, Bursaspor, lig maratonuna İzmir'de başlıyor ve takvimler 21 Eylül 1963'ü gösteriyordu. Lig bitiminde Bursaspor 8. sıradaydı...Ardından 1 964-65 sezonunda Vefa’ya, sonraki yılda play off nedeniyle Eskişehirspor ve Altınordu’ya kaptırılan 1.Lig şansı, Bursalı futbolseverleri derinden yaraladı.

Takvimler 26 Haziran 1967 tarihini gösterdiğinde ise Atatürk Stadyumu’ndaki rakip Ankara takımı Toprakspor'du.

90 dakika sonunda maç 4-0 Bursaspor lehine sonuçlanıyor, hakemin bitiş düdüğüyle de şampiyonluk tescil ediliyordu.

1.Lig’de ısınma dönemini atlatan Bursaspor, 1970-71 sezonunda Türkiye Kupası’nda Eskişehirspor’a finalde kaybederek Avrupa kapısından dönüyordu.

Bu şans 1973-74 sezonunda bir kez daha geldi, diğer finalist Fenerbahçe’nin  lig şampiyonluğu nedeniyle, finalde yenilse de Bursaspor, Avrupa Kupa Galipleri Kupası ile tanıştı ve çeyrek finalde, “İki binli Yılların Takımı” diye tanımlanan  SSCB’nin Dinamo Kiev ekibine elenerek tarihinin en önemli Avrupa başarısına imza attı. Bu  başarının ardından, orta sıralar takımı haline gelen Bursaspor, 1978-79 sezonunda son anda kümede kaldı. Başkan Süleyman Kurtçu ve arkadaşları, ligde zor tutunan mevcut kadroyu, bu kez  kaliteli oyuncularla takviye ederek 1979-80 sezonuna hazırlandı. İkinci yarıda bir anda Trabzonspor ile liderlik yarışına giren Bursaspor’a son maçta Fenerbahçe karşısında elde edilen  beraberlik ile  ligdeki en iyi derece dördüncülüğü getiriyordu.

 Birbirine benzer yılların ardından, ligdeki sıkıntılı günlere karşın,  Bursaspor  1985-86 sezonunda finalde Altay’ı yenerek Federasyon Kupası’nı da ilk kez müzesine götürmeyi başardı. Çok ilginçtir, Bursaspor bu maçtan hemen sonra oynadığı Sakaryaspor maçını kaybederek,  puantaja göre ligden düştü…Buna rağmen Kupa statüsü nedeniyle, yine 1.lig’de oynamaya hak kazandı.

Bir sezon sonra da bu kez resmen küme düştü Bursaspor…

1987-88 sezonu başladığında, Bölge İdare Mahkemesi bazı maçlarda şike yapıldığı iddiasını sabit buldu ve ligi 19 takıma çıkardı. Bursaspor, bir kez daha 1.Lig’de oynama hakkını kazanıyordu.İ zleyen yıllar Bursaspor’u yine küme düşme korkusu içine sürüklüyordu. Bu sıradan yılların ardından 1996-97 sezonu başında ilk kez organize edilen İntertoto Kupası başarılarla dolu geçti ve Bursaspor’u Türkiye’nin takımı yapıverdi. Bundan sonrası, başarının olmadığı yıllarla geçerken, istenmeyen ve beklenmeyen gerçek oluyor ve Bursaspor,  2003-2004 sezonu sonunda, 37 yıl yer aldığı 1.Lig’den bu kez kesin olarak düşüyordu.Lig A’daki ilk sezon fırtınalı geçti...Statüsü değişen Lig A’ya, Bursaspor yönetim, teknik kadro ve futbolcu grubunu yenileyerek çıkıyor ve 2005-2006 sezonu sonunda mutlu sona ulaşarak  Süper Lig’e geri dönüyordu.

Bursalıyı tatmin etmeyen bu yılların ardından, 2008-2009 sezonunda çalkantılı geçen ilk yarının ardından Ertuğrul Sağlam ile yeni bir sayfa açıldı.

Sezon bitiminde ligde altıncılık elde eden Bursaspor, şampiyon adaylarına karşı kazandığı maçlarla taraftarına umut veriyordu. Ertuğrul Sağlam yönetiminde bir sezon önce lig altıncılığı elde eden ve oynadığı futbolla beğeni toplayan Bursaspor, 2009-2010 sezonuna bu kez gizli tutulan büyük hedefler ile başladı.

İlerleyen haftalarda, takım rayına oturdu. Üç İstanbul takımına karşı kazanılan galibiyetle, en az gol yeme ve en fazla atma başarısı, yıllardır düşünülen ama dile getirilemeyen bir noktaya getirmişti Bursaspor’u…

Bu başarıda baş rolleri Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam ve İbrahim Yazıcı Başkanlığı’ndaki Yönetim Kurulu oynamıştı.

Taraftar umutluydu… “O sene bu sene” pankartlarıyla özlemini dile getirirken, takımına güven aşılıyordu…Kent neredeyse yeşil beyaz bir örtüyle kaplanmıştı.

Liderlik yarışı çok çetin geçiyordu…Bazı engeller ve dirençli takımlarla yapılan maçlar çıkıyordu önlerine…Yine de inançlarını yitirmemişlerdi…Yarışı etkileyen en önemli faktörlerden biri de hakem yönetimleriydi!

Son üç haftaya Fenerbahçe ve Bursaspor’un nefes kesen çekişmesi ile girildi. Sarı lacivertli ekip bir puan öndeydi ve Bursaspor’un şampiyon olması için, rakibinin mutlak puan kaybetmesi gerekiyordu.

..Ve son maçlar geldi çattı…Bursaspor evinde Beşiktaş’ı ağırlıyordu. Fenerbahçe ise Trabzonspor’u konuk etmişti…Yeşil beyazlılar bu maça çok farklı bir ruh hali ile çıkıyordu.Saraçoğlu ve Atatürk statlarında gözler sahada, ama kulaklar radyodaydı.Bursaspor ilk yarıda durumu 2-0 yapınca Beşiktaş maçtan koptu. İstanbul’dan gelen haber, durumun 1-1 olduğunu söylüyordu.

Dakikalar, yıllar kadar uzun ve gerilim doluydu.Beşiktaş durumu 2-1 yapınca İstanbul yine umutlandı.Bursa ise durumu koruma çabasındaydı.

Atatürk Stadı’nda maç bitmiş kulaklar İstanbul’a yönelmişti. Radyodan yükselecek bir sonuç, mucizeyi gerçek kılacak, tabuları yıkacaktı

..Ve beklenen sonuç geldi… Bursa ve onunla birlikte başarıya ortak olmak isteyen tüm Anadolu ayağa kalktı. Bursaspor şampiyondu artık…

Hayaller gerçek olmuş ezber bozulmuştu.Kimine göre Anadolu İhtilali, kimine göre de mucize…Ya da futbol devrimiydi…Rengi de yeşil beyazdı.


 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.