Hava Durumu

Seçim döneminden geriye kalanlar

Yazının Giriş Tarihi: 31.03.2024 18:39
Yazının Güncellenme Tarihi: 31.03.2024 18:39

Malum bugünün makalesini, gazetede yayınlanması için seçim günü yazabiliyoruz. Demem o ki bu satırları kaleme alırken henüz  sandığa gitmemiştik. Sandıklar açıldığında, Nisan 1 şakası mı olacak, yoksa eski hamam eski tas  örneği yerinde mi sayacak ülkemiz,  kısa süre sonra öğreneceğiz. Bu arada, seçim döneminde yaşanan bazı ilginçlikleri de hatırlatayım istedim. En azından sinirler gerilmeden, geçim sıkıntısından söz etmeden bir günümüz de gülerek geçsin. Temennim bu yönde.

Her zaman olduğu gibi, seçim dönemlerine has gariplikler, çarpıklıklar, sürpriz aday ve olaylar yine yaşandı. İlk kez gördüğümüz uygulamalar da vardı.

Kabine  üyesi bakanların, işlerine bakmak yerine, İktidar partisi adayı adına propaganda yaparken, halkın yüzüne şefkatle bakmaları(!)  çok ilginç ve bir ilkti kanımca…Bu arada, medya ve politikacıların üstün başarısı ve sınırsız katkısı ile bu seçimin mottosu “emekli” olarak belirlendi sanki…Hem de içinde bulunduğumuz yıl Cumhurbaşkanı tarafından“Emekliler Yılı” olarak ilan edildikten hemen sonra…

Ama, emekliler kendi yıllarında, kendi başlarına kalarak, maaş zammını seçim öncesi alamadı. Bu arada içlerinden bazıları nice parodi yazarını geride bırakacak paylaşımları ile, bu yılını uğurladı  ve seçimi de kutladı. Örneğin bir emekli yeni bir sloganı ülkemize parasız sundu; “Allahım ne olur yoksul yap beni!” Bu güldürürken  eğlendiren eleştiri, beni, geçmişteki bir tiyatro oyunun şarkı repliğine götürdü. “Allahım kör et beni” ironisinin yeni versiyonu ile böylece tanıştık. Unutmadan Tanrı’dan yoksulluk dilenen zat, aslında TÜİK tarafından açıklanan yoksulluk sınırının 57 bin liranın üzerine çıkmasına gönderme yapıyordu. “Yeter ki, yoksulluk sınırındaki gelire bir ulaşabilsem” diyordu. Bence seçim sloganları arasında ilk üçe girebilecek bir ironi…

Üniversiteler boşalıyor mu ?

Geçim sıkıntısı ile bunu doğuran ve her ay düzenli bir vergi gibi değerini yüksek tutan enflasyon, bu seçimin emekliler ile birlikte yıldızıydı !

Buna hayıflanırken, birbirine benzer birkaç rakam, fakirleşme ve geçim zorluğu anlamında bir gerçeği de çok açık biçimde ortaya seriverdi…Kredi kartlarının ödenemeyen borç miktarı “1 trilyon lirayı” aşmış. Rakamsal bir başka gerçek de bu kez milyonluk bir sayı ile bu kervana eklemlenmiş. Son birkaç yıldan beri üniversite öğrenimini bırakan öğrenci sayısı 1 milyon 146 bin kadar olmuş. Yani bu kadar genç ya istihdama katkı sağladı, ya da kafelere müşteri olarak transfer oldu… Bu durum da seçim döneminin öne çıkan olaylarındandı. Bunu YKS, yani Yüksek okullara giriş sınavındaki düşüş izlemiş. Bir başka ifade ile; açlık sınırında kalanların, yoksulluk için dua ettiği bir dönemde, bu kez yeni bir hastalık, yani eğitimsizlik belası topluma bulaşmış. Bu arada, giderek sayıları artan doktor ihracı nedeniyle (!)  Türkiye bir alanda yine Avrupa ölçeğinde ilk sırayı almış. Yani nüfusa göre en az doktora sahip Avrupa ülkesi Türkiye oluvermiş. Başta da söyledim, çok hareketli, aynı oranda kara mizah örnekleri açısından bereketli bir seçim dönemini geride bıraktık! Bir de adaylara dair ilginçlikler vardı. Örneğin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve adayı Mansur Yavaş, hızlı biçimde ve mecburiyet gibi bir öneri ortaya attı ve “Her aday, mal varlığını açıklasın” deyiverdi. Bu mal varlığı konusu da, seçim döneminin parlayan yıldızlarından biri idi ! Vaatleri, adayların kişisel özelliklerini bile geride bıraktı. Özellikle, Mansur Yavaş ve  rakibi Turgut Altınok’un, vaat yerine en önemli zamanı buna ayırması da, seçim dönemine renk kattı!  Altınok, soyadını hakkını verircesine, en fazla mal mülk sahibi adayı yarışmasında galiba ilk sırayı aldı. Hatta bu konuda da yapılan espri bir anda yurt sınırlarını da aşıverdi… Özeti de şöyle;

Bill Gates’e sormuşlar;  “Dünyanın en zengini kimdir?” Gates de öyle bir cevap vermiş ki (!) sormayın gitsin… “Bana sormayın onu, Ankaralı aday Turgut bey bilir:..” Olmuşken işte böyle  ünlü olmalı…

Bir de adaylık kargaşası yaşandı magazin gibi…Hatay’da TİP adına belediye başkan adayı olan eski futbolcu Gökhan, öyle bir “ZAN” altında kaldı ki, ses kayıtlarını bile hakkı ile çözemediler !

Milyonerler ülkesi Türkiye

Yine baş rolde idi TÜİK sanırım. Bir başka hangi kurum bu rakamları bilsin ki ? Açıklamaya ve basına düşen haberlere göre, Türkiye’de ocak ayı itibari ile “milyoner sayısı 25 bin kişi” artmış. Bu durum bir Avrupa ülkesinde olsa, ekonomide büyük bir atak diye tanımlanır. Bizdeki nasıl yorumlanır sizce ?

Bu defa da yanıt benden olsun…Paramız öyle bir yere gelmiş ve değeri düşmüş ki,  hiçbir işe yaramayan 1 Milyon lira,  artık herkesin kredi kartında geziyor demektir bunun izahı. Mizahı mı, o da artık herkes gibi ben de milyoner olabilirim. İşte mizahın izahı !!!

Bunlar sadece benim yakalayabildiklerim. Daha neler olmuştur kim bilir, ama hepsini akılda tutup not almak yürek ister. Artık olanlara değil, sandıktan çıkanlara bakma zamanı…Dilerim, bu kez sandık kötü bir sonuç göstermez.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.