Hava Durumu

Şiddet salgını ve çürüyen siyaset

Yazının Giriş Tarihi: 21.05.2024 14:28
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.05.2024 14:28

Sanırım değindiğim bu konu herkesin malumudur. TV haberleri ve gazeteler

 o denli etkili olmasa da, ismine anlam veremediğim “sosyal medya” düşkünleri ve paylaştıkları video ile haberler, şiddetin giderek yaygınlaş tığını adeta haykırıyor. Bu atmosferi gazeteci Işıl Özgentürk çok iyi özetlemiş.

Bir cümle ile de net olarak ifade etmiş;

“Şiddet bir ülkeyi ele geçirdiğinde, masumiyet ülkeyi terk eder” demiş ve en çok da akran zorbalığı üzerinde durmuş. Bunu nedenlerini, bir cümle ile ergenlerin cep telefonu marifetiyle çok sayıda şiddet  ve porno videolarını izlemelerine bağlamış. Görüştür saygı duyarım ama, yetişkin demeyeceğim, yaş almışların şiddet gösterilerine ne diyeceğiz ? Ayrıldığı eşlerini sürekli öldüren canileri, trafikte takıştığı araç sahibine satırla saldıran vahşileri hangi kefeye koyacağız ? Sadece “gurur meselesi” deyip mi geçeceğiz, tabii ki değil… Toplum ve yönetimler olarak bir çürümüşlük denebilir bence… Sorunun nedeni  daha çok aile ortamında gizli gibi geliyor bana... Gazetelerin 3. Sayfa haberleri yıllardır vardır. Açıp bakmaya korkar  insan…Çünkü kriminal olaylar ile doldurulur bu sayfa. Bir tipik örnek; şehir içi trafiğinde iki araç yan yana ve süratli biçimde gidiyor diyelim. Bir sürücü istemeden de olsa diğerini zor durumda bırakacak bir hamle yapıyor ve araçlar durdurulup, şiddet faslı başlıyor. Bir haberde gördüm, bu tür bir anlaşmazlıkta, sürücü, karşısındakine satırla saldırmış. Yahu satır neden arabada tutulur, bilen varsa söylesin ! Çok yeni bir haber ve ikisi de İnegöl ilçemizden… Bu kez “bu kadar da olmaz” türden bir kavga.

Akran zorbalığı giderek artıyor

İki çocuk biri 16, diğeri 17 yaşında. Bu ikili, 14 yaşında olana karşı ve çok kızgın…Sebep sosyal medya paylaşımları… Doğal olarak yaşça daha büyük olan iki çocuk, diğerini öldüresiye dövmüşler. Küçüğün kalbi durmuş ve halen hastanede yaşam savaşı veriyormuş. Diğer iki cengaver de tutuklanmış.

Böyle giderse, çocuklara ayrı, yaşlılara ayrı ve de kadınlara ayrı tutuk evleri gerekecek ! Bu da izahı olmayanın mizahı olur cinsten benden bir öngörü… Yine İnegöl’de ve aynı tarihlerde yaşanan bir vakada, ayrılmak üzere olan bir genç adam ile eşi arasında geçmiş. Barışma teklifi reddedilince, eşini bıçaklayıvermiş. Bu örnek çok ilgi çekecek gibi değil en masumlarından !

Bu tür olaylar çok sık görülüyor çünkü cennet vatanımızda…Ama konu, nedenlere gelince yanıtı bulmak çok zorlaşıyor.

En fazla; eğitim eksikliği, ailenin özellikle çocukların davranışlarını kontrol edemeyişi ve hemen her gün medyaya düşen silahlı kavgalar… Yanı sıra haksız kazançlar, uyuşturucu kullanım yoğunluğu ve de önemli bir ölçüde yoksulluk. Ülke yönetimi demeye nedense dilim varmıyor ! Ama yönetime dair de ilginçlikleri örnekleyebilirim.

Devlet yaşayana ölü ölene de  kimliksiz dedi

Yakın geçmişte İstanbul’da hüzün dolu bir olay yaşandı. İki kadın ve bir  kız çocuğu, belediyeye ait bir parka girerek oturuyor. Aslında bu alanda küçük çaplı bir çalışma yapılıyor. Kimler ihmalde bulunduysa, açılan bir çukur doldurulmuyor. Küçük kız da bu çukura düşerek can veriyor. Ekipler geliyor, ifadeler alınıyor ve çocuk defnedilecek, kimliği isteniyor ama yok. Annede de yok. Bun iki vatandaş kim, ne zaman nasıl ülkeye girdiler. Neden kimlik çıkarılmadı. Çukuru açanlar ve sorumlular mahkeme önüne çıkarılıyor, yani suç neyse ceza da verilecek yüce Yargı tarafından… Ama, bu iki insanın kimliği neden yok, verilmedi mi, öyleyse nedeni nedir? Bu tür sorular kime, nasıl sorulacak ve kim cezalandırılacak ? Bu konuda fikriniz var mı, benim yok.

Diğer olaya gelince…Geçmişte bir film yapılmıştı “Yaşar ne yaşar ne yaşamaz” diye…Aynen bu tür bir vaka…Samsunda yaşayan  67 yaşındaki vatandaş Şaban,ilaçları için eczaneye gidiyor ama “Siz ölü görünüyorsunuz ilaçlarınızı veremeyiz ” yanıtını alıyor.Vatandaş Şaban,bir süre sonra olayı araştırıyor. Kendisi ile aynı adı taşıyan birinin kimliksiz biçimde hastaneye götürüldüğünü, o vatandaşın da öldüğün, ilgililerin ölüm raporunu gerekli araştırma yapılmadan verdiğini öğreniyor. “Lütfen hata düzeltilsin” diyebiliyor ancak... Acaba yüce devletimiz, bu vatandaşa “pardon” diyebilir mi merak ettim. Şimdi bu iki olayı birlikte düşünelim. Küçük kızın çukura düşerek öldüğü vakada ihmali olanlar yargılanırken, “Acaba neden kimliksizdi  ana kız?” sorusu sorulup, konunun ve sorumluların ardına düşüldü mü? Son olayda da ilaçlarını alamayan vatandaşın işlemi düzeltilip özer dilendi mi? Sonuçlara göre bu da  ülke yönetiminin son durumu hakkında bizleri fikir sahibi yapacak mı ? Ben de tüm bu yaşananların çıkış nedeni, ülke  yönetimi ve siyaset yapanların kalite ve kalibresini gösteriyor diyeceğim. Alınan olursa da, hemen özür dileyeceğim !!!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.