Hava Durumu

Soma mı Somali mi ?

Yazının Giriş Tarihi: 14.05.2024 14:20
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.05.2024 14:20

Önceki gün CHP lideri Özgür Özel memleketi Manisa’nın kara talihli ilçesi Soma’da idi. İlçenin kömür madeninde, bundan tam on yıl önce yaşanan bir faciada 301 madencimizi kaybetmiştik. Özel’in verdiği bilgi doğrultusunda, sorumlular hakkında açılan davanın henüz tamamlanmadığını ve de tutuklu bir tek sanığın dahi bulunmadığını belirtti…Bu arada madenin işletmecisi Can Gürkan’ın, her şehit madenci için beşer gün hapiste kaldığını ve bu gün yaşamına kaldığı yerden rahatça devam ettiğini söyledi. Gürkan onuncu yılında, bu çok elim maden faciası kendisine sorulduğunda da “Soma geride kaldı, unutmak istiyorum” gibi edebi bir açıklama yapmış! Çünkü, kazanın nedenleri açıkça sorulsa, dönemin sorumluları, devletlûları da töhmet altında kalacak. Bunları ülkemizdeki her vatandaş aşağı yukarı biliyor. Nedenleri konusunda ise konuşan, açıklayan iktidar mensubu  bir yetkiliye ve siyasiye rastlamak çok güç. Çünkü Özel’in ifadesine göre, bu olayın ardından geçen on yılda farklı yerlerde benzer iş kazalarında, ki sebep de belli, o günü hatırlatırcasına 346 madenci daha ekmeği uğruna can vermiş. İşin en dramatik tarafı nedir biliyor musunuz?

Soma faciası sonrası emekçilerin avukatlığını yapan iki isim şu anda hapiste tutuluyor, buna karşın caddede madenci tekmeleyen şahıs konsolosluğa terfi ettiriliyor. Dönemin ne bakanı, bakmayanı ve hiçbir yetkilisi iddianameye bile giremiyor.İşte zamanın ruhu ve üretime piyasacı yaklaşım.Liyakat dışarı, sadakat içeri denebilecek bir durum.

Faciadan üç gün sonra Soma ve izlenimlerimiz

Biliyorum, bu makaleyi okuyan ve etkilenen okurlar da olacaktır. Ama bir iki saat sonra zihninden silinecektir. Ama benim ve eşim için geçerli değil. Çünkü kazadan üç gün sonra, çalıştığımız kurum göndermese de, gazetecilik damarımız bizi Soma’ya bırakıvermişti. Eşim notları alarak durumu gazetede anlatacak, ben de fotoğraf çekecektim.Yol üzerinde önce Savaştepe’ye uğrayarak insanların ruh halini öğrenmek istedik. Küçük bir devlet hastanesi var Savaştepe’nin. Onun yanında konuşlandık. Kısa süre sonra bir binek araçtan iki erkek ve sedye ile taşınan bir kadın çıktı. Hasta içeri alındı ve ardından o iki yaş almış erkeğin yanına gittik. Rahatsızlanan,  Soma şehitlerinden birinin annesi imiş. Yaşlı adamlardan biri babası, diğeri de eniştesi imiş. Korkarak ilişki kurmaya çalıştık. Kaza hakkında bir şey söylemekten kaçındılar ama, bir konuda ikisi de birleştiler . Enişte “Şimdi beni alsalar ve maden açılsa gider çalışırım. Kayınbiraderim yaralı olarak kurtulsaydı yine aynı cevabı verirdi.Çünkü burada yaşadığımız müddetçe başka çıkar yolumuz yok. Önce iş, sonra aş…”

Kısa süre sonra, çekinerek Soma mezarlığına girdik. Bazı cenazeler yeni kaldırılıyor, ağlamalar, inlemeler göğe yükseliyordu. Bu arada meslektaşlarımız da kamera ile görüntü almaya çalışıyor ve çoğu kez azarlanarak orada uzaklaştırılmak isteniyordu. Öyle bir hava vardı ki mezarlıkta, sanki elektriğe kapılmış gibi hissediyorduk kendimizi... Sanki elimizi, ayağımızı oynatamıyor ve kimseye bir şey soramıyoruz. Elimdeki çantadan fotoğraf makinesini çıkaramıyorum, sadece donmuş gibi gelişmeleri izliyoruz. Aradan bir saat falan geçti. Bizim gibi bu hazin sahneleri izleyen bir genç çift yanımıza geldi. Çocukları da ne olduğun anlamadan koşturup duruyordu. Madenci olduğunu öğrendiğimiz genç adama soru sorma cesaretini gösterdiğimizde, gayet sakin ve öfkelenmeden bir yanıt geldi. “Biz bu madene mecburuz. Başka bir iş elimizden gelmez. Şimdi açılsın, gidip bende çalışacağım. Kısa süre sonra, ağlama sesleri yeri göğü inletirken geri dönüşe geçtik. Belki de hiç konuşmadan/ konuşamadan yolu tamamladık. İşte böyle dostlar, ekranda izlemek ile olayın gerçekliğini anlamak için böyle sahneleri görmek gerekiyor. Peki bu kazalara neden sıkça rastlanıyor ve nedense ne sorumlu, ne de suçlu bulunamıyor. İşin teknik boyutuna girecek değilim, çünkü bilmiyorum. Ama bildiğim tek bir neden var, ülkemizde son yıllarda yönetim tarafından yaratılan atmosfer. Her ölümlü kaza sonrası yapılan açıklama  “fıtratımız da var” diyerek geçiştiriliyor, ya da bu hatanın cezası, mahkeme salonlarında hafifletiliyor. Söz konusu bu atmosferin göstergeleri neler ? Liyakatin yerini sadakatin alması….Yargı’nın, ülke yönetiminin baskısı altında kalması ve de muhaliflerin dediği gibi, bazı sektörlerdeki piyasacı bir anlayış.İşte iki önemli örnek; Sağlık ve Eğitim’deki piyasacı  özel sektör yaklaşımları. Yani özel okul ve çığ gibi büyüyen sayıda  özel hastaneler. Biri insan kalitesini yükseltecek unsur, diğeri de sağlığını koruyacak bilim dalı...Ve bu arada kamudaki yetersiz öğretmen sayısı. Buna karşın gereksiz biçimde sayıları artırılan öğretmen okullarından mezun olan ve atanamayan gençler... Yanı sıra piyasacı yaklaşımın ürünü, sayıları sürekli artan özel hastaneler. Kamudakinden daha fazlalaşan bu iki iş kolu haline gelmiş sektörle, kaliteli insan yetiştirmek yerine, parası olana, her kapıyı açmak için oluşturulmuş izlenimi veriyor. Bunu örneklemek de çok kolay…Özel hastanesi olan bir Sağlık Bakanı, bazen özel okul sahibi olarak göreve getirilen Milli Eğitim bakanları…Konumuz bu değil ama, Kültür ve Turizm Bakanı’nın de tanınmış bir otel sahibi olması, bu söylediklerimi onaylayan gelişmeler… Gelelim günümüze…Yerel seçim sonrası ülkemiz ve toplum, her açıdan küçücük bir umuda tutunmaya başladı. Atmosfer sanki hafif  bir esinti içine girdi. Saydığım  bu kötü örnekler hatırlanırsa, hava daha da açabilir. Bu konuda  da en önemli görev, bu seçimin lideri CHP’nin yöneticilerinde. Özgür Özel, değindiğim  bu çarpık düzenin üzerine cesaretle gitmeye başladı ama, yerelde ve geneldeki takım arkadaşlarının da buna ayak uydurması gerekecek!

Bilmem anlatabildim mi ? Başlıkta Soma ve Somali kelimelerini bu nedenle yan yana getirdim. Çünkü, piyasacı anlayışın yarattığı önemli bir kesim ile kaderine razı büyük çoğunluğu temsil ettikleri için bu imi kelime... Bilmem Somali olayını anlatma hatırlatmaya gerek var mı? Dileğimiz, toplumun emekçi kesimi ve yoksullarının,alınlarındaki Soma’nın kömür karasını silip atacak bir olanağa ve özgürlüğe kavuşması…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.