Hava Durumu

Topsuz alanda bir futbol yazısı !

Yazının Giriş Tarihi: 18.04.2023 14:33
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.04.2023 14:33

Bazı bireyler vardır, dünyadan göçüp gitseler bile arkalarında iz bırakır ve anılırlar. İşte onlardan biriydi Prof.Dr. Ayhan Özdemir. Bizim cenah onu, bilimsel kimliği dışında, toplumsal yanıyla hem de bunun en uç noktası futbol yöneticiliğinden tanıdık. Merhum İbrahim Yazıcı’nın ilk kez  Bursaspor başkanlığı yaptığı dönemlerde onun yanında olan bir yöneticiydi. Genellikle ikinci başkan olurdu. O güne değin futbol ile bu kadar yakın olmamasına karşın, sonradan bize futbolu anlatmaya başlamıştı. Bazen alınır, bazen gülerdik. Hiç ama hiç kızmazdı yaptığımız eleştiriler için. Bir keresinde, üstelik soyunma odalarının koridorunda bana çok ağır bir eleştiri getirmişti. Ben de öfke ile çok büyük saygısızlık yapmıştım. Ama bu konuyu hiç uzatmadı ve Tıp Fakültesi Hastanesi’ndeki bir tedavim sırasında, geldi karnıma hafifçe bir yumruk vurdu. Bunun anlamı “sen benim küçüğümsün, heyecanlısın öfke ile bana hakaret edersin ama ben seni affederim” demekti. Hoca derdik kısaca ve neşe kaynağımız olurdu özellikle antrenmanlarda…Bir keresindeki merakı beni çok güldürdü. Yanılmıyorsam Yılmaz Vural teknik direktördü. Antrenman başladı Ayhan Hoca yanıma geldi, o samimi ifadesi ile “hoca şimdi ne yaptırıyor. Söyle bakalım, antrenörüm diyorsun ya ?” dedi. Önce anlamadım, beni mi sınıyordu, yoksa Vural’a mı not verecekti. Ben de “kombine bir çalışma, içinde hem teknik, hem taktik ve de güç geliştirme var, üçünü birden veriyor Hocam” dedim. Memnun biçimde göz kırptı gitti. Sanırım bilim insanı kimliği ile uzak olsa bile futbolu teknik biçimde de anlamak istiyordu. En önemli vasfı, adında taşıdığı unvanlar ve misyonuna karşın müthiş samimi bir insandı.

Bir kere de yanılmıyorsam “bağımsız aday” olacaktı. Milletvekilliği içindi sanırım. Hoca’nın hoşgörüsünü bilenler ve özellikle eski futbolculardan biri ona sürekli takılırdı. O futbolcu seçim döneminde karşısına geçip çok rahat bir biçimde  “Hocam sana kim oy verecek neden aday oldun” deyiverdi. Ayhan Hoca altta kalır mı, hemen yanıtladı. “ O kadar insanın kalp ameliyatını yaptım, sağlığına kavuşturdum. Onlar verse yeter.” Bu cevap üzerine biz çok sevindik, o futbolcuyu mat ettiği için. Ama futbolcu çok ısrarcı ille de Ayhan Hoca’yı kızdıracak “ İyi güzel de masada kalanlar ne olacak?” Hoca kızardı, öfkelenir gibi oldu ama birkaç saniye sonra bastı kahkahayı. Espriyi beğenmişti.

İşte böyle dostlar… Bursaspor’un Türk Futbolu’nda kendine özel bir yer edindiği dönemlerde, böylesine birikimli, toplumsal yönü güçlü ve aynı oranda mütevazı kimlikli yöneticiler de vardı. Onlar bize gazeteciliğin yanı sıra, iyi ve kültürlü bireyler olma yolunda önderlik de yaparlardı. Bizi sadece başarı değil, bu yönleri ile de kendine bağlardı futbol ve Bursaspor… Nereden nereye geldik. Bana da bu anıları hatırlattı bu elim olay.Vefat haberini görür görmez, hafızama beni yıllar öncesine götürdü. Toprağın bol olsun Ayhan Hocam.

Fut bol Federasyonu sizce özerk mi ?

Bir süreden beri futbol analizi yapılan programlara bakmak istiyorum ama en fazla 6-7 dakika dayanabiliyorum. Üç İstanbul kulübünün takımları, onların bazı oyuncuları, Anadolu ekiplerinin  onlarla olan maçlarındaki durumu falan derken, işte gelip hakem eleştirilerine dayanıyor. Yani bir çıkmaza giriyor. Bir yenilik de var bu günlerde… Deprem nedeniyle ligden çekilen iki takımla maçı içerde olanlar ya da dışarıda olanlar meselesi. Kimin hanesine ne yazılacak. Taktik anlayış, oyuncu kazanma, teknik adamların yeterlikleri ve donanımları falan yok bu konuşmalarda. Olsa zaten hangi birikimle kim ne anlatacak? Yıllardır teknik direktör olarak geçinenlerin konuşmalarına tahammül süresi de bende üç dakika. Sahi, esas konuyu ve sorumu sona bıraktım. Her kafadan bir ses çıkan futbol camiamızda, başkan ve yöneticiler doğal olarak bu sektörden habersiz başlıyorlar bu göreve. Futbolu bırakanlar, eski isimlerini pazarlayarak eşofman giyiyorlar, onlar da yetersiz ve bilgisiz. Diploma onların bir kısmı için sadece bir kâğıt parçası, yani geçersiz. Bunu teknik adamlığının ilk yıllarında söyleyen, geçmişin çok yetenekli, çok hareketli bir ismi, daha sonra lig şampiyonluğu bile yaşadı ama diploma için bu talihsiz tanımı yapmıştı.

Onları geçtim ve asıl soruyu unutuyordum. Türkiye Futbol Federasyonu halen “özerk” olarak mı görev yapıyor? Genel kurulunda kimler oy kullanıyor? Başkan ve yönetimini, futbolculardan, futbol adamlarından seçebiliyor mu ?     Şu anki başkan oraya  kim tarafından önerildi ve nasıl geldi ? Gaziantep kulübünde başkanlık yaptığını bir kısım insan biliyor, asıl işini bilen var mı ?   Şu anda Federasyonda ikinci adam olarak görünen  Bursalı hemşerimizin, bu güne kadar, futbol ya da herhangi bir spor dalına dair bir uğraşısını duydunuz mu ? Galiba sorular kazık geldi, cevapları  duyamıyorum! Örneğin, teknik adamların bilgisi ve diploması çok tartışıldığı için bir konuyu daha açıyorum. TÜFAD Genel Başkanlığı’nın bu konudaki görüşü kamuoyuna hiç yansıdı mı?

Diploması hiç olmayan, ya da yetersiz olanlara karşı, diğer üyelerinin hakkını savunduğunu görünüz mü ? Ben rastlamadım. Siz de “bana ne bundan” dediniz geçtiniz değil mi ? Daha güzel ve sizi biraz gülümsetecek bir soru daha: TÜFAD Genel Başkanı, burada duruyorum, zaten adını bilmezsiniz diye söyleyeyim; eski Ankaragücü ve Beşiktaş oyuncusu Erman Toroğlu’nun tandem arkadaşı İsmail Dilber. Kaç yıldan beri başkanlık yapıyor? Bunu hiç bilemezsiniz, cevap veriyorum1996 yılından beri başkan.

Başka sorum yok sevgili futbol aşığı arkadaşlar sizlere iyi bayramlar dilerim.

NOT: TÜFAD Bursa Şubesi Başkanı Metin Begüm arkadaşım, Bursaspor’daki son teknik adam rezaleti için bir yazı kaleme almış, bana gönderdi. Henüz yayınlayamadım. Futbol eleştirisi ve Bursaspor yorumu için yazmama kararım nedeniyle sevgili arkadaşımdan affımı rica ediyorum.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.