Hava Durumu

Türkiye’de deprem önlemleri ve Bursa’nın yeni  fayı!

Yazının Giriş Tarihi: 26.02.2024 14:31
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.02.2024 14:31

Erzincan’daki insan eliyle gelen felaket tartışılırken, üç üniversitenin yaptığı bir araştırmaya göre Bursa için yeni bir fay hattı saptanmış. Haritadaki yerini gördüğümde şaşırmadım desem yalan olur. Batıda Apolyont Gölü’nün kuzeyinden başlayan ve Uludağ’ın eteklerinden devam eden bu hat, doğuda Yenişehir’e kadar ulaşıyormuş. Prof Dr. Şükrü Ersoy, Ankara, Kocaeli ve Eskişehir teknik üniversitelerinin ortak çalışması sonrası saptanan fay için

“90 kilometre uzunluğunda bir aktif fay keşfedildi”  diye bir açıklama yapmış. Kentimiz için yapılan bu çalışmada, neden Bursa’dan bir üniversite yok gerçekten merak ettim diyordum, aklıma geldi bir anda ! Galiba Bursa Teknik Üniversitesi diye özel bir eğitim kurumu var Yıldırım’da ! Buraya da bir nokta koyalım. Neyse biz yine konumuza dönelim. Daha önce haritalarda yer almayan bu yeni fayın, 7’den büyük bir deprem oluşturabileceği  öne sürülmüş. Özetle, üç dört gün önce Gemlik’teki yeni depremin tehdidi geçmeden, yani daha önce bilinen Marmara’nın kuzeyindeki fay hatlarına,  bir de güneyde bu yeni “Kayapa-Yenişehir” fayı eklenmiş. İki fayın tam  ortasında da sanayi kenti Bursa ve çevresi yer alıyor. Jeoloji mühendisi Prof. Dr. Şükrü Ersoy, bu yeni fay hattı boyunca daha önce de aktif  fayların varlığını bildiklerini,  ama bu kez yenilerini de saptadıklarını belirtiyor ve “alüvyon zeminlerde risk daha büyük, (Eski tabakhaneler bölgesi tipik bir örnektir.Bu benim yorumum)  Kahramanmaraş-Hatay depreminde olduğu gibi… Periyot uzadıkça  depremin büyüklüğü artar. Geçmişteki depremlerden, tekrarlanma periyodunu bulmaya çalışıyoruz. Bir husus daha var. 485 kadar beş buçuktan büyük deprem üretebilir fayımız vardı. Bunların üstüne sürekli ekleniyor, yani Türkiye’nin depremselliği giderek artıyor.”

Buradan anladığım kadarıyla, daha önceki deprem,  ne kadar eskiye dayanıyorsa, yenisinin yıkıcılığı daha da artıyor demektir. Bizim bildiğimiz  Bursa’ya dair en büyük deprem 1855 yılında olan ve “Küçük Kıyamet” diye anılandır. Sur içi ve biraz dışındaki alanlar  ve de ovanın bir bölümü, büyük zarar görmüş o depremde... Hatta, Yıldırım Bayezid’in yaptırdığı Ulucami bile hasar görerek onarılmış.Yani şu anda bu depremin ardından geçen sürenin, iki yüz sene olması için kaba bir hesapla bir yılımız kalmış.İki yüz yıl geçince olacak diye bir bilgi yok ama, sanırım oldukça uzun bir süre ve de tekrarladığında büyüklüğü de bu oranda büyük olacak bilimsel verilere göre…

Seçim vaatlerinde öncelik deprem önlemleri olmalı

Bu haberi ilk duyduğum anda ve Prof.Dr. Şükrü Ersoy’un açıklamalarını okuyunca, iki konu kafamı kurcaladı. Birincisi Bursa için…Bu kadim şehrimizin, artık hem güneyi, hem de kuzeyi depremsellik taşıyor demek ki...

Bu nedenle, yerel seçim ne kadar yakın olursa  olsun, tek proje, depremsellik ve  önlemleri olmalı. Çünkü şöyle bir düşünün, gözünüzün önüne getirin Bursa’yı yeni fay gerçeğini öğrendikten sonra… Kayapa, Çalı, Hasanağa organize sanayi bölgeleri  için endişe duymaz mısınız? . Boyu da 90 kilometre olduğuna göre, Yenişehir’e kadar tüm bölge tehlike altında demek.  Bursa Havaalanı da başta olmak üzere buradaki tehlikeyi düşünmez misiniz? Bildiğimiz gibi bir afet anında yardım için en önemli taşıt uçak oluyor… Kestel Organize Sanayi Bölgesi’ni ve yıllardır yeşil alanlar ile meyve bahçeleri içine yapılan fabrikaları da eklemeliyim bu tehlike içine…Diğer bölgeler, örneğin Bursa ovası doğudan batıya etkilenmeyecek mi ? Tarla ve  bahçelerin yerine yapılan ve yer altı sularını sürekli tüketen tekstil boyahanelerinin oluşturacağı bir hasar olmayacak mı? Bölgemizdeki bir deprem, hem yıkımın büyüklüğünü artıracak, hem de milyonlarca can ve mal kaybına yol açacak. Sakın ola felaket tellağı ile suçlamayın. Bu toprakların hemen her yerine sanayi bölgesi yapımına izin verenler düşünmeliydi bunları demek istedim sadece... Yeteri kadar bilimsel veri toplamayan ve uçuk vaatler ile göreve gelen yerel yöneticilerin de kulağını çınlatmalıyız  ! Yeni başkan ve yönetici adaylarına da küçük bir hatırlatma olmalı bu söylediklerim… İkinci konu da tüm yurt için  geçerli…Ülkemizde yer alan tüm şehir, kasaba ve küçük belediyelere aday olanların önceliği, bulundukları şehrin depremsellik önlemleri olmalı. Bunun için bu gün olduğu gibi, maden arama sırasındaki tehditler, depremsellik ve de buna bağlı olarak konut ve insan sağlığı için tüm yurdu kapsayan   çok geniş kapsamlı bir yasa “genel yönetim” tarafından hazırlanıp, vakit geçirmeden uygulamaya konulmalı… İhtimal var mı? Orası da çok şüpheli!

Özetle; yeni bir deprem taraması yapılarak, en riskli yerler açıkça belirlenmeli. Yoksa, bu doğal afetlerin pençesinden, fay hattının yerini haritadan silerek, ya da daha başka yere kaydırarak kurtulamayız.!  Geçim sıkıntısının yanında, hem seçim sıkıntısı, hem de can korkusu yaşamaya devam ederiz.

Bir gazetecilik araştırması ve Bursa sonuçları

Bu tür araştırma yapanların hakkını vermek önce biz gazetecilerin de görevi olmalı. Hürriyet muhabirleri Hazan Aköz Işık ve Melis Yılmaz, seçtikleri bazı illerin yetkililerine soru yöneltmiş ve önlemler konusunda bilgi edinmişler. Görebildiğim iller arasında İstanbul, Bursa, İzmir, Çanakkale, Tekirdağ ve Hakkari dikkatimi çekti. Her belediye bir şeyler yaptığını söyleyerek en önemli olanları belirtmiş. Örneğin; Çanakkale “500 gönüllüye eğitim verdik” demiş… Tekirdağ, bazı kamu kurumları ile “Bilimsel çalışma grubu” oluşturmuş,  İzmir “Afet Eylem Planı” üzerinde durmuş …İstanbul’da, İBB Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı’ndan bilgi alınmış. Buna göre 21 proje alanında kentsel dönüşüm devam ederken, hızlı tarama ile riskli binaların saptanmasına devam ediliyormuş. Vatandaş tarama yapılabilmesi için dilekçe ile başvurabiliyormuş. Hakkari ise toplanma alanların belirlemiş, arama kurtarma ekipleri ile helikopter iniş alanları oluşturmuş  ve konteyner kentler yapabilmek için planlama yapmış.

Aktaş Bursa’nın deprem önlemlerini açıklamış

Yedi yıldan beri Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Alinur Aktaş “Ücretsiz gözlemsel değerlendirme yapıldı “ demiş ve şöyle devam etmiş:“İki bölgedeki kentsel dönüşüm projelerinin birinci etaplarında  297 konut, 118 ofis ve 46 dükkanını yapımını tamamladık. Afet riski büyük olan Demiryolu Altı Bölgesi’nde bütüncül yaklaşımla kentsel dönüşüm projeleri geliştiriyoruz. Sıcak su, Gaziakdemir, İstanbul Caddesi ve Çelebi Mehmet Bulvarı’nda dönüşüm faaliyeti başladı.” demiş.”

Şimdi de en önemli deprem önlemine geliyoruz.!

 “BŞB öncülüğünde, Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer belediyeleri ile İnşaat Mühendisleri Odası, Bursa Teknik Üniversitesi, Mimarlar Odası ve Jeoloji Mühendisleri Odası  arasında protokol yapılarak, binaların risk durumlarının belirlenmesi için ‘GÖZLEMSEL BİNA DEĞERLENDİRME YÖNTEMİ’ devreye alındı. Deprem Bilim Kurulu oluşturuldu. Arkadaşlar çalışıyor.”

Teknik bilgi eksikliği ve bu konuda bir eğitimim olmadığı için bu gözlemsel değerlendirmeyi pek anlayamadım. Binanın salığını bir bakışta anlayacak uzmanlar var demek ki ! Eski Türkiye’de, bir günde yüzlerce emekçiyi muayene eden SSK doktorlarının gözlemine ve gözlerine benzedi bu iş galiba ! Neyse ben yorumu fazla uzatmadan size bırakayım. Takdir Bursalı yüce halkımızındır…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.