Hava Durumu

Varsın gitsinler demişti  ve gittiler !

Yazının Giriş Tarihi: 13.03.2024 13:13
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.03.2024 13:13

Yetti  artık  mart ayının  özel günleri ve olayları ! İçinde iyisi de var, olumsuzları da… Bunlardan biri de unutulmayacak  bir cümle idi Cumhurbaşkanı’nın ağzından çıkan… Tarih 8 Mart 2022…Pandemi sürecinde çok büyük zorluklar çeken doktorların bir bölümü, ağır çalışma koşulları ve  hasta yakınlarının yaralamalara varan saldırıları sonucu, yurt dışına çıkmak için önemli bir sayı ile başvuru yapmışlardı. İşte o gün Cumhurbaşkanı Erdoğan “Varsın giderlerse gitsinleeer” demişti ve gittiler. O tarihten sonra, bazen artan, bazen yavaşlayan hekimlerin yurt dışına çıkışı yine de sürmekte. Bir çok hastanede, özellikle ilçelerde uzman hekim bulmak da zorlaştı. Artık bir yıl içinde yurt dışını tercih eden doktorlarımızın sayısı binler ile ifade ediliyor.

Tıp Bayramı olarak bildiğimiz, yine bir 14 Mart gününü yaşıyoruz. Yani  sorunlar yine var, doktorlarımız dünyadaki diğer meslektaşlarından farklı gerekçeler ile de olsa yurt dışında şans arıyor. Bu nedenle, yurt dışına çıkışların daha bir gündeme geldiği 2022 yılından bu yana hekim kaybımız ve tıp alanındaki konumumuz ne halde diye bakmak istedim ama yeterli bir bilgiye pek ulaşamadım. Sağlık Bakanı ayrı, hekim örgütleri daha farklı biçimde yorumluyor yurt dışına çıkışları…Son yıllardaki, ülkemizin doktor göçü üç dört bin civarında… Unutmadan 14 Mart’ın neden “Tıp Bayramı” ilan edildiğine de değinmek isterim. Bu anlamı güne ait açıklama şöyle:

14 Mart 1827'de, II. Mahmut döneminde, Hekimbaşı Mustafa Behçet'in önerisiyle ilk cerrahhanenin, Şehzadebaşı'daki Tulumbacıbaşı Konağı'nda Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire adıyla kurulması, Türkiye'de modern tıp eğitiminin başladığı gün olarak kabul edilir.”

Yani Osmanlı döneminde de tababet ve gelişiminin çok önemli olduğunu öğreniyoruz. Buna ben de bir ekleme yapmak isterim.Osmanlı’nın beylikten devlete geçtiği yıllara… Payitaht Bursa ve padişah 1. Beyazıt…Yani yaygın adı ile Yıldırım Bayezid Han, ilk hamleyi yapmış bu alanda…Bu topraklardaki ilk “şifahane” 1.Beyazıt tarafından inşa ettirilmiş.Türünün ilk örneği bu sağlık kurumu Yıldırım ilçesinde bulunuyor. Yıllar sonra, şifahane barutluğa dönüşmüş. Bu nedenle o yöreye ve bu tarihi eserin yerine baruthane denmiş/dendi  uzun yıllar…Baruthane Mezarlığı yanında bulunan mekan, önce  restore edildi, sonra yine bir sağlık kuruluşuna ev sahipliği yaparak eski işlevine az da olsa kuvuştu. Uzun süreden beri “Göz Vakfı Hastanesi” olarak hizmet veriyordu. Şu anda , bilemediğim bir nedenle, söz konusu vakıf tarafından boşaltılmış bu tarihi mekan…Neyse asıl konumuza geri dönelim.

Türkiye hekim ihracını sürdürüyor!

Pandemi sırasında patlayan bir sorun, günümüzde de hızını kesmeden sürüyor. Hekimlerimiz parasal nedenleri, kendilerine karşı kötü muamele ve İktidar’ın, özellikle belli bir grupta örgütlenen doktorlara karşı takındığı tavır, bu göçü dönem dönem  hızlandırıyor. Bazen de yavaş gerçekleşiyor göç... Sonuç; Türkiye bin bir emekle yetiştirdiği bu nadide meslek mensupları ile birlikte sağlığını da kaybediyor. Yine bir yerel seçim ortamında, bu hekim açıkları görev alanları içinde bulunmasa da, belediye başkan adaylarının da radarına girmiştir diye umut ediyorum. Aslına bakılırsa, bu konuda onların yapacakları bir şey de yok ama, partileri aracılığı ile, kentlerindeki hekim ve sağlıkçı açığını gündeme getirebilirler. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın  memnuniyet ile yaptığı açıklamaya göre örneğin 2023 yılında 395 doktor yurt dışına gitmiş, 28 de geri dönüş olmuş. Ne diyelim buna da şükür !

Doktorların bir kısmı rahatsız hastaneler de hasta!!!

Özetle, eskiye oranla hekimlerimizin kazançları da yetersiz. Yetersiz olan sadece onların bu durumu mu diye düşünürken, geçtiğimiz Ocak ayında Bursa milletvekili ve Halk sağlığı uzmanı Prof.Dr. Kayıhan Pala,Maraş deprem felaketinden yola çıkarak, böylesi dönemlerde sağlık hizmeti çok daha önem kazanan tesislerin durumunu TBMM gündemine taşımış. Bakanın yanıtlaması için soru önergesini  TBMM Başkanlığı’na sunmuş. Galiba o günden bu yana bir yanıt alamadı ki, bu konu bir daha konuşulamadı ! Milletvekili Kayıhan Pala’nın bu konudaki saptadıkları çok düşündürücü…

 “Jeoloji Mühendisleri Odası’nın raporuna göre, deprem riski yüksek alanda bulunan  2 bin 420 sağlık tesisi var ve 4 hastane de 50 metrelik fay bandı içinde bulunuyor. Bu güne kadar deprem riski göz önünde bulundurulmadan yapılan hastaneler, İktidar’ın bu konuda bir eylem planı olmadığını ortaya koyuyor. Gerekli tedbirler acilen alınmalıdır.”

Tıp bayramında işte bize nur topu gibi ve gözümüzün içine batan devasa bir sorun. Aklıma gelmişken sizinle paylaşayım. 8 Şubat depremi sonrasında  gündeme getirilen bir hastanede, yanılmıyorsam İskenderun’da idi, yüksek katlara asansörü var ama yanında bir merdiven bile yoktu. TV ekranında görmüştüm.Elektrik enerjisi kesildiğinde, hastalar nasıl tahliye edilecek? Bu gibi yaşamsal ve de saçmalık ötesi bir durum nasıl görülemez ? Denetleme denen bir kelimeyi hiç sevmeyen günümüzün becerikli yap-satçı kesimi ve onların teknik elemanları, arkalarındaki büyük desteğe güvenerek, bu denli unutkan, bilgisiz ve dikkatsiz  olamaz, olmamalı…En azından vicdan muhasebesi yapmalı.

Böyle bir ihmalin bence yorumu değil, ancak mizahı  yapılır ! Bu görüntü TV ekranında bile yayınlanmasına karşın, sorumluları kimlerdi, şimdi ne yapılacak gibi soruların yanıtını bir daha duyamadım. Belki de kulak ve göz sağlığım mı bozuktu o günlerde, şüpheye düştüm.! Her gününüzün , sağlık ve mutluluk içinde geçmesi dileğimle…

TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut, dört yıl boyunca Birleşik Krallık’ta eğitim aldığından buradaki sağlık sistemini ve doktorların çalışma koşullarını iyi bilen bir isim.

Bulut, Birleşik Krallık'tan yurtdışına yönelik doktor göçünün ana nedeninin daha iyi para kazanmak olduğunu söyledi. 

Türkiye'de ise bundan farklı olarak çalışma koşulları, ülkenin geleceğinden duyulan kaygı, çocuğuna daha iyi bir eğitim verebilmek gibi faktörlerin etkili olduğunu ifade etti Bulut.

 Birleşik Krallık'ta tıp fakültelerinden mezuniyetin Türkiye'ye göre biraz daha uzun olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Bulut, "Genellikle 26 yaşında mezun oluyorlar. Avustralya, Yeni Zelanda, Dubai, Afrika'nın kimi yerlerine gittiklerinde daha iyi kazanma imkanları var doktorların. Hekimlerin göç kararında bu unsurlar etkili oluyor" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Vedat Bulut, gidilen ülkelerde de İngilizce konuşulması, bazılarıyla kültür birliğinin de olmasının Birleşik Krallık'tan göç kararı almada doktorların işini kolaylaştırdığını da sözlerine ekledi.

Düşük ücret ve artan şiddet nedeniyle yurt dışına gitmek isteyen doktorların sayısının son on yılda artığına dikkat çekilen makalede, yaşananlar nedeniyle Türkiye’de tıbbın kalitesinin düşeceği uyarısı yapıldı.

İstanbul’dan Kaya Genç’in kaleme aldığı makalede 2012 yılının tamamında sadece 59 hekimin yurt dışında staj yapmalarını sağlayan iyi hal belgeleri ve belgeleri almak için Türk Tabipleri Birliği'ne (TTB) başvurduğu hatırlatılarak, “Bu yıl Ağustos ayı itibariyle bin 402 kişi ülkeyi terk etti. 2022'nin sonunda yaklaşık 3 bin doktorun iyi hal belgesini alması bekleniyor, bu da Türkiye'den ayrılan doktor sayısında 2012'ye göre 50 kat artış anlamına geliyor” denildi.

BEYAZ KOD ARTIŞI

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.