Bir yandan insanlar arasındaki gelir dağılım dengesizliği öte yandan israf dünyada 1 milyara yakın insanın açlık tehlikesiyle karşı karıya olduğunu gösteriyor.

Birleşmiş Milletler 2021 raporu, küresel çapta perakende satış noktaları, evler ve restoranlarda tüketime hazır gıdanın yüzde 17'sinin doğrudan çöpe gittiğini belirtiyor.

Raporda israfın yüzde 61'inin özellikle evlerde yapıldığının altı çiziliyor.

Birleşmiş Milletler'in sürdürülebilirlik çalışmaları yapan Wrap adlı sivil toplum kuruluşuyla gerçekleştirdiği araştırmaya göre, dünya genelinde israf edilen gıdanın toplamı 40 tonluk 23 milyon kamyon dolusu yiyeceğe karşılık geliyor.

Uzmanlar, "Bu kadar kamyonun uzunluğu dünyanın çevresinin yedi katı" diyor.

* * *

Daha önce gıda israfının daha çok varsıl ülkelere özgü bir sorun olduğu düşünülüyordu.

Oysa araştırmalar, israfın daha çok yoksul ülkelerde olduğunu gösteriyor.

Saklama ve tedarik zincirindeki yetersizliklerin buna yol açtığının altı çiziliyor.

Bu konuda yanlış hasat ve harmanlama uygulamaları, altyapı eksiklikleri, salgın hastalıklar ve iklim koşulları gibi faktörlerin küresel anlamda gıda israfını tetiklediği ifade ediliyor.

Dünyada gıda israfının en yüksek olduğu bölge yüzde 20'nin üzerinde bir oranla Orta ve Güney Asya olurken onu yüzde 15'in üzerinde israfla Kuzey Amerika ve Avrupa izliyor.

Rapora göre düşük gelirli ülkelerde taze sebze ve meyve gibi ürünler altyapı yetersizliği nedeniyle gelişmiş ülkelere göre daha fazla israf oluyor.

Kayıpların önemli bir kısmı yeterli soğutucu ortamların olmadığı kötü saklama koşulları nedeniyle yaşanıyor.

* * *

Türkiye’de de durum iç açıcı değil...

Rapor, Türkiye'de her yıl 7,7 milyon tondan fazla gıdanın israf edildiğine işaret ediyor.

2021 BM Gıda İsrafı Endeksi Raporu'na göre Türkiye'de her yıl kişi başına 93 kilogram yiyecek çöpe atılıyor.

Türkiye dünya genelinde en fazla gıdanın israf edildiği ülkeler arasında yer alıyor.

Rapora göre, dünya genelinde her yıl toplam 931 milyon ton gıda israf ediliyor.

Bunun dörtte biri ile bir milyar insanın doyurulabileceği belirtiliyor.

İslam’da israf, ayet ve hadislerle yasaklanmış olmasına karşın ortaya çıkan sonuç şaşırtıcı değil midir?

Üstelik israfı salt gıda alanı dışında da görmek olasıdır ülkemizde.

Devletin resmi binek aracı sayısının benzer gelişmiş ülkelere göre 8-10 kat fazla olmasını nasıl açıklamak gerekir?

Aynı şekilde yılda birkaç ay kullanılan ve 12 ay boyunca bakım onarım ile koruma giderleri ile bütçeye yük olan sosyal tesisleri de belirtmek gerekir.

* * *

Ülkemizdeki israfın boyutlarını lojman konusunda da görmekteyiz.

AB ülkelerinde örneği görülmeyen lojman uygulamasının Türkiye’de çivisi hepten çıkmış durumdadır!

250 bini aşan lojmanların hem personel arasında ayırım yarattığı hem de kamu çalışanlarını halktan koparan bir yapı oluşturduğu biliniyor.

Ayrıca bütün kentlerde olduğu gibi Bursa’da da yıllardır boş, bakımsız, yazgısına terk edilmiş yüzlerce lojman varlığı bilinmekte.

Devletin güvenlik, sağlık çalışanları dışında bu lojman uygulamasını artık sonlandırması gerekiyor.

Gereksiz, amaçsız ve yararsız yere yapılan her türlü iş ve işlem ile harcamayı israf olarak değerlendirmek gerekiyor.

Her işimizde gereksiz, yararsız ve amaçsız işlemlerden kaçınmalı ve olabildiğince verimli ve etkin olmalıyız.