Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye Temsilcisi Yardımcısı Ayşegül Selışık, "Dünyada üretilen gıdanın üçte biri israf oluyor, israf olan gıdanın dörtte biri ile 820 milyon aç insanı doyurabilirsiniz" diyor.

Ve Ayşegül Selışık, dünya genelinde her yıl ortalama 750 milyar dolar değerindeki gıdanın israf olduğunu belirtiyor.

Oysa dünyada 820 milyon kişi açlıkla mücadele ederken, hemen hemen aynı sayıda insan da obeziteyle mücadele etmekte.

Bu, dünyada bu alanda işlerin hiç de iyi gitmediğinin bir göstergesi olsa gerek.

Gıda israfı tarladan başlıyor ve hasat yöntemleri, uygun olmayan saklama koşulları, aşırı tüketim ile tüketicinin gıdaya gereken değeri vermemesi bunda en büyük neden. 

Bu konularda insanlara, toplumlara, şirket, STK ve uluslararası kuruluşlara, yerey yönetimlere ve devletlere önemli görevler düşüyor.

* * *

Dünyanın yoksul bölgelerinde su kaynakları yetersiz ve iklim koşulları gibi nedenlerden dolayı yeteri gıda üretimi yapılamıyor.

Ama gelişmiş ülkelerde de aşırı bir gıda israfı var.

Dünyada üretilen gıdanın üçte biri israf oluyor, deniyor.

Bu israf olan gıdanın dörtte biri ile 820 milyon aç insanı doyurabilmek olası.

Üretilen gıdanın yüzde 20'si tarlada, yüzde 40'ı da sofrada israf ediliyor.

Yani bir yandan insanlar açlıkla mücadele ederken, öte yandan da üretilen değerli gıda israf ediliyor.

* * *

Bugün dünya genelinde küreselleşme, kentleşme, gelir artışı, hazır gıda sektöründeki gelişmelerin sonucunda beslenme ve yeme alışkanlıklarında büyük değişiklikler yaşanmakta.

Mevsiminde yetişen, lif yönünden zengin yiyeceklerden uzaklaşılarak daha çok şeker, yağ, tuz, işlenmiş gıdalar tüketilmekte.

Dünya çapındaki sağlıksız yeme alışkanlıkları için yılda 2 trilyon dolara yaklaşan maliyetiyle hükümetlerin sağlığa ayırdıkları bütçelerin üzerinde büyük bir yük oluşturmaktadır.

Bulaşıcı olmayan hastalıklar dediğimiz sağlık giderlerine harcanan para çok büyük bir rakam.

Bu harcanan parayla biz dünyada olan insanları çok rahat doyurabiliriz.

Bu çelişki ortadan kaldırılabilir, minimuma indirilebilir en azından.

* * *

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye'de de gıda israfının boyutlarının büyüklüğüne dikkat çekiyor.   Bayraktar, ülkemizde üretim, kullanım, piyasa ve tüketim aşamalarında israf edilen gıdanın parasal boyutunun 35,4 milyar doları bulduğunu belirtiyor.

Dünyada 820 milyon insan açlık çekerken, her yıl 10 milyonun üzerinde insan açlıktan ölürken, yılda üretilen 4 milyar tonluk gıdanın 1,3 milyar tonunun tüketilemeden israf edildiğini ifade eden Bayraktar, bu gıdanın yarısına yakın bir kısmıyla bile dünyadaki açlığın tamamen ortadan kaldırılabileceğini belirtiyor.

Bilimsel araştırmalara göre, tarladan sofraya gıda israfının gelişmiş ülkelerde yüzde 40'ı bulduğu, Türkiye'de sebze ve meyvenin en az dörtte birinin tüketilemeden çöpe gidiyor.

İşin insani boyutu bir yana, ekonomik boyutu da çok büyük rakamlara ulaşıyor görüleceği gibi.

Ülkemizde, istatistiği tutulan temel ürünlerde 2019 yılında 119,2 milyon ton olan üretimin 10,7 milyon tonu sofraya ulaşamadan yitiriliyor.

Salt bu bile 8-10 milyon nüfuslu bir ülkenin tüketebileceğinden fazla ürün demektir.

Her gün 6 milyon ekmek çöpe gidiyor.

Türkiye gibi çok ekmek tüketen bir ülkede bile bu rakamla 6 milyon nüfusun ekmek gereksinimini rahatlıkla karşılanabilir.