Dünya Kadınlar Günü yahut Dünya Emekçi Kadınlar Günü her yıl 8 Mart'ta kutlanan ve Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gün...

İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının geliştirilmesi duyarlığı için önemli bir gün bugün.

Salt kadın oldukları için ellerinden alınan insan haklarına biz kadın hakları diyoruz.

Aynı şekilde engelli hakları, çocuk hakları, azınlık hakları gibi haklar var.

Bu gruplar ataerkil toplumun görece dezavantajlı gruplarıdır.

* * *

Seçme ve seçilme hakkını 1944’te kazanan Fransız kadınları, 1948’de kazanan Belçikalı kadınlar, 1952’de kazanan Yunanlı kadınlar ve 1971’de kazanan İsviçreli kadınların yanında bu hakları 1934’te kazanan Türk kadınlarını görüyoruz.

Ancak böyle olsa da, daha yakın zamana kadar kılık-kıyafet ve örtünme gibi sorunlarla birçok kamu haklarından yoksun bırakılan Türk kadınlarına Avrupalı kadınlardan çok daha önce seçme ve seçilme haklarının verilmiş olmasının çok fazla bir anlam kazanıp-kazanmadığı tartışılır kuşkusuz!

* * *

Kadın cinayetleri Türkiye’de de son yıllarda gündemi meşgul eden önemli bir toplumsal sorun.

Kadına yönelik şiddetin en ağır sonucu şiddete uğrayan kadının yaşamını yitirmesi…

Fiziksel şiddetin en ağır biçimi olan cinayet suçu farklı nedenlerle işlenmekte…

Yapılan araştırmalar kadınların aile yaşamlarında en çok eşlerinin yahut yakın ilişki içerisinde olduğu erkeklerin fiziksel şiddetine maruz kaldığını göstermekte.

Her üç kadından biri her gün şiddete maruz kalıyor dünyada.

Resmi rakamlara göre salt Türkiye'de 2011 Ocak-2019 Ağustos arası 2636 kadın cinayet işlendi.

2018'de 440, 2019'un ilk 8 ayında ise 294 kadın cinayeti…

Birleşmiş Milletlerin yayınladığı rapora göre de, 2017 yılında dünyada 87,000 kadın cinayeti işlendi.

Bu cinayetlerin %58'i kurbanların tanıdıkları tarafından işlendi.

Yani 2017 yılında her gün 137 kadın bir tanıdığı tarafından öldürüldü.

Çoğu kadın cinayeti herkesin gözünün önünde yaşandı, güpegündüz yaşandı, ‘geliyorum’ dedi ve maalesef geldi!

* * *

Kadın cinayeti kurbanları çoğu zaman daha önce suç duyurusu bulunmuş, yardım talep etmiş kadınlar.

Konunun can alıcı noktası da burada düğümlenmekte…

Kadınların şikâyetlerinin ciddiye alınmaması, cezaların yeterince caydırıcı olmaması ve polisin olaylara etkili müdahale edememesi adeta katillerin işini kolaylaştırıyor.

Kadına karşı şiddet, salt Türkiye’de değil, Batılı devletler için de önemli bir sorun.

Kanada'da her 10 kadından 3'ü şiddet görüyor.

Dünya ortalamasını yakalıyor yani Kanada!..

Avrupa'nın en kötüsü ise Almanya…

Almanya'da son üç yılda kadına karşı şiddet %10 arttı.

İsveç gibi bazı kuzey ülkelerin yasal yapısında boşluklar ise aile içi şiddeti ihbar etmeyi ve cezalandırmayı zorlaştırıyor.

* * *

Bugün Türkiye’de kadınla erkek arasında mutlak eşitlik sağlanmıştır.
Aile birliğinde erkeğin bütün ayrıcalıkları kaldırılmıştır.
Seçme ve seçilme hakkı eşitlenmiş ve uygulanabilirliği önündeki engeller kaldırılmıştır.
Gelin din, dil, ırk, ayrımı yapmadan kadın-erkek farklılıklar oluşturarak değil, bütünlük, birlik oluşturarak usanmadan, dinlenmeden, “Evrensel İnsan Haklarını” savunalım.

Kadın da bir insandır ve insanların temel hakları vardır…
Gelin hep birlikte, yeryüzünde bunca açlık, bunca yoksulluk, bunca işkence ve bunca insan kıyımı kol gezerken kadınlarımızın sokaklarda dövülmesine zemin hazırlayan ortamı ortadan kaldıralım.

İnsan kadınların, Kadın Hakları Günü’nü kutluyorum.