Bursaspor için ne zaman iyi şeyler yazmak için bilgisayar başına otursak hep aynı duygular geçiyor içimizden.

Olabildiğince sağduyulu bir biçimde yaklaşıp, takıma ve camiaya zarar vermemek adına sinirlerimize de hakim olmaya çalışıyoruz.
Bizler hakim oluyoruz da bu futbolcular ne yapmaya çalışıyor peki?
Yok yönetimdi, yok paraydı… Bahaneleri bitmedi, üretkenlikleri ise hiçbir gıdım artmadı.
Emin Adanur suçluydu gitti, Hayrettin Gülgüler zaten gölgeydi aradan çekildi. Kulübün anahtarlarını da Divan Başkanı Galip Sakder’e emanet etti.
Sakder de süreci doğru yönetebileceğine inandığı siyaset arenasına çağrı yaptı ve kent dinamiklerine hızlı bir mesaj gönderdi.
Bursaspor’a verdiği destekler belli olan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, kayıtsız kalamadı. Altınordu maçında kaptan köşküne geçti ve motivasyon artı para desteğiyle 3 puanı hanesine yazdırdı.
Soyunma odasına indi, ‘büyük başkan’ tezahüratlarıyla karşılandı, futbolcular 2 gün sonra hesapta parayı gördü.
Tek çiçekle bahar geldi, buzlar eridi ve umutlar yeşerdi.
Taraftara çağrı yapıldı, herkes üzerine düşeni yaptı ve Tuzla maçına gelindi.
Hooopp 9 kişilik İstanbul ekibine teslim bayrağı çekildi, sniper bir vuruşla kaleci Erhan avlandı.
Sezon başından beri error veren Erhan, orta sahadan gol yiyerek alarm seviyesini üst seviyeye taşıdı. Göreve geldiği günden bu yana verdiği mesajlarla herkesin gönlünü fetheden Tamer Tuna’nın kendisine olan desteğine zarar verdi Erhan
Üzüldü herkes sineye çekildi.
Lider Ankaragücü deplasmanına gidilirken, ‘1’ puan yazan çok fazla kişi vardı. Sonuçta istim üstündeki bir takım vardı her ne kadar son hafta tuhaf bir puan kaybı yaşasa da…
Güzel de başladı oyun… Mehmet Erdem’in klas golüne sevinirken, Bursaspor uzun zamandır yaşamadığı bir duyguya kapılmıştı.
Takım öne geçmişti artık buna sahip çıkmak lazımdı.

İlk yarıda istenilen de oldu…
Moral yine had safhadaydı… Ancak bu maçta bir 45 dakika daha vardı. Bu ise merak konusuydu.
Savunma hattında yapılan hatalar, hücum hattındaki üretkensizlikler düşündürüyordu.
Forma giydiği ilk maçta gol atan Pedro, ikinci yarıda durumu daha büyük bir krizin eşiğine itiyordu.
TV başındakiler Ankaragücü’nün tehlike içermeyen ataklarında bile hop oturup, hop kalkıyordu. Çünkü en büyük eksimiz olan fiziksel düşüş belli ki ikinci yarı en az rakip kadar bizi zorlayacaktı.
72’ye kadar da fena gitmedi hani…
Önce eski kaptan Erdem’in örümcek ağlarını alan vuruşunda hamle yapamadı Erhan… Golün santrasında ise 35 metreden vuruşa çaresiz kaldı.
Göremiyor bu adam, göremiyor…
Kaleyi içten fethetti Ankaragücü!
Bizler kardeşimizin sevincini seyrederken, kendi düştüğümüz duruma ağlandık!
Ağladıkça eridik, üzüldük ve tükeniyoruz.
Kongreler neye çözüm olacak bilinmez, umarım artık bir şeye çözüm olur!