Hava Durumu

ARAPÇA İBRANİCE SORUN DEĞİL YETER Kİ TÜRKÇE OLMASIN

Yazının Giriş Tarihi: 10.02.2022 16:21
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.02.2022 16:21

Fakat Farsça Hüda, İbranice Rabb diyenlere hiç ses çıkarmıyorlar dertleri yeter ki Türkçe olmasın. Oysa din kültürün taşıyıcısıdır din üzerinden dilimize sayısız kelime girmiş bunların büyük bölümü İbranice kökenli. Örneğin ibadet ile ilgili kavramların neredeyse tümü bize Arap değil Fars dili üzerinden gelmiştir. Savm demeyiz de Oruç deriz, Salat yerine Namaz, Nebi yerine Peygamber, Vuzû yerine abdest kelimelerini kullanırız. Sadece bizim dilimiz değil Arap dili içinde bu böyle. Arapça sanılan pek çok kelime köken olarak Yahudi din kültüründen geliyor.

Gabriel: Cebrail

Michael: Mikail

David: Davud

İsaac: İshak

Mousa: Musa

Solomon: Süleyman

Eva: Havva

Adam: Adem

Abraham: İbrahim

Usain: Hüseyin

Elias: İlyas

Noah: Nuh

Jacop: Yakup

Josef: Yusuf

Aaron – Harun

Saymakla bitmez. Çocuğuna Yahudi kökenli isim vermekte sakınca görmüyor ama kendi dilinde yaratıcısını Tanrı olarak isimlendirmekten günah diye çekiniyor. Bu kafayla işimiz var.

 

DEPREME HAZIRMIYIZ?

Uzmanlar uyarıyor; “Marmara fayı çok gerildi depremin eli kulağında.”  Tekirdağ Gölcük fay hattı üzerinde yapılan çalışmalar bu hattın kırılmak üzere olduğunu sadece İstanbul’u değil  Bursa, Yalova, Gemlik Bandırmave Biga’yı da etkileyecek büyük bir deprem üretebileceğini gösteriyor.Marmara Denizi'nin altındaki Kuzey Anadolu Fayı'nın kuzey kolu üzerinden beklenen bu depremin minimum 7 şiddetinde olacağı tahmin ediliyor.

Bursalıları uyaran yer bilimci  Prof. Dr. Naci Görür “Anadolu batıya doğru her sene 2,5 cm kayıyor fakat kaydığı yerlerde sorun olmuyor. Bazı yerde bu hareket sürtünme nedeniyle takılıyor. O takıldığı yerde sürtünme kayma kuvvetinden daha fazla oluyor. O nokta itibariyle kayma takılıyor. Anadolu bloğunun hareketi devam ediyor. Takıldığı yerde deformasyon oluyor. Kayma kuvveti, sürtünme kuvvetini aştığı an orası çat diye kırılıyor ve açığa enerji çıkıyor ve orada deprem oluyor" dedi.

Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın üç kolu tarafından çepeçevre sarılmış olan Bursa, deprem riski en yüksek iller arasında yer alıyor. %70’ i kaçak yapılardan oluşmuş Bursa depreme ne kadar hazırlıklı acaba? Tarihe Kıyamet-i Suğra(Küçük kıyamet) olarak geçen 1509 ve büyük yıkım getiren 1855 depremlerini yaşamış Bursa yine büyük risk altında. Öncelikle cevaplanması gereken sorular şunlar;

Bursa olarak olası bir depreme ve deprem sonrasına ne kadar hazırlıklıyız?

Deprem riski yüksek binalar boşaltılıp gerekli tedbirler alındı mı?

Deprem için bir acil eylem planımız var mı?

Hastane ve okul gibi toplu yaşam alanları yenilenip depreme dayanıklı hale getirildi mi?

Toplanma alanlarımız yeterli mi, Halka gerektiği kadar deprem eğitimi verildi mi?

Deprem sonrası vatandaşların ihtiyaçlarına cevap verecek çalışmalar planlandı mı?

Bu soruların cevabı belirsiz. Keşke bir Afet Bakanlığı kurulsa AFAD ve benzeri kurumlar bu bakanlığa bağlanıp halka deprem eğitimi verilse ve olası bir depremde öldürecek olan binalar tek tek ayıklanıp tedbirler alınabilse. Umarım iş işten geçtikten sonra aklımız başımıza gelmez.

 

ÖCALAN ÖNEMSİZ BİR SİYASİ FİGÜRE DÖNÜŞÜYOR.

İktidarın yeni bir çözüm süreci başlatmayı düşündüğü ve Kürt kökenli oyların AKP’ye yönlendirilmesi için Öcalan’ı kullanacağı konuşuluyor. Böyle bir politika için en büyük engel MHP ile olan ittifaktır. Ayrıca Ortadoğu’da değişen dengeler Öcalan’nın önemini yitirdiğini gösteriyor. Türk devleti PKK ile etkin bir şekilde mücadele ediyor ve örgütün beli kırılmış durumda. PKK’nın sınır ötesi uzantıları ise Suriye’nin kuzeyinde devletleşme sürecine girdiler ve burada kontrol tamamen ABD’nin elinde. Sınır ötesi PKK uzantıları terör sorunu olarak değil  siyasi bir sorun olarak karşımıza çıkacaklar.

 

BU UYGULAMA KALDIRILMAMALIYDI

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 2017 yılında başlattığı bir uygulama vardı.Ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarına  karışan şehirler arası yolcu taşımacılığı yapan otobüs firmaları her ay düzenli olarak yayımlanan kaza bültenleri ile açıklanıyordu. Şimdi bu uygulamaya son verilmiş. Otobüs firmalarını kazalara karşı dikkatli ve tedbirli olmaya teşvik eden bu uygulama en kısa zamanda tekrar başlatılmalı.

 

TEDBİRLİ OLMAYA DEVAM

Omicron varyantı solunum yolu pandemilerinin dip noktasında vuku bulan virüsün virülansını (ölümcül hastalık yapma gücünü) kaybettiğinin işareti olarak yorumlanmıştı. Pek çok Virolog Omicron’u yeni bir soğuk algınlığı virüsü olarak görüyordu. Ama açıklanan rakamlar henüz bir rahatlama dönemine girmekten çok uzak olduğumuzu gösteriyor. Vaka sayısının açıklananın çok üstünde 300.000 civarında olduğu konuşuluyor. Maske mesafe ve hijyene azami dikkat diyoruz.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.