Aşırı derecede artan nüfus ve araç sayısı yüzünden trafik sorunları kent yaşamının en büyük problemi oldu.

Türkiye’nin nüfus bakımından 4. büyük kenti olan Bursa, sanayi, tarım ve turizm alanında yükselen bir grafiği ile kent içi ve dışı trafik sorunlarıyla karşı karşıya.

Bursa halkı son yıllarda trafik sorunuyla özellikle işe gidiş ve işten çıkış saatlerinde ana arterlerde ve tüm ilçelerinde karşılaşmaya başladı.

Başkan Aktaş göreve geldiğinden bu yana kent içi trafik sorununu hafifletme adına bir yığın çalışma gerçekleştirdi.

Yeni metro projesi sürerken, var olanlarda sinyalizasyon düzenlemeleri ile biraz gelişme sağlandı.

Acemler kavşak düzenlemesi de bölgeyi biraz rahatlattı.

Ancak salgının ardından artan hareketlilik yapılanların yeterli olmadığını göstermekte...

Yapılan düzenlemeler olmasaydı hiç kuşku yok ki Bursa kent içi trafiği çok daha büyük sıkıntılar yaşayacaktı.

* * *

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, tüm dünyanın konuşup çözümler üretmeye çalıştığı trafik konusunun salt yol yaparak, genişleterek yahut otoparkla çözülemeyeceğini söylüyor.

 “Olayı sadece fiziki dönüşüm olarak düşünmekten ziyade sistem olarak değişimi düşünmeliyiz” diyor.

Bu doğru...

Ancak sistemin de planlaması merkezi hükümet ve Büyükşehir yetkisinde.

Kentin doğusunda ikamet edenlerin işi için her gün batıya gidip-gelmesi, evine en yakın okul varken kimi puanlama uygulamalarıyla öğrencilerin her gün uzak noktalardaki okullara taşınmaları, kent içi ulaşımda toplu taşıma uygulamalarındaki düzensizlikler ve hala Bursa’ya hiç yakışmayan dolmuş uygulaması gibi nedenlerle kent içi trafik yoğunluğu sürmekte ve hatta her geçen gün artmakta...

Sabah 07’de başlayan okul saatlerine tam uygun planlanmamış bir otobüs saatleri ayrıca bir mağduriyet de yaratmakta.

* * *

Hiç kuşkusuz Başkan Aktaş konuyla ilgili farklı çalışmalar içinde. Adliye Kavşağı’nın ihalesi yapıldı...

Raylı sistemlerle ilgili T2’nin tamamlama ihalesi yapıldı.

Emek-Şehir Hastanesi 6 kilometrelik hattın tamamlanmasıyla alakalı çalışmalar sürüyor.

Ancak doğu-batı eksenli metroya koşut otobüsler de, minibüsler de ve hatta dolmuş taksiler de hareket halinde.

Çağdaş bir kentte artık sonlanması gereken dolmuşçuluk sisteminin Bursa’da hala sürüyor olması kabul edilebilir değil.

1945’lerden bu yana süren dolmuşçuluk artık Bursa’da sonlandırılmalıdır.

Bunun zorluğu ortadadır ama toplum yararına buna neşter atılmalıdır.

Bursa’da başlarda düşük maliyetli ulaşım çözümü olan dolmuşların artık günümüzde var olması çağdaş ulaşım açısından kabul edilebilir bir şey değildir.

 Öyle dolmuşları taksilere çevirmek falan da çözüm değildir!

* * *

Ulaşımın ana öğesi insandır...

İnsansız bir ulaşım düşünülemeyeceği gibi yaya ulaşımını hesaba katmadan da ulaşım planından söz edilemez.

Yaya ulaşımını bu kadar önemli yapan unsur, en çevreci ulaşım türü olması ve ekonomik herhangi bir bedel gerektirmemesidir.

Kent merkezleri kamusal alanları, ticari merkezleri ve sosyal aktivite yerlerini içermesi nedeni ile yaya ulaşımında en çok ağırlık verilecek yerlerin başında gelmektedir.

Çağdaş kentlerde ulaşım bugün toplu ulaşım araçlarıyla yapılmakta…

Zaman değişiyor ve Bursa’da buna ayak uydurmak zorunda.

Tıpkı faytonlar gibi, nalbantlık gibi dolmuşçuluk da tarihe karışmak zorunda.