İmzacı emekli Amirallerin lojman haklarının iptal edilmesi toplumda zaten gündemde olan lojman, sosyal tesis ve resmi binek aracı tartışmalarını alevlendirdi.

Zaman-zaman tasarruf önlemleri kapsamında devletin elindeki kimi lojmanların, sosyal tesislerin ve resmi binek araçlarının elden çıkarılması gündeme gelse de bunlar çok küçük boyutlarda kaldı.

Ara-sıra “Lojman ve taşıt saltanatına son verilmekte" söylemlerine karşın toplamda lojman ve sosyal tesis sayıları sürekli artarak neredeyse 250 bini aştı.

Binlerce de sosyal tesis...

Ve bunların bakım-onarım maliyetleri...

* * *

Taşıt sayısı bakımından da Türkiye diğer dünya ülkelerini neredeyse 10’a katlıyor.

Kamuya ait taşıt sayısı örneğin; Japonya’da 10 bin, İngiltere’de 12 bin, Almanya’da 11 bin, Fransa’da ise 9 bin adet iken, Türkiye’ye gelince, tam 113 bin taşıt!..
Bu rakamın da gerçeği yansıtmadığı, gerçek rakamın bunun da üzerinde olduğu konusu var.

Çünkü kurumların taşıt edinimindeki bütçesel ve idari zorlukları aşmak amacıyla taşıt satın almak yerine hizmet ihalesi suretiyle taşıt kiraladıkları ve bu taşıtları makam aracı olarak da kullandıkları bilinmektedir.

Yani Türkiye’de kamudaki savurganlık ve israfın boyutları korkunç durumda...

Bununla birlikte kamudaki sosyal tesislerin özel sektöre devri politikasını bertaraf etmek için birçok kamu kurumunca daha önce misafirhane, konukevi gibi adlarla ifade edilen sosyal tesislerin tabelalarının "eğitim ve dinlenme tesisi" gibi adlarla değiştirildiği de bilinmekte.

Ama buralarda herhangi bir eğitim yapılmadığı, eğitimlerin "seminer" adı altında Antalya ve diğer sahil yerlerinde yapıldığı bilinmekte.

* * *

AK Parti ilk iktidar yıllarında Türkiye’deki bu lojman, sosyal tesis ve resmi binek aracı savurganlığına karşı eylem planları açıklamış, kimi başta Milletvekili lojmanlarını elden çıkarmış, kimi yerlerde de lojman ve sosyal tesisleri halka satmıştı.

Bu uygulamalar o zamanlar halkta çok büyük bir coşku uyandırmıştı.

Çünkü çevreleri dikenli teller ve duvarlarla örülü bu lojman ve sosyal tesisler kamu çalışanları arasında adaletsizlikler yarattığı gibi, aynı zamanda kamu çalışanlarının halk ile bağını koparıyordu.

Ne ki, bu AK Parti bu ilk yıllardaki sosyal tesis ve lojman satışlarını bir-iki yıl içinde durdurdu.

Bunda kamu kurumlarının bu kaynaklardan vazgeçme konusunda fazla dirence sahip olmalarının payı vardı kuşkusuz.

* * *

Ülkemizde hizmet sektöründeki hızlı gelişme lojman, sosyal tesis ve kamu taşıtı edinilmesini zorunlu kılan zamanın koşullarının çok ötesindedir.

Bu nedenle, TSK, güvenlik ve sağlık dışında bütün kurumların elindeki bu lojman ve sosyal tesislerin özel sektöre devrinin gerçekleştirilmesi böyle bir ekonomik kriz döneminde devlete kaynak sağlaması açısından da gerekliliği açıktır.

Dünyanın hiçbir ülkesinde görülmeyen böyle bir savurganlığın önlenmesi toplumda adalet anlayışının da gelişmesine yardımcı olacaktır.

Hantal bir devlet görüntüsü veren, devletin sırtına yük olan şu lojman ve sosyal tesis uygulamalarına artık bir son verilmesi gerekiyor.

Resmi binek aracı sayısının da azaltılmasına artık başlanılmalıdır.