Babam rakı yudumlamayı severdi; anneannem gelincik sigarası tüttürürdü.

Çok değer verdiğim bu iki insana özenmedim; dudaklarıma sigara değmedi; boğazımdan rakı geçmedi.

Çok yalnız, çok kederli günlerim oldu, yine de alışmadım içkiye, sigaraya ve haddim değil dedim tiryakilere laf etmedim. Hiç kimsenin yaşam tarzına kem söz etmediğim gibi.

Ona buna, ahlak zabıtası, özel hayat röntgencisi olmadım, çok şükür.

**************************

Şimdi konuya geleyim…

Toplumsal barışın demokrasinin yolu; parti aidiyetlerine, ideolojik tercihlere, yaşam tarzlarına saygıdan yani çoğulculuğu var etmekten geçiyor.

İnsan çok boyutlu bir varlık; onu kalıplara sıkıştırmak mümkün mü?

İÇKİ

Felsefe Profesörü Örsan K. Öymen’in bilimden, felsefeden beslenen; sade, açık, etkili bir dile yazdığı köşe yazılarını aksatmadan takip ederim sizlere de okumanızı tavsiye ederim. Öymen’in “Tanrı Var Mıdır?’’ adlı, tanrı üzerine sorgulayıcı düşünceler içeren kitabını da en kısa zamanda edineceğim.

****************************************

Öymen, Cumhuriyet Gazetesi’nde, “Müzik’’ başlıklı yazısında, yaşam tarzına müdahale konusunu işliyor ve diyor ki;

“AKP hükümeti, sağlık kavramının arkasına saklanmış dini bir gerekçeyle, alkollü içeceğe karşı savaş açmıştır. Alkollü içeceklere getirilen orantısız ve abartılı vergiler; saat 22.00’den sonra alkollü içecek satışının yasaklanması; konserlerde, festivallerde alkollü içecek satışının ve üniversite kampuslarında alkollü içecek ikram edilmesinin yasaklanması; alkollü içecek üreten firmaların reklam vermesinin ve etkinliklere sponsor olmasının yasaklanması; üç haftalık tam kapanma döneminde alkollü içecek satışının tamamıyla yasaklanması, bunun en önemli göstergeleridir. Erdoğan’ın, müzik yayını yapan barların ve gece kulüplerinin kapanış saatlerini 24.00 olarak açıklaması, alkollü içeceğe karşı açtığı savaşın da bir parçasıdır.’’

**************

Bu uygulama işletmelerin iflas etmesine ve birçok müzisyenin işsiz kalmasına yol açabilir.

Zaten müzisyenler büyük maddi manevi zorluklar yaşadılar;  salgında moralleri bozulanlar, intihar edenler oldu.

 

MÜDAHALE

Örsan K. Öymen’in yazısından bir alıntı daha:

“Televizyonlardaki yılbaşı programlarına dansözlerin çıkmasının engellenmesi, uluslararası buz pateni yarışmalarının yayından kaldırılması, mayo ve iç çamaşırı reklamlarının engellenmesi, “Huysuz Virjin” gibi tabuları yıkan televizyon programlarının yayımlanmasına son verilmesi, üniversitelerdeki bahar festivallerinin yasaklanması, Blues ve Rock festivallerine son verilmesi, Eurovision şarkı yarışmasından çekilme kararının alınması, Rumeli Hisarı konserlerinin iptal edilmesi gibi uygulamalar da bu büyük resimin parçalarıdır.’’

Öymen, kasvetli ve çileci yaşam biçimi dayatılırsa bunun insan ruhunun ve bedeninin özgürleşmesine karşı verilen bir savaş olacağını da vurguluyor yazısında.

*************************

İnsanları özgür bırakalım, baskıcı olmayalım, dayatmalarda bulunmayalım, farklılıklardan korkmayalım.

Ve hakikat tekelciliği yapmayalım.

Her yaşam tarzı özgürce var olsun ki bu çeşitlilikler geleceğimize umut taşısın.