Kendini; müzikal oyuncu, dansçı, sunucu olarak tanımlayan, “Rod Macit’’ lakaplı sevgili Macit Tunalı, 16 Mart’tan bu yana tedavi gördüğü Bursa Şehir Hastanesi'nde verdiği yaşam mücadelesinde yorgun düştü ve bir narin serçe misali uçtu gitti varoluşun dalından.

Pek erken gitti hem de.

Oysa atılacak şen kahkahalar, edilecek danslar, dinlenecek müzikler, yapılacak programlar, giyilecek şık giysiler, takılacak kaşkollar, içilecek kahveler çaylar, derinleşecek sohbetler vardı.

Hakan Peker'in bir zamanlar baş dansçılığını yapan Macit Tunalı’nın “Rod’’ lakabı, ünlü İngiliz pop-rock ve blues-rock müzisyeni Roderick David Stewart ya da sahne adıyla RodStewart’a olan fiziki benzerliğinden geliyordu.

Sevgili Macit’e takılırdım; “sen ondan daha yakışıklısın’’ diye, incecik gülümserdi.

O RENGAREK KAŞKOLLAR

Macit Tunalı’nın Facebook paylaşımlarındaki renkli fotoğraflarına bakıyorum.

Hepsinde çakı gibi, filinta gibi;  bakımlı, tiril tril, tertemiz, zarif, şık mı şık. Takım elbiseler içinde, ceketinin mendil cebinde mendili, yüzükleri uzun ince parmaklarında ve mutlaka boynunda kaşkol ve mutlaka dudaklarında tebessüm var.

Macit Tunalı, paylaştığı fotolara yaşam felsefesini yansıtan cümleler koymuş. Kimi kendisinin öz deyişleri kimi de yazarlardan düşünürlerden.

Mesela…

“Öğrendim ki;  her yarayı saran zaman değil SEVGİDİR,vesselâm.’’

“Çay gönül tellerini akort eder. Hicaz , saba ve uşak makamı gibidir.’’

“İnsanlar diyor ki; denize kıyı yer ararken insandan olduk. Derim ki denize kıyı arama,

bulabilirsen insana kıyı bir yer bul.”

“SANATÇILAR; insanların dünyasına sükunet getirdiği, onların kalplerini zenginleştirdiği için çok değerlidir, vesselâm.’’

“Bir şarkı gibisin dünya! Çoğu zaman hüzün makamında.’’

“Gönül inceliğidir bir insana değerli olduğunu hissettirmek.’’

“Çiçek açsın 'mı gönlünüz. O zaman tebessüm edin zarifçe, tüm anlamsız hüzünlerinize.’’

“Hayatta asıl önemli olan, halâ yaşıyorken asla geç olmadığına inanmaktır. Umudumuz hayallerimiz bitmesin.’’

‘’Hayat, küçük şeylerden oluşur. Eğer sen seversen büyük olurlar. Gülümse, neşeli ol, günün güzelleşsin, hayatın renklensin.’’

********************************

Ve yazıma da koyduğum siyah beyaz fotoda şu yazılı:

“Milattan önce Heykel’de yeğenim ile tur atıyoruz. Showlara yeni başlamışız, fırtına gibi esiyorum o zamanlar; Sönmez İş Sarayı yeni yapılıyor. Ya işte böyle dostlar, yıllar geçiyor, her zamanın ayrı bir güzelliği var.’’

 

MAHFEL’DE

İki yıl önceydi; bir sonbahar akşamüstü Mahfel’de rastlaşmıştık Macit Tunalı ile.

Çay eşliğinde; anılardan, eski yeşil Bursa’dan, müzikten, medyadan, hayattan, Balkanlar’dan konuşmuştuk.

Benim RadyoS’te yaptığım “Mavi Nota ‘’adlı caz programımı meğer fırsat buldukça dinlemiş. Sağ olsun; gönlümü okşayan güzel cümleler kurmuştu programım ve köşe yazılarım için.

Çiseleyen yağmur sağanağa çevirince kalktık; daha sık görüşmek üzere sözleşip el sıkıştık.

‘’Hoşçakal Macit!..’’demiştim; meğer elvedaymış.

***********************************

ON TV’de program yapan sevgili Macit Tunalı şehrimize sımsıcak renkler katan; güzel kalpli, nazik, bir gönül insanıydı. Dansa, müziğe tutkulu naif bir Bursa evladıydı.

Hani, “Kahve ve çay gönül dostudur; çayın yalnızlığa iyi gelen tarafını da severiz” demiştin ya Macit.

Mutlaka bu sonbahar yine gideceğim Mahfel’e; iki demli çay söyleyeceğim; biri sana biri bana ve yağmurla kesilen sohbetimizi sürdüreceğim.

***********************

Hayat devam ediyor; insanlar müzik dinleyecek, dans edecekler.

Sonra bir gün hepimizi sessizlik sarıp sarmalayacak. Bilirsin; sessizlik de müziğe dahildir.

Ruhun şad olsun güzel gülüşlü değerli kardeşim.