Hava Durumu

ONUNCU KISIM (2)

Yazının Giriş Tarihi: 19.02.2022 16:18
Yazının Güncellenme Tarihi: 19.02.2022 16:18

Orduy-u Hümayun o cihete çıktı fakat herhangi bir netice meydana gelmedi. Akıncılar, Macaristan ve Avusturya' ya, girdiğinde, Padişah, Arnavutluğa doğru yola koyuldu. Tepedelen Kale ve civarı alınmaktayken, 898h./1492m  Macaristandaki askeri,külliyen kılıçtan geçirmek ile, ahz-ı sar (öc almak)için sipahi gönderip(899 h./1493m.)hayli esir tutuldukta Macar kibarları bimecal düştüğünden mütareke yapılmasını istediler. Bunların peşinde İşkodra askeri, Dalmaçya' yı basıp,yağmalayıp garet etti.(901h./1495m.) Bir ordumuz da, Buğdan hududunda, düşmanca davranışla hareket eden Leh'linin, topraklarının ciğer ine girildi. Artık Osmanlı topraklarında esir çokluğundan geçilmez oldu. Buğdan Voyvodasının bu işler esnasında gösterdiği vazifeşinaslığa mükâfaten, Sancak ve Kuka'lık verildi.(903h./1497m.) Rus Çârı, uzun müddettir, devlet-i Osmaniye ile münasebet kurup ticaret yapmak istediğinden el çiler gönderdi. Böylece bâzı imtiyazlar elde etti. Venedikle antlaşma yenilenmişse de, sâir ve İtalya hükümetinin aramasıyla, İnebahtı Kalasını teshir, İşkodra'dan hududu tecavüz ettikte, (905h. /1500m.) Venedikli dahi harbe ibtidar ederek,Kefalonya adasını zapt ederek, Preveze limanında donanmayı yaktı. Padişahın askeri Moray'a girip, Moton ve Koron ve Navarin limanlarını alınca (906h./1501m.) Venedik Cumhuriyeti her taraftan yardım istemeye başladı. Papa, İspanya, Fransa ve Macar Devletleri birleşti. Donanmaları Akdeniz limanlarına asker dökmekteyken, Kemâl Reis bunların bâzı gemilerini tuttuğunun dışındakiler, tamamen fırtınadan battılar.(907h./1501m.) Venedik memurları Karaman aşiretlerini ve İran şehirlerini tahrike başladığından, Avrupa’nın diğer devletleriyle sulha teşebbüs olundu.(908h./1502m.) Timur'un çıkışından beri dervişlik ve sofilik hülyaları ahaliye bulaşıp,bu devrede Erzincan'da Şeyh Haydar emeline meydan aramakta olduğundan onun adamları halkın zihnini gizli mürşidler yollayıp ve çok zaman davetle çelerek, Teke, Hamid ve İçel Türkmenleri bütün İran'a çekilmeye başlamış, bir bölümü Mora'ya nakledilip, bir müddet tedbirleri ve denizler kursalından eyalet ve beldeler teaddiden kurtularak mülkün idâresi değişikliğine lüzum görülüp, itina olundu. Ticaret ve zanaatın terakkisine bakıldı.  Yollar açıldı, bir kaç yüz köprü yapıldı. Bir müddet dinlenme ve eğlenme ile ye tinildi.  Şeyh Haydar'ın oğlu, Şah İsmail merâmını iyi anlatamadığından, Alaüddevle' ye dâmat bile olamadı. Bundan dolayı da gazaba gelerek harp ve darbe vurma yoluna gitti. Evvelâ Harput'u peşinden Maraş'ı vurmuşken, zaafını anladığından işleri düzeltme yoluna rücû etti.(914h./1508m.) Çok geçmeden tesiri pek büyük bir zelzele oldu. Nice şehirler yanarken, İstanbul'un yarısı yıkılıp enkaz hâline geldi. Vezirlerin hatırlatmasıyla Sultan Bayezid, ahaliye her çeşit yardımı yapmaya büyük gayret gösterdi. Hünkâr'ın zaaf ve tabiiyeti ve rahatsızlıkları sebebiyle şehzadeler arasında nifak boy gösterdi. Şehzade Korkut, yalnız ulema tarafından desteklendi. Hacca gideceğim diye rek, Mısır'a kaçtı. (915h./1510m.) Sultan Ahmed veliahd olduğunda, Şehzade Selim'de Yeniçerilerin gözüne girecek bir tarz tutturacak ve kabul göreceği işaretleri aldıysa da, padişahın bir emri geldi ve onu dinlemedi. Şartlar, Kırım'a kaçıp saklanmasına zemin hazırladı.(916h./1511m.) Kırım'da bir müddet bekledikten sonra Rumeli tarafına geçerek, Semendire sancağına kendini tâyin ettirdi. Yine Teke taraflarında kendine Şahkulu denen tasavvuftan dem vuran şâkî'nin biri etrafına topladığı nice binlere varan dervişle tuğyan etmelerini Şehzade Selim bahane ederek Edirne'ye geldi. Padişah'ın emri ile Orduy-u Hümayun, Selim'in askeri üzerine yürüdü. Çorlu Ovasında iki kuvvet karşı karşıya kaldı. (917h./1511m.) Selim'in ordusunda bulunan hayli Tatar bu mücadelede hayatlarını kaybettiler. Bu savaşın başlamasından önce araya girip, önleme yoluna düşenler padişah ve oğlunu görüştürmek isterlerken,tam zıttını tercih edenler de vardı. Nitekim; bizim telifimiz olan Büyük Osmanlı tarihinin 1.cildinin 384.sayfasından bir alıntıyla pek çoktârih kitaplarında yer almayan bir hususu aktaralım:"Şehzade Selim Sultan, yirmi altı yıldır babasını görmemişti. Elini öpmek hayır duasını almak için dergâhı hümayuna gelmek için izin isteyip bu arzusunun lûtfu şahaneye mazhar olmasını cânı gönülden dilemişti. Gelen cevap menfi idi. Şehzade Selim kırılan askerine bir yandan keder ederken öte yandan bir vesile ile ele geçmek ten kurtuldu. Şahkulu, Sivas'a doğru kovulurken, bâzı vezirlerin davetiyle Veliahd Şehzade Ahmed İstanbul'a geldiğinde yeniçeriler açıktan açığa isyana koyuldular. Şehzade Selim'de bunun üzerine Tuna' yı aşarak, İstanbul'a girdi.(918h./1512m.) Padişah senelerce biriktirdiği hazineyi fedâya râzı olmuşsa da, Yeniçeriler hiç dinlemeyip, Sarayın önünde çığırarak, Sultan Selim'i saltanata istediler. Padişah bu vaziyette tahtı, Selim'e devretmeğe,kendisi de keder ve üzüntü için de Dimetokaya Uzlete giderken, Havsa kazasında dünya eleminden de el çekerek rahmete kavuştu. Fiemanillah. Kaynak : Osmanlı tarihinin ilk Başvekil Unvanı alan sadrazam Ahmet Vefik Paşa'nın yazdığı Fezleke-i Osmaniye’den. Hazırlayan: Metin Hasırcı.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.