Hava Durumu

Siyasi Parti Kapatmak Cesaret İster

Yazının Giriş Tarihi: 01.08.2026 17:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.08.2026 17:17

Siyasette en zor şey nedir? Seçim kazanmak mı? Muhalefet yapmak mı? İktidar olmak mı? Bana göre bunların hiçbiri değil. En zor şey, zamanı geldiğinde “Buraya kadarmış.” diyebilmektir.

Meslek hayatım boyunca siyasetin tam ortasında oldum. Bir iletişimci olarak, bir gazeteci olarak, bir dönem aktif siyasetin içinde yer almış biri olarak genel başkanlar gördüm, il başkanları gördüm, milletvekilleri gördüm, belediye başkanları gördüm. Partiler kuruldu, partiler bölündü, ittifaklar yapıldı. Birçok siyasi hareketin doğuşuna ve dağılmasına şahit oldum. Aktif siyasetin içinde bulunduğum siyasi gelenek de bunun en canlı örneklerinden biriydi. Kapatılan partiler, açılan yeni partiler, değişen isimler ve yeni umutlar… Bu yüzden yeni bir siyasi parti kurulması bana hiçbir zaman yabancı gelmedi.

Türkiye’de parti kurmak artık şaşırtıcı değil. Asıl zor olan, kurduğunuz partinin misyonunu doğru okuyabilmektir.

İşte tam da bu yüzden geçtiğimiz günlerde yaşanan gelişmeyi önemli buluyorum.

Daha önce Türkiye Değişim Partisi ile Memleket Partisi’nin Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında siyaset yapma kararı aldıklarını gördük. Ancak bunlar daha çok seçim sürecinin ve ittifak siyasetinin doğal sonuçları olarak değerlendirilebilir.

Bu kez ise farklı bir tabloyla karşı karşıyayız.

Türkiye Cumhuriyeti’nin parlamenter sistemde görev yapan son seçilmiş Başbakanı, eski Dışişleri Bakanı ve akademisyen Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’ni kapatma kararı, yalnızca bir partinin sonu değil; Türk siyasi hayatında üzerinde düşünülmesi gereken farklı bir siyasi tavır olarak tarihe geçti.

Bu yazı Gelecek Partisi’nin siyasi başarısını ya da başarısızlığını değerlendirmek için yazılmıyor. Ahmet Davutoğlu’nun siyasi çizgisini tartışmak için de yazılmıyor.

Benim dikkatimi çeken başka bir nokta var.

Bir liderin, şartları yeniden değerlendirerek “Bu yol artık burada bitiyor.” diyebilmesi…

Siyasette koltuğa oturmak kadar, gerektiğinde o koltuktan kalkabilmek de bir erdemdir.

Çünkü sürdürülebilirlik önemlidir. Ancak sürdürülebilirlik, her şartta devam etmek demek değildir. Bazen doğru zamanda durabilmek, devam etmekten çok daha büyük bir liderlik göstergesidir.

Türkiye’de yüzlerce siyasi parti var. Bunların önemli bir kısmı seçimlere giremiyor. Bir kısmı binde bir oy bile alamıyor. Buna rağmen tabelalar duruyor, genel başkanlar değişmiyor, kongreler yapılıyor. Ama siyaset üretilemiyor.

İşte tam da burada şu soruyu sormamız gerekiyor:

Bir siyasi partinin amacı tabelasını yaşatmak mıdır?

Yoksa fikirlerini yaşatmak mı?

(Yeni Marmara Gazetesi ve On Medya TV Genel Müdürlüğü yaptığım dönemde Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ziyaretinden cansız anılar.)

Demokrasi yalnızca yeni partiler kurabilme özgürlüğü değildir. Demokrasi, gerektiğinde “Misyonumuz tamamlandı.” diyebilme olgunluğunu da gerektirir.

Belki Gelecek Partisi’nin kapatılması herkes tarafından aynı şekilde değerlendirilmeyecektir. Eleştirenler olacaktır. Destekleyenler olacaktır. Bu siyasetin doğasında vardır.

Ben ise meseleye farklı bir yerden bakıyorum.

Bir akademisyen olarak Ahmet Davutoğlu’nun, siyasetin yalnızca devam etmekten ibaret olmadığını fark etmiş olmasını kıymetli buluyorum.

Çünkü bazen en büyük cesaret, yeni bir siyasi parti kurmak değildir.

Gerektiğinde o partiyi onuruyla kapatabilmektir.

Demokrasi tarihimizde bunun da örnek gösterilecek bir siyasi tavır olarak yerini alacağını düşünüyorum.

Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir. Tercihlerimiz farklı olabilir. Ancak doğru zamanda doğru kararı verebilme iradesi gösteren herkese hakkını teslim etmek gerekir.

Demokrasi kültürümüze kattığınız bu farklı siyasi örnek için teşekkürler Ahmet Hoca.

Çünkü siyaset, bazen yürümeyi bildiği kadar durmayı da bilmektir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.