Facebook’da paylaştığım köşe yazılarımın altına, ince kişiliğiyle yazdığı yorumlarla bana moral veren, destek olan değerli okurum, emekli memur sevgili Nuran Gürsu Şeker; “Hayat Pahalılığı… Karadeniz’de Savaş Olasılığı… Nükleer füze çılgınlığı’’ başlıklı köşe yazımın altına şu değerlendirmeyi yaptı:

“Geleceğe dair hiç ümidim kalmadı. Hayırlısı. Kaleminize sağlık.’’

Nuran Hanım kolay kolay böyle bir cümle kurmaz; düşündüm üstünde.

******************************

Çok yorulduk…

Cüzdan yakan faturalar, hayat pahalılığı; artan işsizlik, iflaslar; doların fırlayacağı endişesi. Salgının yoğunlaşmasıyla yaşadığımız ölüm korkusu, yakınlarımız için kaygılarımız. Betona gömülen kentlerde mahalle komşuluklarından kopup yalnızlaşmamız; insan ilişkilerinde vefasızlıklar, çıkarcılıklar, bencillikler.

Ve bunların üstüne…

Küresel ısınma, iklim krizi, yaban hayatın yok olmaya yüz tutuşu; bir çevre felaketinin eşiğinde bulunuşu insanlığın.

Yetmezmiş gibi; ABD, AB ve Rusya, Çin ekseninde tırmanan gerilim; üçüncü dünya savaşı olasılığı; nükleer silahlanma çılgınlığı.

Akıldan, vicdandan kopuş…

Yani zor günlerdeyiz.

İNSAN TÜKENMEZ

Ben ne diyeyim şimdi sevgili Nuran Gürsu Şeker’e…

Elbette umuttan, insanın tükenmeyeceğinden; iyinin, doğrunun, güzelin, gerçeklerin sonunda kazanacağından, bahsedeceğim.

Başka türlü düşünsem yazamam. Klavyenin üstünde parmaklarım kilitlenir.

Yazar umudun alfabesinden edinmeli harflerini.

**************************

Yazmak bir tür simyacılık; olumsuzluklardan, sorunlardan, sıkıntılardan, belirsizliklerden umut yaratmak yazmak…

Ama bunu belli bir ölçüde, gerçeklerden kopmadan yapabilmelisiniz yoksa hayalciliğe de kapılabilirsiniz.

***************************

Bilimin, felsefenin sanatın hayatımızdaki önemini bilen; Cumhuriyet ve aydınlanma değerlerine bağlı; pırlanta gibi bir kız bir oğlan iki evlat yetiştirmiş (Hilal ve Ufuk); hayatını çalmadan, kimseyi sömürmeden alın teriyle dürüstçe çalışarak kazanmış, Cumhuriyet kadını Nuran Gürsu Şeker’in asla yılgın umutsuz olmadığını, olamayacağını biliyorum elbette.

Bana hep moral veren değerli okuruma, dostuma minnettarlıkla selam ediyorum.

Beni hayata bağlayan, yazma gücü sağlayan öncelikle okur desteğidir.

UMUT

Umut var mı?

Yok!..

Bizim emeğimizin, aklımızın vicdanımızın; birbirimizle dayanışmamızın; sorunlar karşısında yılmadan dik duruşumuzun; toplumsal mücadele ve örgütlenme bilincimizin dışında; hazıra konacağımız bir umut yok.

Umudu biz var edeceğiz.

Bilimin, felsefenin,sanatın; insanlığın büyük kültür birikiminin; tarih bilincimizin ışığında biliyoruz ki; insan umuttan oluşur ve insan tükenmez.

Aldığımız her nefesle umudumuz da soluklanır.

******************

Umut bireysel değil toplumsaldır. Ve siyaset ve yazmak umudu örgütlemektir.