Hava Durumu

Bir mutluluk öyküsü...

Yazının Giriş Tarihi: 24.04.2023 11:58
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.04.2023 11:58

Yaşamı boyunca mutlu olmadığını fark eden bir adam, artık mutlu olmak istiyorum, der ve mutluluğu aramaya koyulur.

Ama ne yapsa da mutluluğu yakalayamaz...

Kimden yardım istesem diye düşünürken, uzak bir diyarda, varsıl bir bilgeyi önerirler.

Bu bilge aklı, bilgisi ve mallarıyla ile ün salmış birisidir.

Kim yardım istemeye gelse sorularını yanıtlayıp derdine derman bulmadan geri göndermeyen biridir.

Bizim ki bu bilgeden yardım istemeye, mutluluğun sırrı nedir diye sormaya karar verir.

Uzun bir yolculuktan sonra bilgeyi bulur, ancak kapısında derdine derman arayanlardan oluşan çok uzun bir kuyruk vardır.

Adamcağız bu bilgenin gerçekten sorusuna doğru yanıt alacağına inanarak o da beklemeye başlar.

Sonunda sıra ona da gelir ve bilgeye mutluluğu nasıl yakalarım diye sorar.

Bilge bu soruyu yanıtlarsa sıradaki diğer insanların beklemekten sıkılacağını düşünür, adamlarından bir kaşık ister ve içine iki damla yağ damlatıp adama der ki;

Sarayımın her yerini gez ve sonra yeniden buraya gel ama sarayımı gezerken yağı dökmeden bu kaşığı ağzında taşıyacaksın.

Adam sorusuna hemen yanıt alamadığı için biraz şaşkındır ama tamam der.

Adam sarayı dolaşıp döner...

Bilge bakar ki yağ hala kaşıktadır, dökmemiştir ve derki;

Aferin yağı dökmemişsin güzel, peki sarayımın güzelliklerini anlat bakalım, sarayımda neler gördün?

Adam yağı dökmeyeceğim diye uğraşmaktan pek dikkat edememiştir, bir şey diyemez.

Bilge bu kez;

Olmadı, yağı dökmeden, kaşığı yeniden ağzında taşı, bu kez sarayımdaki güzelliklere dikkat et, sonra yeniden gel.

Adam ne yapalım deyip kabul eder.

Her yeri gezer ve bu kez çevreye dikkatlice bakar, gördüklerinden çok etkilenmiştir.

Sonra ağzında kaşıkla yine bilgenin yanına gelir.

Bilge sorar;

Sarayımın güzelliklerini gördün mü, anlat bakalım?

Adam bu kez hayran kaldığı güzellikleri anlatırken bilge onun sözünü keser ve der ki;

Güzel, peki ama yağ nerede?

Adam sarayı hayran-hayran dolaşırken yağı tamamen unutmuştur çünkü, utana sıkıla bilgeye derki;

Şey… Yağı dökmüşüm!

Bilge bizimkine anlamlı bir bakış atar ve der ki;

– Mutlu olmak için hayatın bütün güzelliklerini yaşamak, tadını çıkarmak gerekir ama yaşamın getirdiği sorumluluklara, kaşıktaki yağ gibi sahip çıkmak da gerekir.
Adam mutluluğun sırrına ulaştığı için sevinir, bilgeye teşekkür eder ve bilgenin huzurundan ayrılır...

(Hayat Akarken Hikâyelerden alıntı)

Kıssadan Hisse:

 

Yaşam salt işten, eşten ibaret değildir...

Hatta yaşam salt dünyadan da ibaret değildir...

İnsan ömrü, bir rüya gibidir.  

Zaman hızlı akıyor, durmuyor...

İnsan yeryüzünün en anlamlı varlığı ama zamanın koşullarına göre değişebiliyor.

Kimi zaman duruluyor, kimi zaman bulanıyor, kimi zaman bir balçığa bile dönüşebiliyor.

İnsan su gibidir yani, başlangıçta saf ve katışıksızdır...

Ama zamanla kirlenebilir...

Akıcı olan sular ise kendisini yenileyebilir...

Yaşam akıp giderken, iş yerinde başarılı olmak ama yaşamın salt işten ve hatta aileden de ibaret olmadığını bilmek gerek.

Arkadaşlarınla, sevdiklerinle gülüp oynamak vakit geçirmek de gerekir.

Ama öteyi de düşünerek...

Mutlu insan, yaşamın bütün zorluklarına karşın birçok güzellikleri de birlikte yaşayabilme becerisini gösterebilendir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.