Hava Durumu

Denge..!

Yazının Giriş Tarihi: 28.04.2024 19:17
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.04.2024 19:17

Eski zamanların dondurucu bir kışından bütün hayvanlar çok etkilenmiş, büyük kayıplar vermişler.

Ama en çok kayıp veren kirpilermiş...

Çünkü onların pek çok hayvan gibi kalın kürkleri yoktur, kendilerini sıcak tutması zor olan dikenleri vardır.

Bu durumdan en az zararla kurtulmak için kirpiler meclisi
toplanmış, çözüm aramaya başlamışlar.

Tartışa-tartışa, sonunda gece olunca tüm kirpilerin bir araya toplanmasına, birbirlerine yakın durarak geceyi geçirmelerine karar verilmiş.

Böylece kirpiler birbirlerinin vücut sıcaklığından yararlanacak, aralarındaki hava tedavülünü önleyerek donmaktan kurtulacaklarmış.

İlk geceki deneyimlerinde bunun işe yaradığını görmüşler.

Ama başka bir sorun çıkmış ortaya...

Üşüyen kirpiler birbirlerine fazla yaklaştıklarından vücutlarında yaralanmalar oluşmuş...

Daha sonraki gece yaralanma korkusundan birbirlerinden uzak durmuşlar ama bu seferde; donmalar meydana gelmiş...

Ne var ki, her gece kâh uzaklaşa kâh yakınlaşa, deneye-yanıla
birbirlerinin vücut sıcaklığından yararlanacak kadar yakın, ancak
birbirlerini incitmeyecek kadar uzak durmayı öğrenmişler...
(Alıntı)

Kıssadan Hisse:

İnsanların birbirleriyle olan ilişkilerinde en fazla gereksinim duydukları şey hiç kuşkusuz, hak ve adalet arayışıdır.

Bu durum insanın içinde yaşadığı toplumun diğer bireylerine karşı davranışlarında birtakım sorumluluklara ve duyarlılıklara sahip olmasını gerektirir.

Çünkü hak ve adalet arayışının ilk insandan itibaren var olagelen bir olgu olduğu düşünülür.

Çünkü insanlar birbiriyle olan ilişkilerinde, kendilerince haklı olduklarını iddia edip ölçü ve dengeyi kaçırdıklarında savaşmak zorunda kalmışlardır.

Fakat sonunda problemlerine çözüm bulabilmek için yani barış yapabilmek için adalet arayışına girmişlerdir.

* * *

İnsan yaratılışı gereği toplumsal bir varlıktır...

Tek başına yaşamak için değil ailesi, eşi, dostu, akrabalarıyla ve çevresiyle birlikte yaşamak üzere programlanmıştır.
Ne kadar toplumdan uzaklaşırsak uzaklaşalım gereksinimlerimizi para karşılığı temin etsek de mutlaka yolumuz yine de insanı ilişkilerle kesişmektedir.

Yani insanlarla ilişkimiz sınırlı bile olsa sürmektedir.

İnsan yaratılışının bir amacı olduğunu, kendisini hayvanlardan ayıran özelliklerinin bulunduğunu unutmamalıdır.
Bu nedenle insanlar arasında karşılıklı sevgi, saygı, birlikte çalışma, vefa ve güven problemi bulunur...
İnsanı değerleri bir yana bıraktığımız için baskı, şiddet, açlık, hırsızlık, adli suçlar artar...
Komşuluk ilişkilerimiz ve insani değer algımız zayıflar...

Güzel örf, adet geleneklerimize, tarihimize, kültürümüze yabancılaşma artar, kültürel yıkım başlar...

Dünyevileşme, gününü gün etme alışkanlıkları artar...

Bunun sonucunda insanı ilişkilerimizde bencillik, kıskançlık, adaletsizlik, vurdumduymazlık öne çıkar...
İnsanı değerli kılan özelliği soyu, sopu, rengi değil onun ruh temizliği, güzel ahlakı ve insani davranışları, bilgi derinliği, sosyal olaylara duyarlılığıdır.

* * *

Bunlardan kurtulmanın yolu dengeden geçmektedir...

Unutmayalım ki güneşten fazla uzaklaşırsak üşür, fazla yaklaşırsak da yanarız.

Bunun tam ortasını tutturmalıyız...

Ölçüyü tutturabilmeliyiz yani...

Merhamet ve saygı insani ilişlilerinin olmazsa olmazlarındandır. Yaratılan canlı cansız tüm varlıklara sevgi ve saygı ile yaklaşmalıyız.
Evet, aslında bizim de uzun dikenlerimiz var.

Bunlar yaşama karşı filtrelerimiz.
Kimi yararlı, kimi de zararlı.

Çoğu zaman, kimseleri yaklaştırmıyoruz yanımıza..!

Filtrelerimizden elemeden kimseleri sokmuyoruz özel dünyamıza.

Ne var ki, sıcaklık ancak yakınlaşmakla olasıdır. 

Birbirini incitmeyecek kadar uzak, hayatın soğuk zamanlarında üşümeyecek kadar da yakın olmayı öğrenmeliyiz. 

Aynen kirpiler gibi...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.