Hava Durumu

Düğümü ‘Halk’ çözmüştü...  

Yazının Giriş Tarihi: 26.04.2023 15:33
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.04.2023 15:33

Cumhurbaşkanlığı kurumu, Türkiye siyasal tarihinde baştan beri- temel tartışma konularından biri olagelmiştir.

Şimdi yeni bir seçime gidilmekte...

Türkiye’de demokratik yönetim dönemlerini kesintiye uğratan darbe, muhtıra benzeri ara rejim girişimlerinin geçmişi Osmanlı Devleti’nin son dönemine kadar uzansa da Cumhuriyet dönemi sürecinde olanları 27 Mayıs 1960 Darbesi, 12 Mart 1971 Muhtırası ve 12 Eylül 1980 Darbesi, 27 Nisan Muhtırası ve 15 Temmuz FETÖ Darbe Girişimi olarak görmekteyiz.

Bu kötü geleneğin Türkiye’nin siyasi ve ekonomik alanda geri kalmasına yol açtığı çok açıktır.

Necmettin Erbakan’ın Başbakanlığını yaptığı Refah-Yol hükümetini devirmeye yönelik Post Modern Darbe 28 Şubat Süreci, özellikle ekonomik alanda çok daha fazla olumsuzluklara neden olmuştur.

Bu süreçte faizler yükselmiş, enflasyon oranı yüzde 100 düzeyine yaklaşmış, bütçe açıkları yükselmiş, bankaların içi boşaltılmış, ekonomik büyüme oranları gerilemiştir.

AK Parti’nin siyasi istikrarı sağladığı ortamda Cumhurbaşkanı seçimini etkilemeye çalışan 2007 yılı e-Muhtıra girişimi ise AK Parti’nin bu girişime karşı güçlü tepkisi ve Cumhurbaşkanını halkın seçmesini sağlayan yasal değişim sayesinde siyasi ve ekonomik açıdan zarar veremeyen bir girişim olarak tarihteki yerini almıştır.

* * *

Türk demokrasisine yönelik vesayet girişimlerinden biri olan e-muhtıranın üzerinden 16 yıl geçti.

2007’de AK Parti’nin TBMM’de Ahmet Necdet Sezer’den boşalan Cumhurbaşkanlığı için bir isim seçmesini engellemek için CHP-yargı eliyle 367 garabeti yaratılmış, Meclis’teki seçiminin ardından aynı günün akşamı Genelkurmay Başkanlığı internet sitesine, daha sonra e-muhtıra olarak anılacak bir basın açıklaması konulmuştu.

İlk kez bir hükümetin vesayet odaklarına karşı koyduğu 2007’deki Darbe Girişimi’nin üzerinden 16 yıl geçti.

27 Nisan, hükümetin milli iradeye ve demokrasiye sahip çıktığı ilk tarih olarak kayıtlara geçmiş bulunmaktadır.

Seçilmiş hükümetin sağlam duruşu ile e-Muhtıra tarihin çöplüğüne atılmıştır.

* * *

Bugün, 27 Nisan 2007’de, Meclis’te yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turu ardından gece yarısında Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesine yüklenen bildirinin yıl dönümü. Tarihe 27 Nisan e-muhtırası olarak geçen bildirinin ardından yaşanan gelişmeler hala aydınlanmış olsa da hükümetin sağlam duruşuyla bildirinin geçersizliği ortaya konulmuştur.

Süreç, yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Genelkurmay Başkanlığı'nın 12 Nisan’da yaptığı ve birçok gazetecinin katıldığı “Basın Bilgilendirme Toplantısı” ile başlamış, toplantıda, Genelkurmaya Başkanlığı, “Türk Silahlı Kuvvetleri'nin "Atatürkçülüğe, laikliğe ve cumhuriyetin temel ilkelerine sözde değil özde bağlı" bir Cumhurbaşkanı adayı profili çizmişti.

AK Parti ise, Genelkurmay Başkanlığı’nın bu hamlesine karşın dönemin Dışişleri Bakanı olan Abdullah Gül’ü aday göstermişti.

Meclis’te Cumhurbaşkanlığı seçimi için ilk tur oylama yapılmış,  AK Parti'nin aday gösterdiği Abdullah Gül'e 361 oy çıkmıştı.

CHP, Cumhurbaşkanı seçilmek için TBMM üye tam sayısının üçte iki çoğunluğunu oluşturan 367 oy alması gerektiğini belirterek, Anayasa Mahkemesi'ne başvuru kararı almıştı.

Tüm bu gelişmelerle birlikte gece yarısında ise Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesine bir bildiri konulmuştu.

Başbakana bağlı olan bir Genel Kurmay Başkanı’nın Başbakana yaptığı bu uyarı hükümetin sert bir açıklamasıyla geri püskürtülmüş ve Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçileceği bir halk oylamasıyla sonuçlanmıştı.

Düğümü ‘Halk’ çözmüştü...

 

 

 

 

 

 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.