Türkiye için enerji, ekonomik büyümenin sürdürülmesi, bağımsızlığın pekiştirilmesi anlamına da gelmekte...
Sanayileşen ve nüfusu artan bir ülke olarak Türkiye için enerji, salt fabrikaların çalışması için değil, aynı zamanda cari açığın kapatılması açısından da önemlidir.
Türkiye bugün kazandığından daha fazlasını harcamaktadır.
Cari açığın önemli bölümü bilineceği gibi dışarıdan alınan Doğal gaz ve Petrolden kaynaklanmaktadır...
Bu nedenle Türkiye enerji kaynaklarını sürekli arttırma çabası içindedir özellikle son yollarda.
Yeni Doğal gaz ve petrol arama çalışmaları sürerken aynı zamanda Özellikle Güneş ve Rüzgârdan enerji-elektrik üretimi de her yıl artarak sürmektedir...
* * *
Türkiye, enerji talebini karşılamada yaklaşık 65-70 oranında dışa bağımlıdır.
Bu yüksek bir orandır ve küresel piyasalardaki fiyat dalgalanmaları doğrudan ülke ekonomisine ve enflasyon olarak yansıması anlamına gelmektedir.
Bu nedenle Türkiye için enerji; bağımlılığı azaltmak, yerli kaynakları (güneş, rüzgâr, jeotermal, yerli gaz ve kömür) devreye sokarak ekonomik kırılganlıkları en aza indirmek demektir.
Güneş ve rüzgârdan elektrik üretmenin birim maliyeti, kömür ve doğal gaza kıyasla çok daha düşüktür.
Bahar ve yaz aylarında elektrik üretimi çoğalmakta, doğalgaz ve petrolden daha az maliyet içerdiğinden onlar kadar fiyatı artmamaktadır...
Yani petrol ve doğalgazdan daha ucuzdur...
Türkiye, elektrik üretimi için dışarıdan aldığı doğal gaz ve kömüre, petrole milyarlarca dolar ödemektedir.
Güneş, rüzgâr, hidroelektrik ve devreye girecek nükleer enerji projeleri sayesinde hem dışarıya ödenen döviz azalmaktave hem de elektriğinham üretim maliyeti düşmektedir...
* * *
Türkiye bugün elektrik gereksiniminin nedeyse tamamını kendi üretime dayalı tesisleriyle karşılamaktadır.
Ama öte yandan toplam enerji gereksiniminin yüzde 70’i dışa bağımlıdır.
Bu nedenle Rüzgâr, Güneş ve Hidro-elektrik üretimini arttırmak zorundadır.
İlk yatırım maliyeti dışında bu kalemlerden elde edilen elektrik bakım masrafları dışında neredeyse bedavadır...
Bu nedenle Rüzgâr, Güneş enerji yatırımlarına yapılan devlet desteği önemlidir.
Geçtiğimiz yıl elektrik üretimimizin, yüzde 33,6'sı kömürden, yüzde 23'ü doğal gazdan, yüzde 15,8'i hidrolik enerjiden, yüzde 11’i rüzgârdan, yüzde 10,5’i güneşten, yüzde 3,2'si jeotermal enerjiden ve yüzde 3,1’i de diğer kaynaklardan elde edilmiştir...
Görüldüğü gibi burada yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik miktarı yüzde 40’lara ulaşmış bulunmaktadır.
Yakında devreye girecek Akkuyu Nükleer Enerji Santralının devreye girmesiyle bu rakam yüzde 50’leri aşmış olacaktır.
* * *
Sorun Petrol ve doğal gazdakidışa bağımlılığımızdır...
Doğal gazda yüzde 98, petrolde yüzde 90 dışa bağımlı durumundayız.
Bu nedenle yenilenebilir enerji kaynaklarını arttırmamızla birlikte elektrikli araç kullanımı büyük önem kazanmaktadır.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının payının arması aynı zamanda 2053 hedefimiz olan net sıfır emisyona ulaşmamız açısından da önemlidir.
Konu salt elektrik üretimi olsa Türkiye'nin kendi kendine yetme oranı oldukça yüksektir.
Türkiye Yenilenebilir Enerji üretimi açısından dünyanın en şanslı bölgelerinden birinde yer almaktadır...
Bu konumumuzun çok daha iyi değerlendirilmesi gerekliliği açıktır.
Ama verimli tarım alanları korunarak kuşkusuz.!
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
ORHAN KAPLAN
Güneş ve Rüzgar elektriği ucuzlatabilir mi?
Günümüzde enerji dünya için yaşamsal önemde...
Türkiye için enerji, ekonomik büyümenin sürdürülmesi, bağımsızlığın pekiştirilmesi anlamına da gelmekte...
Sanayileşen ve nüfusu artan bir ülke olarak Türkiye için enerji, salt fabrikaların çalışması için değil, aynı zamanda cari açığın kapatılması açısından da önemlidir.
Türkiye bugün kazandığından daha fazlasını harcamaktadır.
Cari açığın önemli bölümü bilineceği gibi dışarıdan alınan Doğal gaz ve Petrolden kaynaklanmaktadır...
Bu nedenle Türkiye enerji kaynaklarını sürekli arttırma çabası içindedir özellikle son yollarda.
Yeni Doğal gaz ve petrol arama çalışmaları sürerken aynı zamanda Özellikle Güneş ve Rüzgârdan enerji-elektrik üretimi de her yıl artarak sürmektedir...
* * *
Türkiye, enerji talebini karşılamada yaklaşık 65-70 oranında dışa bağımlıdır.
Bu yüksek bir orandır ve küresel piyasalardaki fiyat dalgalanmaları doğrudan ülke ekonomisine ve enflasyon olarak yansıması anlamına gelmektedir.
Bu nedenle Türkiye için enerji; bağımlılığı azaltmak, yerli kaynakları (güneş, rüzgâr, jeotermal, yerli gaz ve kömür) devreye sokarak ekonomik kırılganlıkları en aza indirmek demektir.
Güneş ve rüzgârdan elektrik üretmenin birim maliyeti, kömür ve doğal gaza kıyasla çok daha düşüktür.
Bahar ve yaz aylarında elektrik üretimi çoğalmakta, doğalgaz ve petrolden daha az maliyet içerdiğinden onlar kadar fiyatı artmamaktadır...
Yani petrol ve doğalgazdan daha ucuzdur...
Türkiye, elektrik üretimi için dışarıdan aldığı doğal gaz ve kömüre, petrole milyarlarca dolar ödemektedir.
Güneş, rüzgâr, hidroelektrik ve devreye girecek nükleer enerji projeleri sayesinde hem dışarıya ödenen döviz azalmakta ve hem de elektriğin ham üretim maliyeti düşmektedir...
* * *
Türkiye bugün elektrik gereksiniminin nedeyse tamamını kendi üretime dayalı tesisleriyle karşılamaktadır.
Ama öte yandan toplam enerji gereksiniminin yüzde 70’i dışa bağımlıdır.
Bu nedenle Rüzgâr, Güneş ve Hidro-elektrik üretimini arttırmak zorundadır.
İlk yatırım maliyeti dışında bu kalemlerden elde edilen elektrik bakım masrafları dışında neredeyse bedavadır...
Bu nedenle Rüzgâr, Güneş enerji yatırımlarına yapılan devlet desteği önemlidir.
Geçtiğimiz yıl elektrik üretimimizin, yüzde 33,6'sı kömürden, yüzde 23'ü doğal gazdan, yüzde 15,8'i hidrolik enerjiden, yüzde 11’i rüzgârdan, yüzde 10,5’i güneşten, yüzde 3,2'si jeotermal enerjiden ve yüzde 3,1’i de diğer kaynaklardan elde edilmiştir...
Görüldüğü gibi burada yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik miktarı yüzde 40’lara ulaşmış bulunmaktadır.
Yakında devreye girecek Akkuyu Nükleer Enerji Santralının devreye girmesiyle bu rakam yüzde 50’leri aşmış olacaktır.
* * *
Sorun Petrol ve doğal gazdaki dışa bağımlılığımızdır...
Doğal gazda yüzde 98, petrolde yüzde 90 dışa bağımlı durumundayız.
Bu nedenle yenilenebilir enerji kaynaklarını arttırmamızla birlikte elektrikli araç kullanımı büyük önem kazanmaktadır.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının payının arması aynı zamanda 2053 hedefimiz olan net sıfır emisyona ulaşmamız açısından da önemlidir.
Konu salt elektrik üretimi olsa Türkiye'nin kendi kendine yetme oranı oldukça yüksektir.
Türkiye Yenilenebilir Enerji üretimi açısından dünyanın en şanslı bölgelerinden birinde yer almaktadır...
Bu konumumuzun çok daha iyi değerlendirilmesi gerekliliği açıktır.
Ama verimli tarım alanları korunarak kuşkusuz.!