Kişi başına düşen su miktarımız hızla azalmakta..!
Yazının Giriş Tarihi: 19.08.2025 21:27
Yazının Güncellenme Tarihi: 19.08.2025 21:29
Su, yaşamın en temel kaynağı olmakla birlikte, yeryüzünde de en fazla bulunan maddeler arasında yer almaktadır.
Küresel sıcaklık artışı ile birlikte su kaynaklarımız her geçen gün azalıyor.
Suyun olmadığı bir dünyada yaşamı hayal edebilmek olanaksız…
Yaşam için bize sunulan en önemli nimetlerden biri olan su, küresel sıcaklık artışı ile birlikte her geçen gün azalıyor.
Dünyanın olağan akışını bozan küresel ısınma nedeniyle yağışların düzeni ve şiddeti değişirken, bunun sonucunda ortaya çıkan kuraklık ve sel gibi aşırı hava olayları insanlar ile orman, su, toprak ve tüm canlıları etkiliyor…
Daha fazla sıcaklık artışı ile baskı altına giren su kaynaklarını korumamız bir ön koşul olarak karşımıza çıkıyor.
Çünkü iklim değişikliğine bağlı etkilerin giderek daha fazla ortaya çıkması ve birbirleriyle ve diğer risklerle bir araya gelerek daha tehlikeli sonuçlar doğurması bekleniyor.
Örneğin, artan sıcaklık ve kuraklık, gıda üretimine zarar verebilir ve böylece tarımsal işgücü verimini azaltabilir, bu da gıda fiyatlarını daha da artırırken, çiftçilerin gelirlerini azaltabilir…
Su önemli bir madde ve onu korumamız gerekiyor…
* * *
Denebilir ki ‘Maddenin Sakımı Yasası’na göre; ‘Hiçbir şey yoktan var olmaz; varken de yok olmaz’
O nedenle ‘su yok olmayacağına göre endişeye gerek var mı?’
Evet, dünyadaki su kütlesi azalmaz…
Ancak su buz, tatlı su, tuzlu su ve atmosfer rezevri olarak değişimlere uğrayabilir…
Var olan yok olmaz, yoktan da var olmaz…
Yani, hiçbir varlık kendi kendine yok olmaz…
Yok olan da yine kendi kendine var olamaz.
Aynı zamanda, var ve yok etme gücüne sahip olamayan, nedenler, rastlantılar; hatta varlık içinde en yetenekli olan insanlar dahi, bu hükme dahildirler..
Yani insanlar da bir varı yok, bir yoku da var edemezler.
Onların eliyle salt bileşimleri değişir; varlık varlığını sürdürürken, yok da sonsuza dek yok olarak kalır…
* * *
Peki, öyleyse neden ‘kişi başına düşen su miktarımız hızla azalıyor’ deniyor?
‘Küresel sıcaklık artışı ile birlikte su kaynaklarımız her geçen gün azalıyor.’
Evet, doğrudur ama bu dünyadaki su miktarının azaldığı anlamı taşımıyor.
Kimi bölgelerde de su miktarı, yağışlar artıyor…
Suyu tasarruflu kullanmayan, ormanlardan yoksun ülkeler susuzluk çekmekteler, bu daha da artacak gibi…
Kimi ülkeler kuraklık yaşarken kimi ülkelerin sellerle boğuşmasının anlamı budur…
Birçok insan ülkemizin su zengini bir ülke olduğunu düşünüyor ancak rakamlar başka bir gerçeğe işaret ediyor.
İklim değişikliğinin de etkisiyle, Türkiye her geçen yıl su fakiri ülke olmaya daha da yaklaşıyor…
Şu an yaklaşık 1.500 metreküp olan kişi başına düşen su miktarının 2030’da 1.100 metreküplere düşeceği, 2040’larda ise 700 metreküplere kadar gerileyebileceği öngörülüyor.
Bir ülkede kişi başına düşen su miktarı 1700 metreküpün üzerindeyse su zengini, 1000-1700 metreküp arasında ise su stresi, 1000 metreküpün altındaysa su fakiri kategorisinde yer alıyor. 500 metreküpün altı ise aşırı kıtlık olarak nitelendiriliyor.
İklim değişikliği nedeniyle kuraklıkların sıklığının ve yoğunluğunun artması bekleniyor…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
ORHAN KAPLAN
Kişi başına düşen su miktarımız hızla azalmakta..!
Su, yaşamın en temel kaynağı olmakla birlikte, yeryüzünde de en fazla bulunan maddeler arasında yer almaktadır.
Küresel sıcaklık artışı ile birlikte su kaynaklarımız her geçen gün azalıyor.
Suyun olmadığı bir dünyada yaşamı hayal edebilmek olanaksız…
Yaşam için bize sunulan en önemli nimetlerden biri olan su, küresel sıcaklık artışı ile birlikte her geçen gün azalıyor.
Dünyanın olağan akışını bozan küresel ısınma nedeniyle yağışların düzeni ve şiddeti değişirken, bunun sonucunda ortaya çıkan kuraklık ve sel gibi aşırı hava olayları insanlar ile orman, su, toprak ve tüm canlıları etkiliyor…
Daha fazla sıcaklık artışı ile baskı altına giren su kaynaklarını korumamız bir ön koşul olarak karşımıza çıkıyor.
Çünkü iklim değişikliğine bağlı etkilerin giderek daha fazla ortaya çıkması ve birbirleriyle ve diğer risklerle bir araya gelerek daha tehlikeli sonuçlar doğurması bekleniyor.
Örneğin, artan sıcaklık ve kuraklık, gıda üretimine zarar verebilir ve böylece tarımsal işgücü verimini azaltabilir, bu da gıda fiyatlarını daha da artırırken, çiftçilerin gelirlerini azaltabilir…
Su önemli bir madde ve onu korumamız gerekiyor…
* * *
Denebilir ki ‘Maddenin Sakımı Yasası’na göre; ‘Hiçbir şey yoktan var olmaz; varken de yok olmaz’
O nedenle ‘su yok olmayacağına göre endişeye gerek var mı?’
Evet, dünyadaki su kütlesi azalmaz…
Ancak su buz, tatlı su, tuzlu su ve atmosfer rezevri olarak değişimlere uğrayabilir…
Var olan yok olmaz, yoktan da var olmaz…
Yani, hiçbir varlık kendi kendine yok olmaz…
Yok olan da yine kendi kendine var olamaz.
Aynı zamanda, var ve yok etme gücüne sahip olamayan, nedenler, rastlantılar; hatta varlık içinde en yetenekli olan insanlar dahi, bu hükme dahildirler..
Yani insanlar da bir varı yok, bir yoku da var edemezler.
Onların eliyle salt bileşimleri değişir; varlık varlığını sürdürürken, yok da sonsuza dek yok olarak kalır…
* * *
Peki, öyleyse neden ‘kişi başına düşen su miktarımız hızla azalıyor’ deniyor?
‘Küresel sıcaklık artışı ile birlikte su kaynaklarımız her geçen gün azalıyor.’
Evet, doğrudur ama bu dünyadaki su miktarının azaldığı anlamı taşımıyor.
Kimi bölgelerde de su miktarı, yağışlar artıyor…
Suyu tasarruflu kullanmayan, ormanlardan yoksun ülkeler susuzluk çekmekteler, bu daha da artacak gibi…
Kimi ülkeler kuraklık yaşarken kimi ülkelerin sellerle boğuşmasının anlamı budur…
Birçok insan ülkemizin su zengini bir ülke olduğunu düşünüyor ancak rakamlar başka bir gerçeğe işaret ediyor.
İklim değişikliğinin de etkisiyle, Türkiye her geçen yıl su fakiri ülke olmaya daha da yaklaşıyor…
Şu an yaklaşık 1.500 metreküp olan kişi başına düşen su miktarının 2030’da 1.100 metreküplere düşeceği, 2040’larda ise 700 metreküplere kadar gerileyebileceği öngörülüyor.
Bir ülkede kişi başına düşen su miktarı 1700 metreküpün üzerindeyse su zengini, 1000-1700 metreküp arasında ise su stresi, 1000 metreküpün altındaysa su fakiri kategorisinde yer alıyor. 500 metreküpün altı ise aşırı kıtlık olarak nitelendiriliyor.
İklim değişikliği nedeniyle kuraklıkların sıklığının ve yoğunluğunun artması bekleniyor…