Hava Durumu

KUMA YAZMAK!...

Yazının Giriş Tarihi: 25.09.2022 17:42
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.09.2022 17:42

İki arkadaş çölde yürüyorlardı... 

Yolculuğun bir anında aralarında bir münakaşa başladı ve biri sinirlenerek diğerine tokat attı! 
Tokadı yiyenin canı çok yanmıştı ama bir şey söylemeden kuma şöyle bir yazdı;
“Bu gün en iyi arkadaşım bana tokat attı.”
Ve sonra birlikte yürümeyi sürdürürler.
Sonunda bir vahaya gelirler ve suya girmeye karar verirler. 
Tokadı yiyen adam bataklığa bir anda saplanır ve boğulmaya başlar ki arkadaşı hemen onu kurtarır. 
Boğulmaktan kurtulduktan sonra bir taşa şöyle yazar bu kez kurtarılan;
“Bu gün en iyi arkadaşım benim hayatımı kurtardı”
Tokadı atan ve hayat kurtaran sordu diğerine;
“Tokat attığımda kuma yazdın şimdi neden taşa yazdın?”
Diğeri şu yanıtı verdi;
“Birisi canımızı yaktığında kuma yazmalıyız ki bağışlama rüzgârı silebilsin ama biri bizim için iyi bir şey yaparsa taşa kazımalıyız ki hiçbir rüzgâr silemesin.”

Kıssadan Hisse:

Bugüne kadar ben çocuklarıma “Biri sana vuruyorsa ona vurmaması gerektiğini göster, kendine vurdurtma” diye öğrettim. 
Kuşkusuz çevremizde “Sana vurana sen de vur” ve hatta “Sana bir vurana sen iki kez vur” diyenler de vardır. 
Hiç kuşku yok ki insanların karakter özellikleri farklıdır. 
Benim düşüncem “Sana tokat atana sen karanfil uzat” türünden değil kuşkusuz.
Hiç birimiz çocuğumuzun “ezilen” tarafta olmasını hiçbir zaman istemeyiz. 
Bu doğaldır... 
Sürekli iyi davrandığımız insanlar iyi niyetimizi suiistimal ediyorsa, onlara karşı nasıl davranmalıyız peki?
“Ne yaparlarsa yapsınlar biz iyi mi davranmalıyız? Sürekli alttan mı almalıyız?”
“Yoksa davranışına karşılık olacak şekilde mi davranmalıyız?”
Bizim iyi davrandığımız ve buna karşılık bize sürekli ters davranan birisi ile muhakkak, temiz ve iyi niyetli bir kalple yapıcı olarak konuşmalıyız, onun doğruyu görmesine yardımcı olmaya çalışmalıyız.
O kişiye yaptığının aynısıyla mukabele etmek, ilişkiyi muhtemelen bitireceği gibi, ne bize ne de karşıdakine asla bir yararı olmayacaktır.
Bizlere yapılan hakaretleri de bize kötülüğü emreden nefsimize verip sabretmeliyiz. 
Çünkü nefsin kusurlarını söylemek onu ıslah eder. 
Sabır ruhun bir melekesidir, güzel bir huydur. 
Tahammülü zor ve nefse ağır gelen şeylere katlanmak ancak sabır ile olur. 
Bir hakkı savunmak ve korumak için gösterilen kararlılık ve sabırla olasıdır. 
Öte yandan bağırmak ve sözel istismar içeren her tür davranış psikolojik şiddete girer ve fiziksel şiddetten daha da çok zarar verebilir. 
İsim takmak, aşağılamak, suçlamak, korkutmak, tehdit etmek, taciz etmek, dışlamak, evden kovmak, kişilerle ilişkisini sınırlamak, eve hapsetmek, giyinmesine gezmesine telefonlarına karışmak, hizmet ettirmek, başkaları ile kıyaslamak, aşırı kıskanmak, ihmal etmek, yok saymak, çirkin olduğunu ya da sevmediğini söylemek… 
Bunların hepsi psikolojik şiddettir...
Şiddet, insandaki iki temel duygudan birinin kapsamına girer ki, bu duygulardan bir tanesi cinsellik, diğeri saldırganlıktır. 
Şiddet, duygularını daha çok sözlü olarak ifade etme becerisi olmayan, aklıyla sonuç alamayan insanların uyguladığı bir yöntemdir. Akıl silahını kullanan bir insanın şiddete yönelmesine gerek yoktur.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.