Hava Durumu

Tarımsal üretimimiz artıyor mu, azalıyor mu?

Yazının Giriş Tarihi: 08.09.2026 18:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.09.2026 18:31

Türk tarımındaki tartışmalar çoğunlukla kuraklık, gübre, verim ve ürün fiyatları etrafında yürütülürken, toprağı işleyen insan sayısının da azalması bizim Muhalefetin dilinde bir başka amaçla kullanılmakta...

Dahası çiftçi sayısındaki azalma ‘Türk tarımının yok olması’ gibi bir sonuca götürmekte bizim Muhalefeti...

Yani Muhalefet çiftçi sayısının azalması gerçeğini bir siyasi getiri için kullanmakta, seslendirmekte...

Peki gerçek ne, evet çiftçi sayısının azalması bir gerçek ancak şimdiki sayının biraz daha düşmesi bile tarımın geleceği açısından bir risk oluşturacak değildir...

Çünkü, tarım teknolojilerindeki ilerleme, otomasyon, yeni tohum ıslahları, sulama olanaklarının artması çiftçi sayısının azalması toplamdaki üretim miktarının artmasına engel değildir...

* * *

Türkiye'de kırsal nüfusun toplam nüfus içindeki ağırlığı azalıyor, bu doğru...

Ama bu sorun değil, asıl sorun çiftçilerin yaşlanması, gençlerin bu alanda çalışmak istememesi.

Bunun kuşkusuz birçok nedenini saymak olası...

Gençler büyük kentlerde yaşamak için oralarda çalışma yolları aramaktadır.

Tarımda devlet desteğinin zamanında ve yeterli oranda verilememesi de bir başka neden olabilir...

Bakanlık verilerine göre Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıtlı çiftçi sayısı az görünse de aslında Türkiye’de çalışan nüfusun yüzde 14’ü halen tarım sektöründe çalışmaktadır.

Bu oran halen Avrupa Birliğini oluşturan ülkeler ortalamasının çok üzerindedir...

* * *

Türk tarımındaki asıl sorun olan tarımda çalışanların yaşlanmasının önlenmesi konusudur.

Gençleri tarıma özendirecek önlemlerin alınmasıdır.

Bugün kırsal kesimde yaş ortalaması 58-60 yaş sınırına dayanmıştır. Gençler düşük kârlılık nedeniyle tarımı tercih etmemektedir...

Artan gübre, mazot ve ilaç gibi girdi maliyetlerinin üreticiyi zorlamasının gençlere kötü örnek oluşturduğu söylenebilir...

Tarım sektörü hava koşullarına bağlı olduğundan riskli bir sektördür.

Ama her şeye karşın kırsal nüfus küçülse de tarımsal üretimdeki artışlar sürmekte, Türkiye bu alanda da büyümektedir.

Ama burada asıl konu çiftçiliğin yeni kuşağa devredilmesini sağlayacak önlemlerin alınmasıdır.

Bugün gençler ailelerine hasat döneminde yardım edebiliyor, hafta sonları tarlaya gidebiliyor yahut başka bir işte çalışırken tarımdan ek gelir sağlayabiliyor ama tarımda kalıcı olarak bu mesleği seçmek istemiyor.

Türkiye'de tapu ve tarımsal üretim araçlarının aile içindeki daha yaşlı kuşakların üzerinde bulunması oldukça yaygındır...

Bu nedenle tarlayı fiilen genç aile üyeleri işlese bile ÇKS kaydında baba veya anne görünebiliyor...

* * *

Türkiye ekonomisinde tarım, gayri safi millî hasılanın (GSYH) yaklaşık yüzde 6 ila 7'sini oluşturan, milyonlarca kişiye iş olanağı sunan ve gıda güvenliğini sağlayan stratejik bir sektördür...

Tarım sektörünün ekonomideki payı geçmiş yıllara göre düşse de (ki bu sanayinin gelişmesinin bir sonucudur) ülke için yaşamsal değerini korumaktadır...

Türkiye, tarımsal üretim değeri bakımından dünyada ilk sıralarda yer almaktadır.

Uygun iklim koşulları ve coğrafi konum sayesinde çok geniş bir ürün yelpazesinde üretim yapılır.

Tarım ve gıda ürünleri dış satımı ülke ekonomisine döviz girdisi sağlar.

Dışarı sattığımız tarım ürünü miktarı aldığımızın çok üzerindedir...

Türkiye'nin tarım, gıda ve içecek dış satımı 2025 yılında 27,79 milyar dolar, dış alımı ise 22,88 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.