Ülkemizde ve dünyada geçtiğimiz aylarda yoğun orman yangınları yaşandı.

Hava sıcaklıklarının yüksekliği, rüzgâr ve ağaç cinsleri açısından kimi yangınların kontrol altına alınması ve söndürülmesi uzun sürelere yayıldı.

Uzmanların açıklamalarına göre orman yangınlarının yüzde 90’nının insan kaynaklı olduğuna yönelik araştırma sonuçları açıklandı.

Ülkemizde orman yangınları çoğunlukla Ege ve Akdeniz Bölgelerinde çıktı.

Bu nedenle de kamuoyu tarafından ‘yangınlar neden hep deniz manzaralı yerlerde çıkıyor?’ sorusu yöneltilerek yanan orman alanlarının yerleşim alanı ya da otel yapımı için yakıldığı ima edildi.

Oysa Ege ve Akdeniz bölgelerimizde orman yangınlarının daha fazla olmasının temel nedeni iklimdi.

Çünkü bu bölgelerimizde ‘yazları kurak ve sıcak’ bir Akdeniz iklimi egemendir.

Binlerce yıldır egemen olan bu iklime uyum sağlamış maki ve kızılçam ormanları da Ege ve Akdeniz Bölgelerinde geniş alanlar kaplamaktadır.

İnsanların dikkatsizliği ve duyarsızlığı buna eklenince bu bölgelerde yoğun orman yangınları ortaya çıktı.

* * *

Orman yangınlarının neden kısa sürede söndürülemediği konusu da bu süreçte tartışılsa da ülkemizdeki yangınların diğer başka gelişmiş ülkelere oranla daha kısa sürede söndürüldüğü ve yeterli personel ile araç-gerecin olduğu anlaşıldı.

Ne yazık ki orman yangınlarıyla mücadele konusu da bir siyasi getiri aracı oldu.

Kızılçam ülkemizde Akdeniz ve İç Ege’de biraz daha fazla yaygındır.

 

Kızılçam ve makiliklerin içerdikleri reçine ve çeşitli uçucu yağlar, söz konusu bitki örtülerini yangına karşı son derece duyarlı hale getirmektedir.

Mart ayından itibaren orman yangını riski ortaya çıkmaya başlar ama Temmuz ve Ağustos ayları orman yangınları için riskin en fazla olduğu aylardır.

Bu aylarda ormandaki en ufak kıvılcım çok büyük yangınlara dönüşebilmektedir.

Bu kıvılcım bazen yıldırım, rüzgârla dalların birbirine sürtmesi gibi doğal nedenlerle çıkarken bazen hatta çoğunlukla insanların etkisiyle çıkabilmektedir.

* * *

İnsanlar kasıtlı ya da ihmal / kaza gibi nedenlerle yangınlara yol açabilmektedir.

Uzun süreli yangın istatistiklerine göre tüm yangınların yüzde 10’u kasıtlı nedenlerle çıkarıldığı bilinmektedir.

İhmal ve kaza sonucu çıkan orman yangınlarının en büyük nedenleri ise anız yahut bahçe artıklarını yakma ile ormanda mangal yakma sonucunda ateşin kontrol edilemeyip ormana sıçraması ile çıktığı söylenmektedir.

Tatil yörelerinde atılan havai fişeklerin ve dilek fenerlerinin yangınlara yol açtığı kayıtlara geçmiştir.

Yine araçlardan atılan söndürülmemiş izmaritler, egzozdan çıkan bir kıvılcım, ya da ormana bırakılan bir şişe de yangına neden olabilmektedir.

* * *

Havai fişekler estetik ve eğlence amaçlı kullanılan düşük patlayıcı güçlü aygıtlardır.

Petrol, gaz, doğalgaz, trafo dağıtım şebekesi bulunan yerlerde, kolayca tutuşabilecek ağaçlık alan ve çevresine yakın yerlerde, kamuya ait açık alanlar yol ve oturma alanları, atış alanı kapsamı dışında olup bu alanlarda havai fişek atışı yapmak yasaktır.

Bu alanların dışında ise izne tabidir...

Buna karşın orada-burada, orman kıyısında, kent ortasında izin almadan yahut kurallara uymadan maytap ve havai fişek atıldığına hala ve sıkça tanık olunmaktadır.

Yönetici ve güvenlik güçlerinin daha duyarlı olması gerektiği açıktır...