Dövizdeki artışın nedenleri ve raflardaki aşırı fiyat artışlarının gerekçeleri üzerinde düşünürken kuşkusuz geçtiğimiz yılın ve sona ermekte olan bu yılın tarımsal üretim miktarlarına bakmak gerekiyor.

TÜİK verilerine göre 2020 yılında ülkemizin bakliyat üretimi 1,3 milyon seviyesinde olduğu belirtilirken, Uluslararası Hububat Konseyi Ocak 2021 tarihli son raporunda dünya hububat üretiminde rekor seviyede üretim olduğunu açıkladı.

Türkiye dünya kırmızı mercimek dış satımında 3’üncü, nohut dış satımında ise 6’ıncı sırada yer aldı.

Buna karşın kimi kesimler nohut dış alımını gerekçe göstererek Türkiye’nin bu durumunu ‘üretim azaldı’ şeklinde gösterdiler.

Oysa Türkiye son yıllarda üretimin artması sayesinde nohutta net dış satımcı konumundadır.

2020’de 130 bin ton nohut dış satımı gerçekleşmiştir.

Üretim 660 bin tondur...

Dışarıdan alınan nohut miktarı ise salt 19 bin tondur...

Şimdi Türkiye dışarıdan nohut alan bir ülke durumuna mı getirilmiş oluyor?

Türkiye nohutta kendi kendine yeterlilikteki oranı yüzde 114’tür.

2021 verileri açıklanmadı ama 2021’in 2020’den çok farklı olacağı düşünülmemektedir.

Bütün dünyanın salgına karşı verdiği bir savaşın içindeyiz.

Nüfusun çoğunluğunun aşılanması bir nebze riski azaltsa da durumun tamamen normale dönmesinin biraz daha zaman alacağı görülmektedir.

* * *

2020 yılında tarımımız, yüzde 5,3 büyüme ile ekonomimize katkı sağladı.

16 buçuk milyar dolarlık dış alımımıza karşın 21 buçuk milyar dolarlık dış satım gerçekleşti.

Yani tarım, ekonomimize artı değer sağladı...

2020 yılında, salgın döneminde birçok ülke kendi kendine yetemezken, Türkiye tarımda üretim ve dış satım rekorları kırdı.

Tahıl üretiminin bu yıl bir önceki yıla göre bir miktar azalacağı öngörülmekte olsa da kuru fasulye, kırmızı mercimek, soya üretimi, ayçiçeği, tütün üretimlerinde artışlar yaşanacağı görülmekte.

Evet, iklim koşulları ve diğer nedenlerle tahıl üretimi 2021 yılında bir önceki yıla göre yüzde 5,5 oranında azalacağı öngörülüyor.

Aynı şekilde sebze üretiminin de bir önceki yıla göre azalacağı görülüyor.

Ancak bu yüksek bir rakam değil...

Sebze ürünleri üretim miktarının 2021 yılında bir önceki yıla göre salt binde 3 azalarak yaklaşık 31,1 milyon ton olacağı öngörülüyor. Sebzeler grubunun önemli ürünlerinden salçalık biberde yüzde 8,4, sivri biberde yüzde 7,3, sakız kabakta yüzde7,3 oranında artış olurken, domateste yüzde 1,5, karpuzda yüzde 2,6, hıyarda yüzde 1,9 oranında azalış olacağı öngörülmekte.

Yine meyve üretiminin 2021 yılında genel olarak bir önceki yıla göre artacağı öngörülüyor.

Kimi kalemlerde çok az düşüşler yaşanacak...

* * *

Peki, hal böyleyken, döviz neden artıyor, ürün fiyatları neden yükseliyor?

Tarımsal ürünlerdeki fiyat artışlarının önemli nedenini girdi maliyetlerindeki artışlara bağlamak olası ama bu biraz kolaycılık olmuyor mu?

Girdilerdeki artışın toplam üretim maliyeti içindeki payı söz gelimi yüzde 25 iken, ürün fiyatları neden yüzde yüze yakın artıyor?

Salgın süreciyle birlikte ürün dış alımı yaptığımız ülkelerin bazıları, pandemi gerekçesiyle stoklarını korumak için dış satım kısıtlamalarına gittiğini de görmek gerek.

 

Kimi dış satımcı ülkeler de ciddi fiyat artışları yapıyor.

Daha önce "ucuz" olduğu gerekçesiyle dış alıma öncelik veren ülkemiz, birçok üründe gümrükleri sıfırladığı halde şu anda kendi çiftçisinden aldığından daha pahalıya ürün almak zorunda kalıyor.

Gıda endüstrimizde birçok firma dışarıdan alıp, işleyip, paketleyip yine dışarı satıyor.

Dış alımın pahalılaşması gıda ürünlerinde yükselişe neden oluyor.